Gündem

Bingöl Milletvekili Hülakü Mecliste Konuştu: HES Projesi Tarım ve Hayvancılığı Yok Edecek

Milletvekili Hülakü, Göynük Çayında HES kurulmasının bölgede tarım ve hayvancılığı tamamıyla yok edeceğini, su kaynaklarına zarar vereceğini, ekolojik dengeyi bozacağını, canlı ekosistemin tahrip olmasına neden olacağını belirtti.

Abone Ol

DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, Göynük Çayı üzerinde yapılması planlanan HES ile ilgili meclis genel kurulunda konuşma yaptı.

Bingöl’ün suyunun, toprağının, doğanın katledilmesine izin vermeyeceklerini ve sonuna kadar mücadele edeceklerini belirten Hülakü, “Bingöl'ün dört bir yanında HES'ler, GES'ler, JES'ler bütün şirketlere rant olarak peşkeş çekilmiştir. Bakın, Bingöl'de, Solhan'da, Genç'te, Karlıova'da, Yedisu'da, neredeyse bütün ilçelerimizde bütün doğa talan edilmek için GES'lere, HES'lere verilmiştir. Murat Nehri'ni, Peri Suyu'nu, Göynük Çayı'nı, Sarım havzasını yok etmeye yemin etmişler ama biz de buradan söylüyoruz, biz de yemin ediyoruz, sonuna kadar mücadele edeceğiz ve hiçbir şekilde doğamızı katletmenize izin vermeyeceğiz. Bingöl’de Göynük Çayı üzerinde yapılması planlanan HES Projesi de hukuksuzdur” dedi.

BİR BARAJ 3 MİLYON KİŞİNİN ELEKTRİK İHTİYACINI KARŞILIYOR

Konuşmasında, Bingöl’de yapılan barajların ürettiği elektrik miktarı ile ilgili bilgiler paylaşan Hülakü, şunları söyledi; “Göynük Çayı üzerinde yapılması planlanan santralin üreteceği elektrik miktarı yıllık yaklaşık 40 gigavat. Murat Nehri'nin ise üzerinde yapılan 2 barajın yıllık ürettiği elektrik miktarı yaklaşık 3.200 gigavat. Bu ne demek oluyor biliyor musunuz? Murat Nehri üzerinde yapılan barajların bir yılda ürettiği elektrik miktarı 3 milyon kişinin elektrik ihtiyacını karşılıyor demektir. Yani bundan sonra Göynük Çayı üzerinde yapacağınız HES'i boş yere yapmış olacaksınız. Bakın, Bingöl'ün ilçeleriyle birlikte Bingöl'ün nüfusunu söylüyorum, Bingöl'ün nüfusu 383 bin, Elâzığ'ın nüfusu 591 bin, Muş'un 399 bin, Erzurum 749 bin, Erzincan, 341 bin, Dersim 89 bin, Malatya 812 bin; bu yedi ilin toplam nüfusu 3 milyon 164 bindir. Sadece Murat Nehri üzerinde kurulan, yapılan barajlardan bu 7 ile yetecek kadar elektrik üretiliyor, yani siz burada bunun dışına niye çıkıyorsunuz gerçekten anlam veremiyorum.”

BÖLGE HALKI HES İSTEMİYOR

Bölge halkının Göynük Çayı üzerinde HES kurulmasına karşı olduğunu ifade eden Hülakü, “bölge halkı her gün eylemlerde. Ben, bölge halkıyla konuştum; çok sevdiğim, iyi bir yoldaşım güzel bir şeye değinmiş, bir yazı yazmış, size buradan onu okumak istiyorum: "Bugün, burada sadece bir HES projesine karşı çıkmak için değil, yaşamın kendisini savunmak için bir aradayız çünkü mesele sadece bir dere değil, mesele o derenin taşıdığı hayattır, o suyun sesinde büyüyen çocuklar, o kıyılarda biriken hatıralar, o toprakta kök salan gelecektir. Bir akarsuyu borulara hapsetmek sadece suyu durdurmak değildir, doğayı susturmaktır, yaşamın nefesini kesmektir. Bize "enerji" diyorlar ama biz biliyoruz ki gerçek enerji özgür akan sudadır, canlı kalan doğadadır. Kısa vadeli kazançlar uğruna yüzyılın dengesini bozmak geleceğe bırakılan en büyük yıkımdır. Bizler yaşamdan yanayız. Dereler özgür akmalı, doğa nefes almalı. İnsan, yıkanın değil koruyanın tarafında durmalıdır çünkü unutmayın, bir dereyi savunmak aslında hayatı savunmaktır." Bu Mehmet Zahar Oluk arkadaşımızın yazdığı bir yazı.

Bizler yaşamı savunduğumuz için asla ve asla bu projelere izin vermeyeceğiz. Bakın, bir yandan AKP'li belediye Bingöl Ovası'nı imara açıyor, diğer yandan Çevre ve Şehircilik Bakanı, beton sevdalısı Murat Kurum Bingöl Ovası'nın can damarlarından biri olan Göynük Çayı'nı yok etme girişiminde bulunuyor. Projenin kapsamı alanında çok büyük oranda meralar bulunmaktadır; Hacılar, Halifan, Kızılağaç gibi köylerin mera ve tarımsal alanları büyük ölçüde zarar görecek, bundan dolayı da tarımsal üretim yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. Sonuç olarak, bu proje bölgede tarım ve hayvancılığı tamamıyla yok edecek, su kaynaklarımızın azalmasına sebep olacak, ekolojik dengeyi bozacak, canlı ekosistemin tahrip olmasına neden olacak ve en önemlisi, bölge halkının tarımsal üretim gücünü elinden alarak halkın zorunlu olarak göç etmesine sebep olacaktır. O yüzden, derhâl toprağımızdan, suyumuzdan elinizi çekin!” dedi.

(Haber Merkezi)