Haber Detayı
02 Aralık 2020 - Çarşamba 18:34
 
Doğaya atılan ağır metaller ölüm saçıyor
Doğaya gelişi güzel atılarak toprak, su ve bitkilere karışan arsenik, bakır, bor, demir, çinko, kurşun gibi ağır metallerin; baş ağrısından kansere, nefes darlığından böbrek, beyin ve sinir sistemlerinde tahribata kadar birçok soruna yol açtığı belirtiliyor.
SAĞLIK Haberi
Doğaya atılan ağır metaller ölüm saçıyor

Haber: Ömer ŞANLI

Bingöl Kent Haber Özel -

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümünden Araştırma Görevlisi Caner Yerli, Araştırma Görevlisi Talip Çakmakcı, Prof. Dr. Şefik Tüfenkçi ve Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümünden Prof. Dr. Üstün Şahin’in ‘Ağır Metallerin Toprak, Bitki, Su ve İnsan Sağlığına Etkileri’ başlıklı çalışması Bingöl Üniversitesi bünyesinde bulunan ‘Türk Doğa ve Fen Dergisi’nde yayımlandı.

Günümüzde artan sanayileşme ve kentleşme ile beraber çeşitli çevre kirliliklerinin arttığı ve birçok çevresel problemin ortaya çıktığı belirtilen araştırmada, “Bu problemlerin başında gelen ağır metaller, hava, toprak ve su kaynaklarında kirliliklere neden olmaktadırlar. Bitki fizyolojisini olumsuz etkileyerek, bitkisel üretimin azalmasına neden olan ağır metaller, besin zinciri yoluyla canlı sağlığını da tehdit altına alırlar” denildi.

AĞIR METALLERİN TOPRAKLARA ETKİSİ

Toprakta en fazla bulunan ağır metallerin arsenik, civa, çinko, kadmiyum, krom, kurşun ve nikel olduğu belirtilen çalışmada,

“Toprağa farklı yollar ile ulaşan ağır metaller, her zaman toprakta birikip, toprakta ağır metal kirliliğine neden olmamaktadır. Toprağın sahip olduğu tamponlama kapasitesi ve toprakta bulunan organik madde, kil, demir ve alüminyum oksitler sayesinde toprakta ağır metal birikimi indirgenebilir. Ayrıca toprak tekstürü, organik karbon, toprağın su içeriği, toprak sıcaklığı, fosfor, kil çeşidi, karbonat ve bikarbonatlar gibi birçok etmen de toprakta ağır metallerin hareketine etki edebilmektedir. Yüksek katyon değiştirme kapasitesine sahip killi topraklar, ağır metalleri yüksek miktarda adsorbe etme özelliğine sahiptirler. Organik maddece zengin topraklarda, yüksek katyon değişim kapasitesinden dolayı daha yüksek miktarlarda ağır metal birikimi ve bitki toksisitesi görülmektedir. Ağır metallerin, kil ve organik maddeye güçlü bağlanma özelliğinden dolayı toprakta ağır metal birikimi genellikle toprağın üst katmanlarında daha yoğun olmaktadır” denildi.

AĞIR METALLERİN BİTKİLERE ETKİSİ

Bitkilerde ağır metal birikiminin, bitkinin su alması aşamasında, toprak ve su kaynaklarında bulunan ağır metallerin bitki bünyesine geçişiyle gerçekleştiği ifade edilen çalışmada, şu ifadelere yer verildi: “Ayrıca, atmosferde bulunan ağır metallerin toz partikülleri vasıtasıyla bitki bünyesine geçişiyle de bitkilerde ağır metal birikimi söz konusu olabilmektedir. Bitki bünyesine geçen ağır metaller, bitkinin fizyolojik aktivitelerini engellemekte ve/veya değiştirmekte, ilerleyen aşamalarda bitkinin ölümüne neden olabilmektedir. Dolayısıyla ağır metallerin, bitkilerde birikimi, bitkisel verim ve kaliteyi azaltan önemli bir unsurdur.”

AĞIR METALLERİN İNSAN SAĞLIĞINA ETKİLERİ

Çalışmada, ağır metallerin, insan vücuduna besin zinciri yoluyla, solunumla veya deriyle temas halinde geçebildiği belirtildi.

