8. Dönem Toplu Sözleşme ve sonrasında alınan hakem heyeti kararlarının kamu çalışanlarını yoksullaştırdığı ifade edilen açıklamada, “Daha ilk günden yanlış kurgulanmış, düğmesi baştan yanlış iliklenmiş bu toplu sözleşme; kamu çalışanlarının alım gücünü korumak bir yana, 2026 yılını memur için sefalet yılına dönüştürmüştür.
Bizler bugün buradan şunu açıkça söylüyoruz: Sorunun merkezinde TÜİK verileri üzerinden yapılan maaş artışları vardır.
Tam üç buçuk aydır söylüyoruz: Bu toplu sözleşme memurun geçimini güvence altına almıyor. Bu nedenle ya ek protokol yapılmalı ya da Türkiye Büyük Millet Meclisi devreye girerek adil bir düzenleme hayata geçirmelidir” ifadelerine yer verildi.
Mecliste kabul edilen 2026 bütçesinde memurun sofrasına, kirasına, faturasına nefes aldıracak tek bir düzenleme bulunmadığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi; “Sadece üst düzey bürokratlar ve kariyer uzmanları için gündeme gelen zam teklifleri var. TÜİK verilerine dayalı artışlarla bugün 4 milyon memur, 2 milyon memur emeklisi, maaşı yattığı gün dahi borç arar hale gelmiştir.
Ev kiraları ödenemiyor, faturalar birikiyor, mutfak masrafları karşılanamıyor.
Ama çözüm üretmesi gereken siyaset kurumu, yalnızca dar bir kesimi görmeyi tercih ediyor. Bu yaklaşımı kabul etmemiz mümkün değildir. Kamuoyunda oluşan tepkiyle söz konusu teklif geri çekilmiş; ancak yerine tüm kamu çalışanlarını kapsayan adil ve kalıcı bir düzenleme hâlâ getirilmemiştir.
Kira ve faturalar ödendikten sonra memurun gıdaya ayırabildiği bütçe her geçen gün azalmaktadır.
Devletin memuru, en basit gıda alışverişini bile yapamaz hale gelmiştir. Biz kamu çalışanları olarak; her ay kirayı nasıl ödeyeceğimizi düşünmek istemiyoruz. Kredi kartının asgarisini yatırmak için borç aramak istemiyoruz. Her gün maaş hesabı yapmaktan yorulduk. Tek talebimiz, insanca yaşayabilecek ücret. Bugün ilçelerde bile kiralar 20 bin liranın üzerindedir.
Büyükşehirlerde maaşının yarısını kiraya veren bir memurdan geçim beklemek, gerçeklerle bağdaşmamaktadır. 2023 seçimleri öncesinde kira yardımı sözü verildi; ortada bir çalışma yok. 3600 ek gösterge sözü verildi; bütçede karşılığı yok.
Kamuda mülakatlar her gün yeni adaletsizlikler üretmeye devam ediyor; kaldırılacağı söylendi, ancak somut bir adım hâlâ yok.
Siyaset kurumuna buradan sesleniyoruz;
Memurun geçim krizine bugün çözüm üretmeyecekseniz, ne zaman üreteceksiniz?
Tüm kamu çalışanları, Ocak maaş artışında refah payı beklemektedir. TÜİK’in açıkladığı oranlarla geçinmek mümkün değildir. Bu nedenle buradan ilan ediyoruz: Memurlar için refah payı talebimiz karşılık bulana kadar, bütçede kamu çalışanlarını gören adil bir düzenleme yapılana kadar, her hafta, aynı gün, aynı saatte, mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.”
(Haber Merkezi)