TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban, 242 yıl önce meydana gelen Erzincan merkezli depremin Yedisu ve Karlıova hattı üzerinde bıraktığı etkiler ve alınması gereken önlemler ile ilgili açıklama yaptı.
Doğu Anadolu coğrafyasının en aktif ve karmaşık tektonik rejimlerinden birine ev sahipliği yapan Bingöl’ün, Kuzey Anadolu Fay Hattı ile Doğu Anadolu Fay Hattı’nın kesişim noktasına yakın konumuyla sismik açıdan kritik bir bölgede yer aldığını belirten Alban, “Bundan 242 yıl önce, 23 Temmuz 1784 tarihinde meydana gelen 7,6 büyüklüğündeki tarihsel deprem, Erzincan merkezli olmasına karşın yüzey kırığı ve gerilme aktarımı açısından Bingöl’ün özellikle Yedisu ve Karlıova hattı üzerinde doğrudan etkiler bırakmış ve bölgenin tarihsel sismisitesinde önemli bir kırılma noktası olmuştur” dedi.
1784 DEPREMİNİN BİNGÖL VE ÇEVRESİ İÇİN TEKNİK ANLAMI
Yedisu Segmenti ve enerji birikimi üzerine değerlendirmelerde bulunan Alban, açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “1784 depreminde Kuzen Anadolu Fay Hattı’nın doğu segmenti üzerinde oluşan kırılma hattı, günümüzde bilim insanları tarafından en yakın takibe alınan ve uzun süredir kırılmayan Yedisu Sismik Boşluğu ile doğrudan bağlantılıdır. Bu durum, bölgedeki gerilme birikiminin boyutunu net biçimde ortaya koymaktadır.
KARLIOVA ÜÇLÜ EKLEMİ VE KARMAŞIK REJİM: Bölgede hem doğrultu atımlı fay dinamikleri hem de karmaşık blok hareketleri etkindir. 1784 sarsıntısı gibi büyük ölçekli olaylar, bölgedeki tali fay sistemleri ve havza kenar fayları üzerinde de ikincil gerilmeleri tetikleme potansiyeline sahiptir.
YEREL ZEMİN ŞARTLARI VE HASAR RİSKLERİ: Bingöl il ve ilçe merkezlerindeki alüvyonal alanlar, dere yatakları ve tutturulmamış birimler; deprem dalgalarının genliğini artıran (zemin büyütmesi) yapıdadır. Yeraltı su seviyesi ve litolojik farklılıklar dikkate alınmadan yapılan yapılanmalar ciddi risk taşımaktadır.
Gelecekte yaşanabilecek olası sarsıntıların zararlarını en aza indirmek, ancak mühendislik bilimlerinin ve jeoloji disiplininin ilkelerinin eksiksiz uygulanmasıyla mümkündür.
PARSEL BAZLI ZEMİN ETÜTLERİ: Bingöl genelinde imara açılacak veya kentsel dönüşüme girecek alanlarda saha gözlemleri, jeofizik ölçümler ve detaylı sondaj verilerine dayalı jeolojik-jeoteknik etütler tavizsiz şekilde yürütülmelidir.
DOĞRU YAPI-ZEMİN ETKİLEŞİMİ VE İLERİ TEKNOLOJİLER: Zemin mekaniğine uygun temel tipleri seçilmeli, riskli yapılarda zemin iyileştirme yöntemleri değerlendirilmeli ve kamu/özel yapılarda deprem izolatör sistemleri gibi sismik sönümleyici teknolojilerin kullanımı teşvik edilmelidir.
AFET BİLİNCİ VE BÜTÜNCÜL PLANLAMA: Karlıova, Yedisu, Genç, Solhan, Kiğı, Adaklı ve Yayladere hattı boyunca tüm yerleşimlerin zemin-yapı stoğu envanteri güncel tutulmalıdır.
Geçmişte yaşanan tarihsel yıkımlar bizlere doğayla mücadele etmeyi değil, bilimin ve mühendisliğin rehberliğinde aksiyon almayı hatırlatmaktadır. Bu bağlamda 1784 depremi, periyodu dolmuş olan Yedisu Sismik Boşluğu için günümüz risk analizlerinin en somut ve kritik referans noktasıdır.
1784 depremi başta olmak üzere, ilimizde ve ülkemizde yaşanan tüm afetlerde kaybettiğimiz vatandaşlarımızı rahmetle anıyoruz.”
Haber Merkezi