Gündem

Bingöl’ün İki Ürünü İçin Coğrafi İşaret Başvurusu Yapıldı

Bingöl’de şuana kadar 5 ürüne coğrafi işaret verilirken, iki ürün için daha coğrafi işaret başvurusu yapıldı. Bingöl, en az coğrafi işaretli ürünün bulunduğu üç ilden biri oldu.

Abone Ol

Bingöl Kent Haber Özel - Türk Patent ve Marka Kurumu verilerine göre, 81 ilde yapılan başvurular sonucunda şuana kadar 1810 ürüne coğrafi işaret verilirken, 882 ürün için başvuru süreci devam ediyor.

En Fazla ve En Az Coğrafi İşaretli Ürün Bulunan İller Hangileri?

Ürünü en fazla coğrafi işaret alan il, 107 coğrafi işaretli ürünüyle Gaziantep olurken, Gaziantep’i 89 ürün ile Konya, 61 ürün ile Erzurum, 60 ürün ile Hatay, 59 ürün ile Diyarbakır, 55 ürün ile Afyonkarahisar, 52 ürün ile Malatya, 50 ürün ile Şanlıurfa takip etti.

En az coğrafi işaretli ürünün bulunduğu ile ise, 4 coğrafi işaretli ürünle Muş oldu. Muş’u ü ürün ile Bingöl ve Tunceli, 6 ürün ile İstanbul, Ağrı ve Iğdır takip etti.

Burma Kadayıf ve Ğezık Kaymağı İçin Başvuru Yapıldı

En az coğrafi işaretli ürüne sahip olan Bingöl’de, şuana kadar Çobantaşı kavurması, Yedisu Horoz Kuru Fasulyesi, Sivan dut pekmezi, Bingöl balı ve Guldar domatesi için coğrafi işaret alınırken, Ğezık kaymağı ve burma kadayıf içinde başvuru yapıldı.

Burma kadayıfın Bingöl adına tescil edilmesi için Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası tarafından 12 Aralık 2025 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuruda bulunulurken, Ğezık kaymağı için ise Bingöl İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından 19 Aralık 2025 tarihinde başvuruda bulunuldu.

BİNGÖL’ÜN TESCİLLENEN ÜRÜNLERİ

Şuana kadar tescil edilen ürünler ve özellikleri şöyle:

ÇOBANTAŞI KAVURMASI

Ürünün Tanımı ve Ayırt Edici Özellikleri: “Meşe yaprağı ile beslenmiş 1-2 yaşındaki oğlak etinden kemikli olarak hazırlanan etin su, tuz ve kendi yağı dışında hiçbir katkı maddesi katılmadan pişirilmesi sonucu sıcak ve soğuk servis edilen kavurma çeşididir. 1700’lü yıllardan beri hemen hemen her evde kışlık ihtiyaç olarak da hazırlanan kavurmalar bölgedeki meşe ormanlarında beslenen oğlak etlerinden yapılmaktadır. Hiçbir katkı olmadan kendi yağı ve eti dışında tuz ve su ile işçilik mahareti katılarak yapılan kavurma 1950 lerde yol boyunda ticari faaliyete konu edilerek üretimi sıcak olarak devam etmiştir. 2007 yılında bölgede artan talebe göre konum alan üreticiler soğuk paketlenmiş üretime başlamış ve kısa sürede Türkiye pazarında önemli bir yer almıştır.”

