Doğu'da kadın olmak, çoğu zaman hayatın yükünü omuzlarında taşırken hayallerinden vazgeçmemeyi öğrenmektir. Ben, iki çocuk annesi, eğitimci, üniversite eğitimi alan ve yarım asrı aşkın süredir sivil toplum çalışmalarının içinde yer alan bir kadın olarak bu yolculuğun hem zorluklarına hem de güzelliklerine tanıklık ettim.
Hayatım boyunca eğitimin insanı özgürleştiren ve güçlendiren en değerli araç olduğuna inandım. Bu nedenle öğrenmekten hiç vazgeçmedim. Yaşım ne olursa olsun, kendimi geliştirmeye, yeni bilgiler edinmeye ve çevreme faydalı olmaya gayret ettim. Üniversite sıralarında otururken yalnızca kendi geleceğime değil, çocuklarıma, öğrencilerime ve toplumuma da yatırım yaptığımı düşündüm.
Bir anne olarak çocuklarımı sevgi, emek ve özveriyle büyütürken, bir eğitimci olarak yüzlerce öğrencinin hayatına dokunma fırsatı buldum. Her öğrencimin başarısında kendi emeğimden bir iz görmek bana her zaman güç verdi. Çünkü eğitim, yalnızca bilgi vermek değil; umut olmak, yol göstermek ve geleceği inşa etmektir.
Bunun yanında, 1971 lise son sınıftan bu yana, tam56 yıl olduçeşitli sosyal sorumluluk projelerinde ve sivil toplum kuruluşlarında aktif olarak görev almam... Toplumun ihtiyaç duyduğu her alanda katkı sunmaya, insanların yaşamlarına dokunmaya ve özellikle kadınların daha güçlü bireyler olarak var olabilmeleri için çalışmaya gayret ettim. Bu çalışmalar bana dayanışmanın, paylaşmanın ve birlikte üretmenin ne kadar kıymetli olduğunu öğretti.
Doğu'da kadın olmak zaman zaman önyargılarla, engellerle ve zorluklarla karşılaşmak demektir. Ancak ben hiçbir zaman bu zorlukların beni tanımlamasına izin vermedim. Aksine, her engeli aşılması gereken bir basamak olarak gördüm.Çünkü kadınların eğitimde, çalışma hayatında, sosyal yaşamda ve karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almasının toplumun gelişmesi için vazgeçilmez olduğuna inandımhep ve yol alırken de herkese, her kesime eşitmesafede durmak çok önemliydi...
Bugün geriye dönüp baktığımda; anneliğin sevgisini, eğitimciliğin sorumluluğunu ve sivil toplum çalışmalarının topluma hizmet etme bilincini aynı hayatın içinde bir araya getirebilmiş olmanın gururunu yaşıyorum. Benim hikâyem yalnızca kişisel bir başarı hikâyesi değildir; aynı zamanda Doğu'da tüm zorluklara rağmen ayakta duran, üreten, öğrenen ve toplumuna değer katan kadınların ortak hikâyesidir.
Çünkü Doğu'da kadın olmak; vazgeçmemek, mücadele etmek, üretmek ve ardında iz bırakmaktır. Hepinize en derin sevgi ve saygılarımla...
Semiramis Bektaş Karaarslan