Bingöl'de son dönemde devam eden orman kesimleri kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Çevre Aktivisti -Yazar Doğan Karasu, Kiğı ilçesine bağlı Ölmez Köyü ile Yayladere'nin Korlu bölgesi ve Bingöl merkeze bağlı Gökçekanat, Yazgülü, Yolçatı ve Kuruca köylerinde incelemelerde bulunarak açıklamalarda bulundu.
Karasu, özellikle Kuruca hattında kesilen meşe ağaçlarının kömür ocaklarında işlenerek meşe kömürüne dönüştürüldüğünü ifade ederek şunları kaydetti;
KESİLENLER AĞAÇ DEĞİL, FİDAN!
"Evet, Yazgülü, Gökçekanat, Yolçatı, Kuruca köylerinin olduğu üçgendeyiz, bölgedeyiz. Arkamızda ocak var. Kesilen ormanın meşe kömürüne dönüştürüldüğü ocak var. Geçen yıl bu bölgede kesilen ormanlar bu ocakta meşe kömürüne dönüştürüldü. Bu yıl da devam etti. Daha aşağı bölgede kesim şu an yapılıyor. Orada kesilen ağaçlar getirilip burada kömüre dönüştürülüyor.
Ağaç dememize bakmayın arkadaşlar, ağaç değil, fidan. Yani 5 yıllık, 6 yıllık, neredeyse şu kolum kalınlığında bir ağacı bulmak bile mümkün değil bu kesilen ağaçlar içerisinde. Öyle gençleştirme hikâyesi değil arkadaşlar; tamamen genç orman üzerinden, aslında fidan üzerinden rant sağlama faaliyeti ve çalışması var.
Ocak da gidip oraya kurulmuş. Kanunen ormanlık alana ocak kurulamaz. Ocak ancak tapulu bir alanda kurulabilir. Tabii ocağın kurulduğu alanın tapulu olup olmadığını bilmiyoruz. Yani öyle düşünüyoruz ki onlar bu ihtimali düşünerek onu yapıyor. Meselemiz o değil tabii. Temel mesele; ormanlarımız rant adına birilerine peşkeş çekilmekte. Siyaset, bürokrasi, odun müteahhitleri ve köyden birileri bir iş birliği içerisinde, bir organizasyon oluşturarak Bingöl doğasını tahrip ediyor. Bingöl ormanlarını kesiyor, yok ediyor. Ağacı kömüre dönüştürüyor, ağacı odunlaştırıyor.
Yani bu aslında geleceğimize dönük bir tehdittir, doğamıza dönük bir tehdittir. Buradaki faunaya, buradaki floraya, bir bütün olarak da doğal çevreye ağır bir tahribattır. Ama şunu da söyleyeyim; hiçbir biçimde kontrol yok. Geçen yıl da bu bölgeye defalarca geldim. Bu yıl ikinci defadır bu bölgeye geliyorum. Ne ormandan ne herhangi bir yerden kontrol yok. Bütün coğrafyayı vermişler sanki birilerine tapusuyla beraber, 'alın tepe tepe kullanın' dercesine bir mantık ve işleyiş söz konusu.
Oysa orman mevzuatı belli. Damgalanmamış, belirlenmemiş, kesimine müsaade edilmemiş hiçbir ağacı kesemezsiniz. Onun da nitelikleri ve özellikleri var. Kendi tarlanızdaki bir tane meşe ağacını bile kesemezsiniz. Kesmeniz halinde bu suçtur. Kesebilmeniz için ilgili kuruma müracaat ediyorsunuz, ilgili kurum gelir, hangi ağaçlar kesilecek sayı belirlenir, damgalanır, çapları alınır, ölçülür. Kesimi yaptıktan sonra da rastgele taşıyıp götüremezsiniz. Nakil belgesi düzenlemeniz gerekir.
Ama görebildiğim kadarıyla burada her şey mübah, her şey serbest. Keyfi bir uygulama var ve bu keyfi uygulama bütünüyle Bingöl Orman İşletme Müdürlüğünün inisiyatifiyle oluşan, yürüyen, devam eden ve korkarım ki devam edecek bir işleyiştir. Herkes coğrafyasına, doğasına sahip çıksın. Yani bu orman sadece benim hayatımı ilgilendirmiyor ya sadece sizin hayatınızı ilgilendirmeyecek.
BU MANZARA, İKİ AYAKLI TİLKİLERİN YARATTIĞI BİR MANZARADIR!
Orman ormandır, odun odundur; kuşu, böceği, sineği, kertenkelesi, kelebeği, yılanı, kaplumbağası, ayısıyla... Bu manzara, iki ayaklı tilkilerin yarattığı bir manzaradır. Bu; bizim günümüzü katletmektir, geleceğimizi katletmektir, çocuklarımızın geleceğini ipotek altına almaktır.
Bingöl'de yaptığım ön araştırmalara göre şu an 17 ayrı yerde aynı tablo bütün hızıyla işlemekte. Bunun tek sebebi var: Bingöl Orman İşletme Müdürlüğü'nün ağacı odun olarak görmesidir.
Bizim Sayın Valimizden istirhamımızdır; Çotla'ya gittiği gibi, Şerafettin Dağlarına gittiği gibi, yer yer Bingöl coğrafyasının farklı noktalarını ziyaret ettiği gibi, şu orman ve doğa alanının katliamının yapıldığı bölgeleri de ziyaret etmesidir.
Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü'nün geçen İl Koordinasyon Kurulu toplantısında ifade ettiği bilgilerin tamamı gerçeğe aykırıdır, yalandır, çarpıtmadır. Biz ağacın ağaç olarak görülmesini; doğanın florasıyla, faunasıyla, doğal çevresiyle, yaban hayatıyla önemli bir değer olarak algılanması, bir miras olarak kabul edilmesi taraftarıyız.
Ormanı kesenin sadece ormanı kesene faydası var. Ama orman kesiminin; doğadan beslenen ya da doğada hayatını sürdüren diğer canlılar dışında biz insanlara ve insanlık alemine de ciddi olumsuz sonuçları vardır."
HABER: EYLEM ÖZEN