SİVAN DUT PEKMEZİ

Ürünün Tanımı ve Ayırt Edici Özellikleri: “Sivan, Bingöl’ün Genç ilçesinin coğrafi sınırda belirtilen kısmına denilir. Bu bölge Servi olarak da adlandırılır. Bu bölgede yaklaşık 100 yıldan fazla süredir dut üretimi yapılmakta olup anıt ağaç niteliğinde yaklaşık 300 yaşında birçok ağaç da bulunur. Sivan Dut Pekmezi, coğrafi sınırda yetişen beyaz dutlardan (Morus Alba) üretilir. Haziran ve temmuz aylarında toplanan taze beyaz dutlardan elde edilen şıranın, kazanlarda kaynatılarak fazla suyun uçurulması ve belirli bir kıvama gelene kadar koyulaştırılmasıyla elde edilir.
Sivan Dut Pekmezi üretiminde kullanılan dutların yetiştiği bahçelerde, sadece çiftlik gübresi kullanılır ve herhangi bir kimyasal ilaçlama yapılmaz. Hasat aşamasında ürün, yere temas ettirilmeden çadır veya bez kumaşlar kullanılarak toplanır. Sivan Dut Pekmezi üretiminde kullanılan dutlar meşe odunu ateşiyle kaynatılır. Bunun sebebi meşe odununun ısı verme gücü yüksek ve yağ miktarının düşük olmasıdır. Bu yüzden is yapmaz.”

YEDİSU HOROZ KURU FASULYESİ

Ürünün Tanımı ve Ayırt Edici Özellikleri: “Yedisu Horoz Kuru Fasulyesi, Cumhuriyet dönemi ve sonrasında Yedisu ilçesinde üretimi yapılan oturak ya da bodur bitki gelişme şeklindeki Phaseolus vulgaris L. türü ve horoz çeşidi kuru fasulyedir. Yedisu Horoz Kuru Fasulyesi ince kabuklu, dolgun, beyaz, parlak, düz eliptik, genel olarak iç bükey böbreğimsi ve kısmen silindirik yapıda olup oldukça iridir. Ürünün 100 tane ağırlığı 52,92 g ilâ 58,50 g aralığındadır. Ürün, sülük çıkarmayan yapıdadır. Ürünün ince kabuk yapısı sayesinde kısa sürede pişer ve piştiği zaman dağılmaz. Kabuk atmaması sayesinde üründeki aroma korunur. Yedisu ilçesinde Elmalı Deresi, Çerme Deresi, Yedisu Deresi ve Kelhaş Deresi, Peri Suyu gibi su kaynakları bulunur. Yedisu ilçesinin 2000 metreyi aşan yüksek dağlarla çevrili oluşu, ilçedeki kaynak sularının varlığı ortalama 1598 rakımlı Yedisu ilçesinde mikroklima iklimi oluşturur. Bu durum ilk ve son don tarihleri arasını açar ve ürünün daha uzun sürede yetişmesini, baklalarını doldurmasını, tanelerinin daha dolgun ve parlak olmasını sağlar.
Yetişme dönemi mayıs ayının ilk yarısı ilâ ekim ayının ilk yarısıdır. Ürünün yetişme döneminin uzun olması gece ile gündüz sıcaklıkları arasındaki farkın fazla olmasından kaynaklanır.”

