Sessiz Bir Derinlik: Melayê Cizîrî ve Kürtçenin Zenginliği

Abone Ol

Bazen bir ismi ilk kez duyduğunuzda, insan kendini biraz geç kalmış gibi hissediyor. Melayê Cizîrî de öyle bir isim. Çok konuşulmuyor, çok karşılaşılmıyor. Ama denk gelince bir şekilde akılda kalıyor.

1567’de Cizre’de doğmuş, 1640’ta yine orada ölmüş. Osmanlı döneminde yaşayan bir şair, mutasavvıf, âlim. Medreselerde okumuş, Arapça ve Farsçaya hâkim olmuş. İsterse o dillerle yazabilirmiş. Ama o kendi Kürtçesini seçmiş. Bence de iyi yapmış.

Şiirleri küçük ama derin. Bir beyit var mesela:

“Dilberê min tu yî, canê min tu yî,
Her çi heye di dil de, ev hemû tu yî.”

İlk bakışta basit gibi geliyor. Ama biraz düşününce… genişliyor. “Sen” kim? İnsan mı, bir fikir mi, yoksa daha büyük bir şey mi? İşte şiir orada açılıyor.

İnsan ister istemez aklı başka metinlere gidiyor. Homeros ve onun İlyada’sı… Ramayana… Onlar daha gürültülü, kahramanlar, savaşlar, uzun yolculuklar. Cizîrî’de öyle bir şey yok. Savaş yok, kılıç yok, ordular yok. Daha çok içe dönük bir yolculuk. Aşk, tasavvuf, insanın kendiyle hesaplaşması. Hikâye küçülüyor, anlam büyüyor. Bu sessiz ama derin fark, onun şiirini özel kılıyor.

Dil meselesi de dikkat çekici. Homeros Yunancayı, Ramayana Sanskritçeyi bir destan dili hâline getiriyor. Cizîrî de Kürtçeyi alıp öyle bir noktaya taşıyor ki, günlük konuşma dili sanılan Kürtçe, bir anda çok katmanlı ve esnek bir dil oluyor. Gösterişsiz, ama güçlü.

Bugün tarih deyince aklımıza genellikle savaşlar, anlaşmalar, büyük isimler geliyor. Ama bazen bir şair var… sessiz ama kalıcı. Cizîrî öyle biri. Gürültü yapmıyor ama kaybolmuyor. Her okunduğunda Kürtçenin hem zenginliğini hem de derinliğini hatırlatıyor.

Kısaca, Melayê Cizîrî bir şair, mutasavvıf ve âlim. 1567–1640 yılları arasında yaşamış, medreselerde yetişmiş, Divan’ında aşkı, tasavvufu, felsefeyi ve insanın iç yolculuğunu işlemiş. Kürtçeyi hem estetik hem düşünsel bir dil hâline getirmiş. Onu okumak, bir şairi okumaktan öte… bir dilin ve kültürün derinliğini görmek demek.

Geç kalınmış bir tanışma … ama iyi ki karşılaşmışız diyeceğiniz biri...