İçim Yanıyor...

Abone Ol

Bugün yüreğimde tarif edemediğim bir ağırlık var. Silikozis hastamız Hasan Dündar, Bingöl Devlet Hastanesi yoğun bakımında yaşam mücadelesi veriyor. Hastane koridorlarında eşi Muhsine'nin, 2 kız evladının, kardeşlerinin ve yakınlarının umutla bekleyişi sürüyor. Gözlerinde korku, yüreklerinde dua var. Bir mucize olsun diye bekliyorlar...

Biz de bekliyoruz. Ama en çok da çaresizliğimiz yakıyor içimizi. İnsan sevdiği birinin acısını paylaşınca, elinden hiçbir şey gelmemesi kadar ağır bir duygu yok. Yıllardır evlat gibi gördüğüm, dertleriyle dertlendiğim bu insanların yaşadıkları, yüreğimde derin yaralar açtı...

Sağlık Müdürümüz Uzm. Dr. Samet Tatlı, başhekimimiz ve yoğun bakım personelimiz de Hasan'ın hayata tutunması için büyük bir özveriyle mücadele ediyor. Herkes elinden geleni yapıyor. Ama bazen insanın gücü yetmiyor; geriye sadece umut etmek ve dua etmek kalıyor.

Bir zamanlar ekmek parası için tozun, dumanın içinde çalışan insanlar bugün hayatlarının en ağır bedelini ödüyor. Kimi gençliğini, kimi sağlığını, kimi de umutlarını kaybetti. Patronlar servetlerine servet kattı, depolar doldu, kasalar büyüdü. Ama geride kalanların hayatı karardı. Bir ömür boyu sürecek acılar, yarım kalan hayaller ve gözü yaşlı aileler kaldı.

Ben yıllardır onlara bir anne yüreğiyle baktım. Sevinçlerinde sevindim, acılarında ağladım. Şimdi Hasan'ın verdiği bu zorlu mücadeleyi izlerken içim yanıyor. Hem de tarif edilemeyecek kadar... İnsan bazen haykırmak istiyor, bazen susup sadece gözyaşlarıyla dua ediyor.

Allah'ım, Hasan'ı ailesine bağışla. Muhsine'nin gözyaşlarını dindir. Bekleyenlerin umutlarını boşa çıkarma. Bu acıyı yaşayan bütün silikozis mağdurlarına ve ailelerine sabır, güç ve dayanma kuvveti ver.

Çünkü bugün bir hastane koridorunda sadece bir hasta değil, koca bir hayat, koca bir aile ve nice umutlar yaşam mücadelesi veriyor...

Dualarımız seninle Hasan'ım...