BİNGÖL BALI

Ürünün Tanımı ve Ayırt Edici Özellikleri: Bingöl Balı; Bingöl ilinden elde edilen polifloral çiçek balıdır. Rengi açık amberden koyu ambere kadar değişebilir. Petekli, karakovan ve süzme bal olarak üretilir. Üretimde, Apis mellifera anatoliaca, A. mellifera caucasica, A. mellifera meda ırkları ile melezleri kullanılır.
Bingöl ili dağlarla çevrilidir. İl genelinde dağlık sahalar üzerinde farklı yükseltilerde volkanik platolar, dağlık sahaları yaran ve fay hatlarına yerleşen akarsuların oluşturduğu vadiler, dağlık kütleler arasında tektonizmaya bağlı olarak oluşan ova ve havzalar, ana morfolojik üniteleri oluşturur. Kısa mesafelerde değişen yükselti ve yer şekilleri, yarılmış topoğrafya iklim elemanlarında ve bitki örtüsünde çeşitliliğe yol açar. Yaylaların ortalama yüksekliği 1500- 2000 m olduğundan, yaz dönemi serin geçer ve çiçeklenme süresi uzar. Coğrafi sınırın bu yapısı, arıcılık faaliyetleri açısından haziran ayından ekim ayına kadar kullanılabilecek konaklama sahalarının oluşmasını sağlar. Ayrıca arıcılık için korunaklı lokal sahaların mevcudiyetine imkan verir. Çiçeklenme periyodu mart ayının ilk haftasında başlayıp ağustos ayının sonuna kadar devam eder. 1900- 2500 m’lik yüksek yaylalarda ise haziran ayının ilk haftasında başlayıp ağustos ayının sonuna kadar sürer. Arıcılık faaliyetleri de çiçeklenme periyodu ile başlayıp sağım dönemi olan ağustos ayının son haftasında biter. Bingöl’de ağır sanayi işletmesinin olmaması, toprak ve su kaynaklarının temiz kalmasını sağlamıştır.
Bingöl’ün florasında yaklaşık 300 endemik bitki taksonu ile 1700 bitki bulunur. Ayrıca 200’den fazla bitki taksonu, arı bitkisi olarak kayıt altına alınmıştır. Arı floralarında yoğunlukla ön plana çıkan bitki familyaları Asteraceae (papatyagiller), Fabaceae (baklagiller) ve Hypericaceae (kantarongiller)’dir. Özellikle bu familyalara ait Hypericum sp. (kantoron), Xeranthemum sp. (kağıtçiçeği), Centaurea sp. (peygamber çiçeği), Trifolium sp. (üçgül) ve Astragalus sp. (geven) taksonlarından en az birinin bulunması, Bingöl Balının ayırt edici özelliklerindendir.

GULDAR DOMATESİ

Ürünün Tanımı ve Ayırt Edici Özellikleri: Güldar Domatesi / Guldar Domatesinin Latince tür adı Lycopersicon lycopersicum L. olup, iri, kırmızı ve düzgün olmayan dilimli, çekirdekli yapılı bir domatestir. 274 ila 326 g arasında ağırlığa sahip olduğundan iri domates olarak değerlendirilir. Meyvesini yerken rahatsız etmeyen ve dile damağa yapışmayan bir kabuk kalınlığına (inceden kalına doğru hafif şekilde kalın kabuklu) sahip olan Guldar Domatesinin diğer köy tipi domates çeşitlerine göre hem raf ömrü daha uzundur hem de nakliyeye daha dayanıklıdır. Üründe damarlanmanın az olması çekiciliğini artırır, uzunlamasına kesit görünümü basık olan domateste bir fizyolojik bozukluk olan yeşil omuzluk hiç görülmez. Bu sebeplerle Guldar Domatesi daha çok sofralık olarak tüketilir. Coğrafi sınırda 1500-1600 m yükseklikte ve yıllık yağış miktarın 700 mm üzerinde olduğu 6,3 pH’ı olan killi-tınlı toprakta yetiştirilen Guldar Domatesinin tarımının yapıldığı bölge, çalı şeklinde meşe ormanlarının yoğun olduğu bitki örtüsü ile kaplı olup, etrafının dağlarla çevrili oluşu ve topografik yapısı ile mikro klima özelliği gösterir. Yetişme döneminde gece ile gündüz sıcaklıkları arasındaki farkın yüksek olması ve özellikle hasadın son dönemlerinde sıcaklığın belli bir seviyenin altına düşmesi Guldar Domatesinde meyvelerin düzensiz şekilli olmasına, kıvrımlı ve iri yapılı olmasına neden olur. Guldar Domatesi ikiye yarıldığında içinde buzlanma, buğulanma görülür. Bu durum ise potasyum fazlalığından kaynaklanmaktadır. Coğrafi sınırdaki toprakların potasyum oranı yüksektir. Söz konusu potasyum fazlalığı Guldar Domatesinin tadını, lezzetini, nefasetini ve kokusunu oluşturur. İçindeki kristalimsi yapı Guldar Domatesinin ayırt edici özelliğidir.

Ömer ŞANLI