Gündem

İl Müdürlüğü Evrakta Sahtecilik Mi Yaptı?

Bingöl Merkez Çeltiksuyu Köyünde 30 yıldır kullandıkları arsalarının, kendilerine hiçbir tebliğde bulunulmadan satıldığını belirten Ümitcan Göktaş, satışın usulsüz yapıldığını belirtti.

Abone Ol

Göktaş, yaşadıkları mağduriyeti ve milli emlak müdürlüğünde yaşadıklarını şöyle anlattı; “Mağduriyetim ve uğradığımız haksızlığın giderilmesi için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne gittim. Memurlara durumu anlattığımda konuyla ilgili bir işlem yapamayacaklarını belirterek beni Milli Emlak Müdürüne yönlendirdiler.

Yaşadığımız mağduriyeti ifade ettiğimde ilk başta anlayış ve ilgiyle karşıladı. Kullanıcısı olduğum arazide ihale bilgilendirmesinin yapılması gerektiğini, hatta www.milliemlak.gov.tr adresindeki “2022 Tarihli Hazine Taşınmazlarının İhale ile Satış İşlemleri El Rehberi” broşürünün 6. sayfasında bu durumun belirtildiğini söyleyerek sayfayı çıktı halinde bana verdi.

Ardından bölgeyle ilgili görevli memurdan arşivden dosyayı getirmesini istedi.

Beraber dosyayı incelerken tespitin gerektiği gibi yapılmadığını, tespite giden memurların muhtarın veya azasının ve üçüncü bir kişinin imzasının olması gerektiğini, ancak imzaların olmadığını belirtti.

Aynı arazide kullanıcı farklı iki ev bulunduğu için tespit memurlarının kullanıcıları öğrenmek adına en azından kapıyı çalması gerektiğini, ancak çalınmadığını ifade etti. Çalınmış olsa zaten konuyla ilgili bilgilendirilmiş olacağımızı, hiç kimsenin imzasının olmadığı evrakta bizim de imzamızın olması gerektiğini, bu nedenle adresimize posta yoluyla iadeli taahhütlü tebligat gönderilmesi ve bu evrakın da parsel ile ilgili dosyada bulunması gerektiğini ancak dosyada böyle bir evrakın olmadığını söyledi.

Bunun üzerine kendileri eksiklik, usulsüzlük ve uğradığım haksızlığı belirten bir dilekçe yazmamı önerdi.

25.03.2026 tarihinde yazdığım 15465919 kayıt numaralı dilekçemi, yasal süresi olan 15 gün içinde cevap almak üzere teslim ettim.

Kurum müdürünün tebligatı elden almamı tavsiye etmesi üzerine 15 gün sonra kuruma tekrar gittim, ancak hâlâ cevap verilmemişti.

Defalarca gitmeme rağmen 21.05.2026 tarihinde, birkaç gün öncesinden başlayan ısrarım sayesinde cevabı alabildim.

Bu süreçte il müdürüyle neden hâlâ cevap yazılmadığı konusunda görüştüm. Karşılaştığım tavır ilk iyi niyetli halinden oldukça farklıydı. Dilekçe tarihinden neredeyse 2 ay geçmiş olmasına rağmen beklememe gerek olmadığını, tebligatın zaten adrese geleceğini söyledi.

Ben mahkeme tarihinin yaklaştığını belirterek aynı gün içinde tebligatı almak istediğimi ifade ettim. Bunun üzerine insanların arasındaki anlaşmazlıklarla kendilerinin uğraşmak zorunda kalmasına isyan ederek dilekçeme cevap vermek zorunda olmadığını, zaten 2 ay karşılık verilmeyen dilekçelerin sistemde otomatik olarak reddedildiğini belirtti. Kendisine müdürlük yaptığı kurumun amacının, içinde bulunduğu mağduriyetlerin yaşanmaması adına var olduğu ve kendisinin de bu amacı görev haline getirmesi gerektiğini hatırlattım. Tavrı devam edince mağduriyetimin arttığını, ilk yaklaşımıyla beni ümitlendirip oyaladığını hissetmeme rağmen ısrarımı sürdürdüm. Tebligatın yazıldığını ancak baş müdürün imzasını beklediklerini söyledi.

Ertesi gün tekrar gittiğimde kendilerinin bir eksikliğinin olmadığını belirtti. Beraber incelediğimiz dosyada usulsüzlükler ve eksik imzalar olduğunu hatırlatınca inkâr etti. Dosyayı tekrar isteyerek sonradan attırdığı imzaları konuyla ilgili bir memuru da yanımıza çağırıp anlamsız bir şekilde imzaların zaten olduğuna ve sonradan atılmadığına beni inandırmaya çalıştılar. İmzaların sonradan atılmasını kabullenmesem de kendilerine, sonradan atılmış imzaların bir şey ifade etmeyeceğini, eğer tespite gerçekten gelmişlerse bize neden ulaşmadıklarının tutarsız olduğunu, muhtarın veya üçüncü kişinin imzasının olmadığını, ayrıca muhtarlığa yaptıkları ihale tebligatının geri dönüş ilan tebliğinin bulunmadığını belirttim. Gerekirse mahkeme kararıyla imzaların atıldığı tarihin incelenip tespit edilebileceğini, bu kadar eksik olan bir dosyanın arşive kaldırılmış olmasında da tutarsızlık olduğunu söyledim.”

Göktaş, olayla ilgili yeniden inceleme yapılarak mağduriyetlerinin giderilmesini talep etti.

Haber Merkezi