Gündem

Sütaş'a Arazi Tahsisine Köylüler Tepkili, Komisyon Sahada

Bingöl İl Genel Meclisi İmar Komisyonu, Sütaş A.Ş.'ye tahsis edilmesi planlanan yaklaşık 800 dönümlük arazi için Kılçadır köyünde incelemelerde bulundu.

Abone Ol

Yaklaşık üç ay önce Bingöl İl Genel Meclisi gündemine alınarak İmar Komisyonu'na sevk edilen, Bingöl merkeze bağlı Kılçadır köyü sınırlarında bulunan yaklaşık 800 dönümlük arazinin Sütaş A.Ş.'ye devri ile ilgili İl Genel Meclisi İmar Komisyonu üyeleri, bugün saat 14.00'te tahsis edilmesi planlanan arazide incelemelerde bulundu. Komisyon üyeleri, saha çalışması kapsamında köylülerle bir araya gelerek görüş ve taleplerini dinledi.

İncelemenin ardından açıklamalarda bulunan DEM Parti Bingöl İl Genel Meclisi Üyesi Aydın Kaya, komisyonun tüm siyasi partilerin temsilcilerinden oluştuğunu belirterek, köylülerin arazi tahsisine yönelik tepkilerine sahada birlikte tanıklık ettiklerini söyleyerek şunları kaydetti;

"Biz bugün Bingöl İl Genel Meclisi bünyesinde, İmar Komisyonu olarak yaklaşık 3 ay önce gündemimize gelen, burada bulunan yaklaşık 800 dönümlük arazinin Sütaş'a tahsis edilmesine ilişkin komisyon çalışması için geldik. Tabii bu komisyon sadece DEM Parti'den oluşmuyor. Diğer bütün siyasi partilerin temsilcileri de bu komisyonda bizim gibi söz sahibidir. Az önce de halkın tahsisle ilgili tepkisini hep birlikte gördük.

"BİNGÖL'ÜN ARAZİLERİ FİRMALARA TAHSİS EDİLİYOR"

Aslında buna kısmen değindik ancak yeniden özetlemek gerekirse, bizim Sütaş'la ilgili doğrudan bir problemimiz yok. Sütaş'ın bu ile katma değer sağladığını biliyor ve görüyoruz. Bunu da teslim ediyoruz. Ancak bunu yaparken çok ciddi suiistimaller yaşanıyor. Ekolojik açıdan ve siyasi olarak kabul etmediğimiz birçok yanlış uygulama var. Bunlar nelerdir derseniz; Bingöl'de özellikle arazi tahsisleri üzerinden Sütaş'a, enerji alanında farklı firmalara ve maden işletmeleri kapsamında başka şirketlere verilen tahsislerle birlikte, toplamda 4-5 firmaya Bingöl adeta peşkeş çekiliyor.

Elbette Sütaş'ın faaliyetlerini sürdürmesi gerekiyor. Yem üretimi, besicilik gibi kendi faaliyet alanlarına yönelik çalışmaları olabilir. Ancak bunu yaparken köylerin tamamını fiilen kendi kullanım alanına dönüştüremezsiniz. Az önce de ifade ettiğimiz gibi, yaşam sadece bizim yaşadığımız dönemden ibaret değildir. Yarın çocuklarımız ve torunlarımız olacak. Bugün bu araziler tam anlamıyla ekilmiyor olabilir, ancak bu, bizden sonraki kuşakların bu toprakları kullanmayacağı anlamına gelmez.

Özellikle İl Özel İdaresi bürokrasisinin savunduğu bir görüş var. 'Ekilmiyorsa hazine arazisidir, biz de tahsis ederiz' deniliyor. Oysa hazine arazileri birkaç kişinin tasarrufunda olan bir mülk değildir. Bunlar kamu malıdır ve kamu da halkındır. Bu nedenle bu tahsisleri doğru bulmuyoruz.

Ayrıca bu uygulamalar artık rutin hale getirildi. Bu tahsis geçtikten sonra muhtemelen yarın mecliste yenilerini de göreceğiz. Bununla sınırlı kalınmayacağını düşünüyoruz. Bizimle paylaşılmayan ancak kulislerden edindiğimiz bilgilere göre, benzer şekilde tahsis edilmesi planlanan 10-15 hazine arazısı daha hazırlanıyor. Bunların da önümüzdeki süreçte tek tek İl Genel Meclisi gündemine getirileceği ifade ediliyor. Bu nedenle artık bu anlayışın ve bu rutinin sona erdirilmesi gerektiğini düşünüyoruz."

