Gündem

Sütaş'a 800 Dönümlük Arazi Tahsisi Bir Ay Daha Ertelendi!

Bingöl İl Genel Meclisi'nde, Kılçadır köyündeki yaklaşık 800 dönümlük arazinin Sütaş'a tahsisine ilişkin karar bir ay daha ertelendi.

Abone Ol

HABER: EYLEM ÖZEN

Bingöl İl Özel İdaresi İl Genel Meclisi toplantısında, Kılçadır köyü sınırlarında bulunan yaklaşık 800 dönümlük arazinin Sütaş A.Ş. tarafından yem bitkisi yetiştirilmesi amacıyla kullanılmasına ilişkin imar planı düzenlemesi görüşüldü. Yaklaşık üç ay önce İl Genel Meclisi gündemine alınarak İmar ve Bayındırlık Komisyonu'na sevk edilen konuyla ilgili bugün yapılması beklenen oylama bir sonraki aya ertelendi.

Toplantı öncesinde ise dikkat çeken gelişmeler yaşandı. Sabah saatlerinde, İl Genel Meclisi toplantısı başlamadan önce Bingöl Valiliği bünyesinde konuyla ilgili bir toplantı gerçekleştirildi. Söz konusu toplantıya özellikle AK Partili meclis üyelerinin katıldığı belirtildi.

OTURUM BASINA KAPALI GERÇEKLEŞTRİLDİ!

Daha önceki İl Genel Meclisi toplantılarının basına açık gerçekleştirilmesine rağmen, kamuoyunda günlerdir tartışılan ve Kılçadır köylülerinin tepki gösterdiği Sütaş'a arazi tahsisi konusunun ele alındığı bugünkü oturumun basına kapalı yapılması dikkat çekti. Yaklaşık 800 dönümlük araziyle ilgili önemli bir kararın görüşüleceği toplantının basın mensuplarına kapatılması, sürecin kamuoyu tarafından doğrudan takip edilmesini engellerken, karar alma sürecindeki şeffaflık konusunda da soru işaretlerine neden oldu.

Kılçadır köyü sakinleri de görüşmenin yapılacağı İl Genel Meclisi toplantısı nedeniyle bir kez daha İl Özel İdaresi'ne gelerek sürece tepki gösterdi. Köylüler, söz konusu arazinin Sütaş'a tahsis edilmesini istemediklerini bir kez daha dile getirdi.

İl Genel Meclisi toplantısının ardından açıklamalarda bulunan İl Genel Meclisi Üyesi Aydın Kaya, kararın bir ay daha ertelenmesine ve yaşanan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“BİNGÖL VALİLİĞİ BÜNYESİNDE BİR TOPLANTI GERÇEKLEŞTİRİLDİ”

“Dün, komisyon çalışmasının ardından Kılçadır Köyü’nde tahsis edilmek istenen 800 dönümlük araziye ilişkin İmar Komisyonu’nun çalışması sonrasında, doğrusu bugün mecliste bir karar alınmasını bekliyorduk.

Bununla ilgili ilk hazırlanan rapor, tahsisin kabul edilmesi yönündeydi. İmar Komisyonu tarafından hazırlanan rapordan bahsediyorum. Tabii komisyon bir değerlendirme yaptıktan sonra raporun içeriğini oy çokluğuyla belirliyor. Komisyon üyelerinin çoğunluğu AK Partili olduğu için kararın geçmesi yönünde bir rapor hazırladılar.

Biz başından beri bununla ilgili muhalefet şerhimizi ortaya koyduk. Dünkü çalışmamızın ardından da konuyla ilgili görüşümüzü belirterek kararın geçmemesi yönünde fikir beyan ettik. Ancak devamında farklı gelişmeler yaşandı. Bu gündemle ilgili bugün sabah saatlerinde, biz meclise girmeden önce Bingöl Valiliği bünyesinde bir toplantı gerçekleştirildi. Bu toplantı özellikle AK Partili arkadaşların katılımıyla ve bu gündemle ilgili olarak yapıldı.”

“ALAN BELLİ, GÜNDEM NET; NEDEN KARAR VERİLEMİYOR?”

Kaya, şunları söyledi: “Toplantının ardından yaşananlara ilişkin söyleyeceklerim benim kendi görüşümdür. Orada ne konuşulduğunu bilmiyorum. Ancak daha önceki yaklaşım, “Bunu geçirin” şeklindeydi. Çünkü rapor da bu yönde hazırlanmıştı.

