Gündem

Bingöl Belediyesinden Açıklama: Gider Artışının Nedeni Yatırım ve Afet Kaynaklı Giderlerdir

Bingöl Belediyesi, 188 milyon TL’lik gider artışının yıl içinde ortaya çıkan zorunlu altyapı, yatırım ve afet kaynaklı giderlerden oluştuğunu açıkladı.

Abone Ol

Bingöl Belediyesi, DEM Parti Bingöl Belediyesi Meclis Grubunun ‘belediyede 188 milyon TL bütçe açığı oluştuğu yönündeki açıklamasına cevap verdi.

Açıklamada, bütçe açığının yıl içinde ortaya çıkan zorunlu altyapı, yatırım ve afet kaynaklı giderlerden oluştuğu belirtildi.

Söz konusu iddialar incelendiğinde, verilerin bağlamından koparıldığı, teknik gerçeklerin göz ardı edildiği ve bütünüyle siyasi yorumlarla kamuoyunun yönlendirilmeye çalışıldığı açıkça görülmektedir.

Belediye bütçeleri 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde tahmini olarak hazırlanır ve yıl içinde ekonomik koşullar, yatırım ihtiyaçları ve zorunlu harcamalara bağlı olarak sapmalar gösterebilir. Bu durum mali disiplin zafiyeti değil, kamu maliyesinin doğal işleyişidir.

Kamuoyuna “188 milyon TL bütçe açığı” olarak sunulan ifade ise tek başına değerlendirilerek yanlış bir algıya dönüştürülmüştür.

Bu tutar; 3 milyar TL’lik toplam bütçenin yalnızca %6’sına karşılık gelmektedir. Yıl içinde ortaya çıkan zorunlu altyapı, yatırım ve afet kaynaklı giderlerden oluşmaktadır.

Kamuoyuna “188 milyon TL bütçe açığı” şeklinde yansıtılan ifade ise teknik açıdan eksik ve yanıltıcıdır” denildi.

“ZORUNLU HARCAMALAR GİDER ARTIŞINA NEDEN OLDU”

Bingöl Belediyesinden yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi; “Nitekim 2025 yılı içerisinde; DSİ yerleşkesinin belediyemize kazandırılması amacıyla yürütülen arsa devir süreci kapsamında, Et ve Süt Kurumu yerleşkesinde bulunan yaklaşık 39.000 m²’lik alanın satın alınarak DSİ’ye tahsis edilmesi için yaklaşık 150 milyon TL, İçme suyu isale hatları, şehir şebekesi ve altyapıda meydana gelen sel, göçük ve benzeri doğal afetler nedeniyle oluşan acil arıza, yenileme ve altyapı onarımları (özellikle Nisan 2025’te Yeşilyurt Mahallesi’nde yaşanan ve konut ile ahırların zarar gördüğü afet sonrası yapılan altyapı yatırımları dahil) için yaklaşık 38 milyon TL, harcama yapılmış bu durumda gider bütçesinde artışa neden olmuştur.

Bu iki kalem toplamda 188 milyon TL’lik gider artışını oluşturmaktadır. Dolayısıyla kamuoyuna “bütçe açığı” olarak sunulan rakamın, aslında olağan dışı, yatırım ve afet kaynaklı zorunlu harcamaların toplamı olduğu açıkça görülmektedir.

Burada altı çizilmesi gereken en önemli husus şudur; söz konusu yatırımlar yalnızca bugünün gideri değil, aynı zamanda gelecek yıllarda belediyemize önemli ölçüde gelir ve değer kazandıracak stratejik adımları ve afet sonrası zorunlu müdahale yükümlülüğünün sonucudur.

Özellikle gözden kaçırılmaması gereken en önemli husus; DSİ’den satın alınan alanın, yapılacak dönüşümle birlikte yalnızca bir hizmet alanı oluşturmakla kalmayacağı, aynı zamanda uzun vadede değer artışı sağlayarak belediyemizin kurumsal varlık gücünü ve kamusal kaynak kapasitesini önemli ölçüde artıracak stratejik bir yatırım niteliği taşıdığıdır.

Bütçe değerlendirmesi yapılırken, yalnızca rakamsal farklara bakmak yerine; bu farkı doğuran nedenlerin niteliği, zorunluluğu ve zamanlaması da dikkate alınmak zorundadır. Aksi halde yapılan değerlendirmeler teknik olmaktan çıkıp siyasi bir algı üretimine dönüşmektedir.

