Öncelikle aşiret ne demek tanımından sonra hangi yöre, hangi kabile veya hangi sülale kendilerine aşiret unvanını vermekteler onu analiz etmekte fayda görmekteyim. Aşiret: Aralarında kan, evlilik, ekonomi, dil ve kültür bağı bulunan ortak bir babadan atadan geldiğine inanılan çok sayıda sülale ve boydan oluşan topluluktur.
Bingöl’de adı geçen bazı aşiretlerin aşiret tanımına uygun mu değil mi ona bakmakta fayda var. Merkezde Osmanlı arşiv kayıtlarında Az aşiret olarak zikredilmekte. Çünkü yukarıdaki tanımdan anlaşılacağı üzere aynı soya mensup aileler topluluğu yani bir babadan müteşekkil en az 100 aile.
Bu tanıma uygun ilimizde, beldede, bölgede, yörede yaşayan topluluklar bir babadan türeyip çoğalmışlarsa onlara aşiret tanımı uygun hale gelir. Öte yandan dini açıdan çokluğu ile veya kendilerine aşiret deyip övünenler hakkında Tekesür Suresi anlamakta fayda mülahaza etmekteyim. Mealen birinci ayet çoğaltma yarışı sizi oyaladı sonunda mezarlıkları bile ziyaret ettiniz. Alimlerin yorumuna göre Mekke’deki müşriklerin anlamsız yarışa girişmeleri ele alınmaktadır. Diğer yandan “Sizi oyaladı ilahi hitabi gereği çoklukla övünmek nelerden alıkoydu.” sorusuna Maturidi’ye göre şu cevaplar verilebilir:
1-Yüce Allahın birliğini tasdik etmeyi engelledi.
2-Peygamberin getirdiği deliller üzerine düşünmekten alıkoydu.
Sonunda mezarlıkları bile ziyaret ettiniz ayetiyle ilgili rivayet şöyledir: Bu ayette kastedilen Sehm ve Abdi-menafoğullarıdır. Onlar birbirlerine nüfus açısından kalabalık olmak konusunda övünürlermiş. Menafoğulları daha kalabalık imiş. Sehmoğulları onlara şöyle bir teklifte bulunmuşlardır:” Bütün dirilerimizi ölülerimizi karşılaştırarak sayalım”.Sayımdan sonra Sehmoğulları daha kalabalık çıkmış.
Ayetlerde işte bu olay üzerine inmiştir. (Razi mefatihul gayb xxx76)
İlimizde son zamanlarda özellikle siyasi atmosferde var olmak çokluğu ile övünmek kendilerine aşiret gibi kavramlar ön plana çıkarmakta oysa ilimizde örneğin Az Aşiretinde aşiret reisi babadan oğula geçmez. Aşirette ağa, bey gibi unvanlar söz konusu olmaz. Lakin yaş, olgunluk durumu, becerisi, barışçıl yönü aşiret içerisinde saygılığı nazara alınarak hatırı bilinir ve onun yapıcı özelliğinden herkes faydalanır bir nevi önder konumuna geçer.
Bu meyanda toprak ağası ile aşiret reislerini birbirine karıştırmamak gerekir. Aşiret fertleri kan bağı ile birbirlerine bağlı oldukları için geçmişte dış etkilere karşı birbirlerini savunmuşlardır. Öyle görülüyor ki günümüzde aşiret kavramını ön planda tutan akrabalık bağları üzerinden sosyal yardımlaşma ekonomik dayanışma ve ortak kimliğin korunması amacında matuf olması gerekirken aşiret adı altında siyasetten güçlü görünmek var olduğunu hissettirmek hakim olma gayesi güdülmektedir. Oysa aşiretiyle övünmek yukarıda belirttiğimiz Tekesür Suresinin ilgili ayetlerine uymamakla beraber aşiretçiliği ön plana çıkarmak pek doğru bir yaklaşım olduğu kanaatını taşımamaktayım.
Aşiretler geleneksel yapıları korur siyaset, toplumsal değişimi hedefler.Aşiretlerin iyi yönleri de muhakkak vardır.Ancak herkes kendi bölgesinin veya “Aşiretim” deyip peşinden giderse korkarım ki bu durum ırkçılığa kadar gider.Gitmemeli.Aşiretlerin temek gayesi birlik ve dayanışma olmalıdır.
Ali Berdibek
Emekli Milli Eğitim Müdür Yardımcısı (Eğitim Uzmanı)