Haber Detayı
02 Mayıs 2020 - Cumartesi 02:08
 
En riskli il Bingöl
Türkiye’nin, deprem açısından en riskli dördüncü ülke olduğunu belirten Boğatekin, Bingöl’ün de Türkiye’deki 81 ile içerisinde afetsellik yönünden ilk sırada yer aldığını, bu nedenle Bingöl ovasına yapılaşma izni verilmemesi gerektiğini söyledi.
GÜNDEM Haberi
En riskli il Bingöl

İl Afet ve Acil Durum Müdürü M. Emin Boğatekin, 1 Mayıs 2003 depreminin 17. yıl dönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, Bingöl’ün deprem açısından Türkiye’deki en riskli il olduğunu söyledi.

Cumhuriyet tarihinden itibaren Bingöl’de can kaybına neden olan 5 büyük depremin meydana geldiğini belirten Boğatekin, 1934’te 12 kişi, 1949’da 450 kişi, 1950’de 20 kişi, 1971’de 878 kişi ve son olarak 2003 yılında 6.4 büyüklüğündeki depremde 176 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.

TÜRKİYE’DE 79 ÖLÜMCÜL DEPREM MEYDANA GELDİ

Türkiye ve Bingöl’ün afetselliği hakkında bilgi veren Boğatekin, “1900’den günümüze kadar dünyada meydana gelen depremler yönünden ülkemiz, 79 ölümcül depremle dünyada 4’üncü ülke konumunda. Türkiye’de 1900 yılından itibaren 79 ölümcül deprem meydana gelmiş ve bunlardan 5 tanesi bizzat ilimizde yaşanılmıştır. İlimizde gerçekleşen ölümcül depremleri, ülkemizde meydana gelmiş diğer ölümcül depremlere oranladığımızda Bingöl deprem afetselliği yönünden ilk sıralarda yer alıyor. Biz her zaman şunu söylüyoruz; “Deprem Öldürmez, Bina Öldürür”. Aynı zamanda Karlıova ilçemiz DAF ve KAF ana fay hatlarının kesiştiği bir bölgede olması nedeniyle birinci dereceden bir deprem bölgesinde yaşıyoruz” dedi.
“GEÇMİŞTE YAŞANILMIŞ BİR AFET BİRGÜN MUTLAKA TEKRARLANACAKTIR!”

İl AFAD Müdürlüğü olarak, “Geçmişte yaşanılmış bir afet bir gün mutlaka tekrarlanacaktır!” bilinciyle çalıştıklarını ifade eden Boğatekin, şunları söyledi: “Bugüne kadar 10 binlerce vatandaşımıza afet ve acil durumlar ile ilgili eğitimler verdik, kimi zaman bir okulda kimi zaman bir STK’da kimi zaman bir kamu kurumunda, kimi zaman bir camide hiç bıkmadan, usanmadan “Temel Afet Bilinci Eğitimlerimizi” vermeye devam ediyoruz. Ama şunu da çok iyi biliyoruz ki binalarımız depreme karşı dayanıklı yapılmazsa bizim vereceğimiz eğitimlerin de pek bir anlamı kalmıyor. Her şeyden önce binalarımızın kanunlara, yönetmeliklere, yapı kurallarına, zemin özelliklerine uygun bir şekilde yapılması gerekir.

-BİNGÖL OVASINA YAPILAŞMA İZNİ VERİLMEMELİ-

İlimiz bir deprem bölgesidir, deprem bölgelerine yapılan binalar ile depremlerin pek olmadığı yerlerde yapılan binaların özellikleri aynı olamaz, bu netice itibari ile bir alüvyal arazi olan Bingöl ovasına yapılaşma izninin verilmemesi gerektiğini her yıl fırsat buldukça ısrarla gündeme getiriyoruz. Deprem bölgelerinde yapılaşma izninin olması gereken yerler daha çok sert kayalıkların bulunduğu bölgeler olmalıdır, çünkü bu tür yerler jeoloji bilimine göre deprem sarsıntısına karşı daha dayanıklıdır. Bir diğer önlem de ilimizde çok yüksek katlı binaların yapımını da doğru bulmuyoruz, binalarımızı dikey ve bitişik nizamda yapacağımıza daha çevreci olan diğer bir yapılaşma şekline yönelerek binalarımızı az katlı, yatay ve ayrık nizamda yapmamız çevreden ve doğadan hem lezzet almamızı sağlar hem de depremlere karşı daha korunaklı yapılara sahip olmamıza vesile olur.