KÖYLERİ BOŞALTACAK TAHSİSLERDEN VAZGEÇİLMELİ!

"Ben onlara şunu teklif ediyorum: Gerçekten Sütaş'ın faaliyetlerini sürdürebilmesi için ne gerekiyorsa, Bingöl'deki tüm ilgili kesimler bir araya gelsin ve ortak bir karar alsın. Köylüyü zor durumda bırakacak, köylerin boşalmasına neden olacak tahsisler yerine; kırsalda, köy merkezlerini etkilemeyecek alanlarda tahsisler yapılsın. 'Hiç yapılmasın' demiyoruz.

Ancak Kılçadır köyüne baktığımızda, bundan 4 yıl önce Sütaş'a yaklaşık 4 bin dönüm arazi tahsis edildi. Bu yıl ise buna yaklaşık 850 dönüm daha ekleniyor. Yani toplamda 4-5 milyon metrekarelik bir alandan bahsediyoruz. Bu durumda köylü burada ne yapacak? Bugün belki farklı işlerle geçimini sağlıyor olabilir. Ancak gelecekte kimsenin burada tarım ve hayvancılıkla uğraşmayacağının bir garantisi yok.

Bir de farklı bir açıdan bakıldığında, bugün birçok köyün boşalmış olmasının nedenlerinden biri de uygulanan bu politikalardır."

KÖYLÜNÜN ELİNDEN MERASINI ALIRSANIZ, TARIMI DA HAYVANCILIĞI DA BİTİRMİŞ OLURSUNUZ!

DEM Parti İl Genel Meclis Üyesi Eş Sözcüsü Suna Sarı köyde artık gençlerin kalmadığı belirterek şunları kaydetti;

"Şu an Kılçadır köyündeyiz. Komisyon olarak, geçen hafta gündeme gelip ertelenen mera tahsisiyle ilgili yerinde inceleme yapmak için buraya geldik. Burası yaklaşık 800 dönümlük, uçsuz bucaksız ve oldukça verimli bir alan. Köylüler de doğal olarak meralarına sahip çıkıyor. Çünkü köylünün elinden merasını alırsanız, tarımı da hayvancılığı da bitirmiş olursunuz.

İşsiz kalan gençler de köylerini terk etmek zorunda kalıyor. Dikkat ederseniz burada neredeyse hiç genç yok. İşsizlik nedeniyle insanlar şehir merkezlerine göç ediyor. Bu tür tahsisler de bu süreci hızlandırıyor. Biz DEM Parti grubu olarak bu tür tahsis ve projelere ekolojik açıdan karşıyız. Tavrımız nettir. Köylü istemediği sürece hiç kimsenin toprağı elinden alınamaz."

"Biraz önce burada çok sayıda köylü vardı. Biz röportaj yaparken ayrıldılar. Hepsi aynı şeyi söylüyor: 'Siz elimizden meramızı ve toprağımızı aldıktan sonra biz tarımı ve hayvancılığı nerede yapacağız? Nereye gideceğiz?' Bu konu meclis gündemine gelecek ve oylanacak. Ben bu tahsisin meclisten geçmeyeceğini umut ediyorum."

"Diğer siyasi partilerin temsilcileri de buraya geldi, alanı yerinde gördüler. Elini vicdanına koyan hiçbir kişinin buranın Sütaş'a tahsis edilmesine onay vereceğini düşünmüyorum. Teşekkür ederim."

Köy Muhtarı Ahmet Buğu ise; “Buraya Sütaş'la ilgili toplandık. Hakkımda bazı söylentiler dolaşıyor. 'Muhtar, Sütaş'la anlaşmış' diyorlar. Benim Sütaş'la anlaşma yaptığım yönünde yanlış bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Köylülerimiz de meclis üyelerimiz de bu söylentiler nedeniyle yanlış bilgilendiriliyor. Böyle bir şey kesinlikle doğru değildir. Hiç kimseyle herhangi bir anlaşma yapmadım. Biz köylülerimizin yanındayız. Toprağımızı hiçbir şekilde vermeyeceğiz."

HABER: EYLEM ÖZEN