Taner Balat'ı Bulmak İçin Çabanıza Ve Makamınızın Gücüne İhtiyacımız Var

Abone Ol

Yaşamda sözlerin anlamını yitirdiği, umutlarımızın ise daha da çoğalmasını dilediğimiz zamanlardan geçiyoruz.

Taner Balat'la ilgili yaşadığımız hüzünlü süreç; haberlerde, sosyal medya paylaşımlarında, ikili sohbetlerde ve kalabalık ortamlarda konuşulur hâle geldi.

Beşerî duyguların aşındığını düşündüğümüz böyle bir dönemde, Taner'in insanlığın ortak vicdanına yerleşmiş bir isim hâline gelmesi, hâlâ merhametin ve empati duygusunun var olduğunu gösteriyor.

Yapılan her yorum, farklı insanların kendi özgün sesi ve üslubudur.

Bu seslerin hepsini birleştiren ortak duygu aynıdır: Taner'den güzel bir haber alma ümidi.

Çoğumuz Taner'i, ailesini ya da yakınlarını şahsen tanımıyoruz.

Buna rağmen onların yaşadığı belirsizliğe kayıtsız kalamıyor, yüreklerindeki hasreti ve endişeyi içtenlikle paylaşıyoruz.

Belirsizliğin duygusal ve düşünsel yükü ağırdır.

Kim olduğumuzu, nerede yaşadığımızı ya da hangi aidiyetten olduğumuzu sormuyor.

Annesinin duası, babasının yüreğindeki fırtına ve kardeşlerinin tarifsiz özlemi; dünyanın neresinde olursa olsun vicdan sahibi insanları aynı duyguda buluşturdu.

İnsanı insana yaklaştıran en güçlü bağ da budur.

Sosyal medya paylaşımlarına baktığımızda, bütün belirsizliğe rağmen umudun hâlâ canlı olduğunu görüyoruz.

Kimi birkaç cümleyle desteğini ifade ediyor, kimi yalnızca "İnşallah." diyerek duasını eksik etmiyor.

Samimiyetle söylenen tek bir kelime bile uzun cümlelerden daha fazla anlam taşıyor.

"Taner nerede?" diye soran insanların samimiyeti, kurdukları cümlelerden çok, yüreklerinde taşıdıkları merhamette ve Yüce Allah'ın bahşettiği hikmettedir.

Yaşam bize göstermiştir ki en karanlık geceler bile sonsuza kadar sürmez.

Gün doğduğunda karanlık nasıl usulca çekiliyorsa, belirsizlikler de vakti geldiğinde yerini açıklığa bırakacaktır.

Umut, Allah'ın insana verdiği en kıymetli emanetlerden biridir.

O emaneti koruduğumuz sürece hiçbir arayış, Allah'ın takdiriyle tükenmiş sayılmaz.

Yüce Allah'ın izniyle Taner kardeşimizin yeniden aramıza döneceğine inanıyoruz.

Belki yıllar sonra bugünler hatırlandığında, yaşanan hüzünlerden çok; insanların Taner'e, ailesine ve sevenlerine gösterdiği dayanışma, dualar ve umut konuşulacaktır.

Zaman zorlukları hafifletebilir; fakat içtenlikle uzatılan bir yardım eli ve samimi bir dua hiçbir zaman değerini kaybetmez.

Bugün hepimizin ortak duası; Taner Balat'ın ve hüzünlü ailesinin, iki yüz seksen beş gündür süren bu bekleyişinin güzel bir haberle son bulmasıdır.

Dileğimiz, çaresizliğin yerini sevince bırakması ve hiçbirimizin umudunu kaybetmek zorunda kalmamasıdır.

Biliyoruz ki yaşadığımız zorlukları hafifleten, hüznümüzü sevince dönüştüren şey büyük sözler değil; Allah'ın takdirine sığınarak uzattığımız samimi eller, ettiğimiz dualar ve yüreğimizde yaşattığımız umuttur.

Taner hepimizin kardeşidir.

Ailesi hepimizin ailesidir.

Onlar umutla beklerken bizim de elimizi uzatmamız; yalnızca Taner ve ailesi için değil, çocuklarımızın ve geleceğine bırakacağımız en değerli miraslardan biridir.

"Bir elin nesi var, iki elin sesi var." sözü, bugün her zamankinden daha anlamlıdır.

Bingöl'ün bereketli toprağında yetişmiş, aynı suyu içmiş bir hemşehrimiz olarak; değerli şahsınızın ve yüce makamlarınızın desteğine ihtiyaç duyuyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz Bey,

Sayın milletvekillerimiz,

Bingöl'ü sevdiğinize şahit olduğumuz Sayın Valimiz Cahit Çelik Bey,

Sizlerden isteğimiz; Taner'in, ailesinin ve Bingöllü hemşehrilerinizin sesine kulak vermenizdir.

Taner'in bulunması için ümit olarak gördüğümüz çabanızı, her konuda olduğu gibi burada da esirgememenizdir.