-HER MAHALLE VE KÖYDE 20 KİŞİYE AFET EĞİTİMİ VERİLECEK-

İl AFAD Müdürlüğü olarak Afetlere karşı dirençli ve yaşanılabilir bir kent oluşturma çabası ve gayreti içerisindeyiz. Aynı zamanda afet öncesi, sırası ve sonrasında uygulanması gereken kuralları da okullarımızda, kamu kurumlarımızda, üniversitemizde, şehrin muhtelif yerlerinde sivil vatandaşlarımız için eğitim çalışmalarına da aralıksız devam etmekteyiz.
2009 yılında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının kurulması ve 81 ilde teşkilatlanması ile profesyonel anlamda Arama Kurtarma Personel sayısı arttırılmış ve çağdaş arama kurtarma materyallerinin, iletişim ağının il müdürlüklerine tahsis ettirilmesi ile olası afet anlarına karşı personellerin tam teçhizatlı olması sağlanmıştır. Yine 2013 yılında ilan edilen Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) ile kamu kurumları ve özel bazı kuruluşlar arasında protokoller imzalanmış olup afet sırası ve sonrası için birlikte çalışma kararları alınmıştır. Bugün bir afet olduğunda hangi kamu kurumu ne yapacağını nasıl organize olacağını bilmektedir. Yani biz olası bir afet durumunda sadece AFAD İl Müdürlüklerimiz ile değil birçok kamu ve özel kurum/kuruluş ile birlikte müdahale ve iyileştirme çalışmalarını yürütmekteyiz. Ayrıca AFAD Başkanlığımız tarafından AFAD Gönüllülüğü projesi kabul edilerek özellikle de üniversite öğrencilerimiz ile sivil toplum kuruluşlarımızı ve gerçek kişileri afetler ile mücadele yönteminde resmi gönüllümüz yaparak arama kurtarma eğitimleri ile kendilerini geliştiriyoruz. Bu sayede sadece kamu kurumlarımız ile değil bizzat eğitilmiş halkımızı da yanımıza alarak afetlere müdahale ve iyileşitirme çalışmalarımızı sürdürmeyi planlamaktayız. Bingöl’de bu kapsamda ayrıca Mahalle ve köy Afet Gönüllüleri ekiplerimizi de kurmayı planlamaktayız her mahalle ve köyden en az 20 kişiyi belirleyip afet ve acil durum eğitimlerini vereceğiz. Bu konuda mahalle-köy muhtarları, cami imamları, okul yöneticileri ve özellikle de mahalle sakinlerini gönüllülük projemize destek vermeye davet ediyoruz.
Artık afetlerde “kriz yönetiminden çok risk yönetimine odaklanmaya gayret ediyoruz” diyebiliriz.
İlimizde çeşitli tarihlerde meydana gelen depremlerden dolayı çok ciddi can kayıpları yaşanmıştır, gerekli tedbirleri aldığımızda ve afet bilinci kültürümüzü geliştirdiğimizde can ve mal kayıplarını asgari düzeye indirmiş olacağız. Bu vesile ile depremlerde hayatını kaybetmiş tüm vatandaşlarımıza Allahtan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum.
Unutulmamalıdır ki; “afet unutulduğu an gelir. Deprem öldürmez bilinçsizlik öldürür.”

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: En, riskli, il, Bingöl,
Yorumlar
Haber Yazılımı