Bu çerçevede “188 milyon TL açık oluştu” şeklindeki yaklaşım, gerçeği yansıtmadığı gibi; belediyemizin yatırım ve afet yönetimi kapsamında yürüttüğü zorunlu faaliyetleri görmezden gelen eksik ve art niyetli bir okumadır. Sonuç olarak; kamu kaynaklarının etkin, şeffaf ve zorunlu ihtiyaçlara göre kullanıldığı bir süreçten “bütçe açığı” üzerinden siyasi sonuç üretmeye çalışmak doğru bir yaklaşım değildir.

Belediye Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edilen denetim komisyonu raporu metni aşağıdadır;

“……………Sonuç olarak; Belediyenin 2025 yılı gelir ve giderleri üzerinde yapılan denetimler sonucunda, belediyenin kaynaklarının etkin ve verimli olarak kullanıldığı, yapılan iş ve işlemlerin mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Bu vesile ile başta Belediye Başkanı olmak üzere birim müdürleri ve ekibine teşekkür eder, hizmetlerin devamını dileriz. Komisyonumuz iş bu denetim raporunu oy çokluğu ile hazırlayıp imza altına almıştır.”

Raporda; belediyenin mali işlemlerinde herhangi bir olumsuzluk bulunmadığı, tüm süreçlerin yasal çerçevede yürütüldüğü ve kamu hizmetlerinin kesintisiz şekilde sürdürüldüğü açıkça ortadadır.

Buna rağmen, komisyon üyelerinden biri (DEM Parti mensubu) tarafından kaleme alınan kişisel nitelikteki muhalefet şerhinin, bugün kamuoyuna “genel bir rapormuş” gibi sunulması; teknik bir değerlendirmeden ziyade siyasi bir yorumun öne çıkarılmaya çalışıldığını göstermektedir. Bu yaklaşım, raporun kurumsal niteliğini gölgelemekte ve kamuoyunda yanlış bir algı oluşturmayı hedeflemektedir.Bu yaklaşım aynı zamanda, Belediye Meclisi’nin ve ilgili çalışma komisyonunun ortaya koyduğu emek ve ortak çalışmaya da haksızlık teşkil etmektedir.

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; söz konusu açıklamaları yapanların belediyemizin mali işleyişi, bütçe disiplini ve kamu yönetimi süreçlerine ilişkin temel teknik bilgilerden uzak olduğu açıkça görülmektedir. Yapılan değerlendirmeler, bütçe okuma ve kamu maliyesi analizi açısından gerekli teknik bütünlükten yoksun olup, parçalı ve yüzeysel yorumlara dayanmaktadır.

Bu durum, ortaya konulan iddiaların ciddi bir analizden ziyade siyasi bir refleksle hazırlandığını, hatta kendi içinde tutarsız ve yüzeysel değerlendirmelere dayandığını da açıkça göstermektedir.

Sonuç olarak; teknik veriden uzak, yalnızca siyasi söylem üzerinden şekillendirilen bu yaklaşımın ne belediyecilik pratiğinde ne de kamu mali yönetimi disiplininde karşılığı bulunmamaktadır.

Ayrıca oluşturulmak istenen algının aksine; bütçede oluşan farkın borçlanma yoluyla kapatıldığı yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Belediyemizin mali dengesi; gelir artışı, tahsilat süreçleri ve harcama disiplini ile yönetilmektedir.

Kamu maliyesinde “tahakkuk” ile “tahsilat” farklı kavramlar olup, bir mali yıl içerisinde tahakkuk eden gelirlerin bir kısmının bir sonraki yıl tahsil edilmesi olağan bir süreçtir. Bunun “gelir zafiyeti” gibi sunulması teknik gerçeklikle bağdaşmamaktadır.

Doğrudan temin ve harcama kalemlerine yönelik iddialar da somut veriden uzak, genelleyici ve kurumu yıpratmaya dönük değerlendirmelerdir. Belediyemizin tüm işlemleri yürürlükteki mevzuat çerçevesinde, denetime açık ve şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmektedir.

Sonuç olarak; kamuoyuna sunulan bu iddiaların hiçbirinin gerçek durumu yansıtmadığı, rakamlar üzerinden bilinçli bir şekilde algı oluşturulmaya çalışıldığı ve konunun siyasi malzeme haline getirildiği açıktır. Bu söylem ve açıklamalar gerçeklikten uzak olup, kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir.

Açıkça ifade etmek gerekir ki; bu tür çarpıtılmış değerlendirmelerle oluşturulmaya çalışılan siyasi zemin ve kirli algı dili, kamuoyunda karşılık bulmayacak; gerçekler karşısında etkisiz kalacaktır.

Bingöl Belediyesi olarak; mali disiplinimizi koruyarak, kaynaklarımızı şeffaf şekilde yöneterek, tüm imkânlarımızı Bingöl halkının hizmetine sunmaya kararlılıkla devam ettiğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.”

(Haber Merkezi)