Ağır metallerin bir kısmının insan vücudunda metabolik faaliyetler için gerekli olduğu belirtilen çalışmada, “ağır metaller, yüksek konsantrasyonlarda sağlık için olumsuz etkiler ortaya çıkararak, ölümlere neden olabilmektedirler. Bunun nedeni, ağır metallerin, lipit metabolizmasına veya protein yapılarına bağlanarak vücutta birikmelerinden kaynaklanmaktadır” denildi.

Ağır metallerin insan sağlığını etkileri ile ilgili şu bilgilere yer verildi:

ARSENİK: Karaciğerin büyümesine, kansızlığa, deride kahverengi lekelere ve birçok cilt hastalıklarına neden olabilmektedir. Yüksek miktarda arseniğin kemik ve solunum sistemi kanserine neden olduğu belirtilmiştir.

BAKIR: Saç, deri, kemik ve bazı iç organlar için temel yapı taşı olmasına rağmen yüksek miktarı büyüme ve gelişmenin yavaşlamasına, saçların ağarmasına, vücut ısısının düşmesine ve beyin hasarlarına neden olmaktadır.

BOR: Karaciğer, böbrek, kas gibi yapılardan daha çok kemik dokusunda tutulmaktadır. Borun zehir etkisi ile bulantı, baş ağrısı, ishal, kaslarda kasılmalar, cilt lezyonları, sindirim mekanizmasında ve salgı bezlerinde düzensizlikler ortaya çıkmaktadır.

CİVA: Civanın yüksek miktarının, böbrek hasarlarına, sinir sisteminde tahribatlara, hamilelikte düşüğe ve bebekte anormalliklere neden olduğu bilinmektedir. Kronik civa zehirlenmesi, diş eti iltihaplarına, titremeye ve psikolojik bozukluklara neden olmaktadır.

ÇİNKO: Ülsere, akciğerlerde ödeme, mukoz zarlarda ve solunum yollarında tahrişlere neden olmaktadır. Ayrıca çinkonun etkisini belirlemek için deney hayvanları üzerinde yapılan bir çalışmada, çinkonun kanserojenik etkisi olduğu tespit edilmiştir.

DEMİR: Vücutta bazı metabolik faaliyetlerin gerçekleşmesi aşamasında kullanılır. Eksikliği halinde nefes daralması, halsizlik, yorgunluk ve kansızlık görülmektedir. Demirin yüksek miktarı karaciğer yetersizliği, baş dönmesi ve mide rahatsızları gibi problemlere neden olmaktadır.

KADMİYUM: Kemik erimesi ve diş hastalıklarının başlıca kaynağıdır. Yapılan çalışmalar ile kronik kadmiyum zehirlenmesinin akciğer ve prostat kanserine neden olduğu belirtilmiştir.

KOBALT: Akciğerlerde çözünerek kana ve idrara karışmaktadır. Solunum yolu ile vücuda alınan kobalt, akciğer kanserine neden olduğu gibi DNA yapısında olumsuz etkiler ortaya çıkarmaktadır.

KROM: Günlük doz sınırları içerisinde alındığında sağlık için bir problem oluşturmamaktır. Fakat yüksek miktarda kromun solunmasıyla, üst solunum yolu rahatsızlıkları, astım ve burun içinde tahribata bağlı olarak kanamalar görülmektedir.

KURŞUN: Antik çağlardan beri ilk metal özelliği taşımakla beraber insan metabolizmasına yüksek derecede zarar veren önemli bir ağır metaldir. İnsan vücudunda eşik değeri aşan kurşun, kana karıştıktan sonra kemik ve diğer organlara yayılarak böbrek, beyin ve sinir sistemlerinde tahribatlara neden olmaktadır.

MANGAN: Manganın yüksek konsantrasyonları, Alzheimer hastalığına yol açabilmektedir. Ayrıca manganın, mitokondriyal bozulmada ve merkezi sinir sistemi hücrelerinin ölümünde önemli bir rol oynadığı belirtilmiştir.

NİKEL: Nikelin eşik değer üstünde alınımı sonucunda, ishal, kusma, nefes daralması, karaciğer ve böbreklerde hasarlar oluşabileceği gibi kronik nikel zehirlenmesine bağlı olarak alerjik reaksiyonlarda ortaya çıkabilmektedir.

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Doğaya, atılan, ağır, metaller, ölüm, saçıyor,
Yorumlar
Haber Yazılımı