Fakat ben, bu konuda bütün meclis üyelerinin aynı düşünmediğini düşünüyorum. Çünkü konu mecliste oylansaydı ve reddedilseydi, bu onlar açısından çok büyük bir yara olurdu. Meclis aritmetiğine baktıklarında, oylamaya gidilmesi durumunda kararın reddedilme ihtimalinin yüksek olduğunu gördükleri için gündemi erteleme yoluna gittiklerini düşünüyorum.

Devamında daha önce hazırladıkları raporu değiştirip bu defa, “Komisyon çalışmalarını tamamlayamadı, bir ay daha çalışma yapılması gerekiyor” yönünde bir rapor hazırladılar.

Tabii biz bu raporun ne anlama geldiğini biliyoruz. Hatta bu gündemle ilgili mecliste yürüttüğümüz tartışmalarda da ifade ettik. Dört aydır bir gündeme ilişkin karar verilemiyorsa bunu oturup düşünmek lazım. Aslında gündem net, alan belli. Alana gidilip bakıldıktan sonra bununla ilgili bir karar vermenin bu kadar zor olmaması gerekiyor.

Fakat onların niyetinin, buna bir şekilde kılıf bulup konuyu meclisten geçirmek olduğunu düşünüyoruz. Bugünkü tartışmalarımızın genel çerçevesinde, bu tahsisin sadece Özel İdare üzerinden gerçekleşmediğini ve kamuoyunda oluşan algının yanlış olduğunu söylemek istediler. “Biz sadece buranın imar boyutuyla ilgili bir durum tespitinde bulunacağız” dediler.

Fakat biz şunu biliyoruz: Bundan önceki Kumgeçit örneğinde de aynı şekilde konuyu gündeme getirdiler. Oradaki köylülerin tepkisinden dolayı cesaret edip geçiremediler. Orada da aynı durum söz konusuydu. Eğer mesele sadece imar boyutuysa ve tahsis bizimle ilgili değilse, orada da aynı durum geçerliydi. Peki, orada neden bunu işletemediler? Çünkü Özel İdare orayla ilgili bir değerlendirme yapmadı.

Bunu şu açıdan önemli olduğu için söylüyorum: Bu tür tahsislerde, kullanım amacı ne olursa olsun, tahsis gerçekleşmeden önce 5-6 farklı kurumdan görüş alınıyor. Bu kurumlardan bir tanesi dahi olumsuz görüş bildirdiğinde, söz konusu alan istenilen amaç doğrultusunda tahsis edilemeyecek ve kullanılamayacaktır. Dolayısıyla alan köylüye kalacaktır.

Biz, bu açıdan değerlendirdiğimizde, bir sonraki ay konunun kılıfını değiştirip tekrar meclisten geçirmeyi düşündüklerini görüyoruz. Biz de tam bu noktada şunu söylüyoruz: Buna kılıf arayacağınıza, getirin ve kökten bir karara bağlayın; “Hayır” deyin.”

“KÖY HALKININ ORTAYA KOYDUĞU ÇABA ÖNEMLİ!”

“Bu sadece DEM Parti’nin sorunu değildir. Daha önceki açıklamalarımızda da ifade ettiğimiz gibi; halkın malı halka, kamunun malı da kamunun yararına kalsın. Kamuya ait alanlar kamunun yararı doğrultusunda kullanılsın diyoruz.

Biz yine bu anlayışla hareket edeceğiz ve bundan sonraki çalışmalarını boşa çıkarmak için kendi çalışmalarımızı yürüteceğiz.

Ayrıca bizim dışımızda köylülerin de bu tahsise karşı ortaya koyduğu çabayı ve direnişi kutlamak istiyorum. Köylülerin mücadelesinin bugün ortaya çıkan sonuç üzerinde ciddi bir etkisi oldu. Belki ortaya çıkan sonuç tam olarak bizim istediğimiz sonuç değildi ancak karar alamamış olmaları, bu kararı almaya cesaret edemedikleri anlamına geliyor.

Bu sonuçta bizim mücadelemizle birlikte köylülerin ortaya koyduğu çabanın da önemli bir etkisi olduğunu düşünüyoruz.

Önümüzdeki bir aylık süreçte, bu tahsise koymak istedikleri kılıfa karşı biz de kendi açımızdan çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu tahsisle ilgili atacakları adımları ve verecekleri yanlış kararları bundan sonraki süreçte halkımızla paylaşacağız, kamuoyuna açıklayacağız.

Umarım bu tahsis geçmez. Bizim niyetimiz ve çabamız bu yönde olacak.”