Bingöl merkeze bağlı Düzyayla Köyü’nde yapılması plânlanan bazalt ocağı ve kırma-eleme tesisi için daha önce idare mahkemesince verilen ‘red’ kararına rağmen ÇED bilgilendirmesi toplantısı düzenlenmesine tepki gösteren Düzyayla Köyü Muhtarı Mahmut Alas, köy sakinlerinin kaygılarını dile getirerek bölgedeki su kaynakları ile doğal yaşam alanlarını tehdit eden girişimin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
BÖLGEMİZDEKİ TARIM ALANLARI VE SU KAYNAKLARI TEHDİT ALTINDA!
Düzyayla Köyü Muhtarı Mahmut Alas, köy sakinlerinden Hikmet Alban ve Halil Alas,
köylerinde özel bir firma tarafından yapımı plânlanan bazalt ocağı ve kırma eleme tesisi için 2018 yılında Erzurum 2. İdare Mahkemesi tarafından verilen ‘red’ kararı olmasına rağmen, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Müdürlüğünce 4 Aralık Perşembe günü Bingöl Belediyesi’nde düzenlenecek ÇED bilgilendirme toplantısına çağrıldıklarını belirterek, köylerinde taş ocağı kurulması plânlanmasının, bölgedeki tarım ve hayvancılığın yanı sıra doğal yaşam alanlarına da büyük zararlar vereceğini dile getirdi.
YARGI KARARINA SAYGI GÖSTERİLEREK UYULMASINI İSTİYORUZ!
Düzyayla Köyü Muhtarı Alas, yaptığı açıklamada, “Köyümüzde bir firma tarafından kurulması plânlanan bazalt ocağı ve konkasör için 2018 yılında Erzurum 2. İdare Mahkemesi tarafından 'red' kararı verilmişti. Yargı kararına rağmen aradan geçen 8 yıldan sonra bölgemizde yeniden aynı taş ocağının kurulmaya çalışılması yönündeki girişimler bölge halkını tedirgin ediyor. Erzurum 2. İdare Mahkemesi'nin 2018 yılında verdiği 'red' kararında, bölgemizde yapılan jeolojik ve coğrafik değerlendirmeler, tarım arazilerine vereceği zararlar, su kaynakları, yerleşim yerleri ve doğal yaşama vereceği olumsuz etkiler, gerekçeleriyle birlikte ayrıntılı bir şekilde sıralanmıştı. Ancak, yargı kararına rağmen ÇED bilgilendirme toplantısı yapılmasına bir anlam veremiyoruz! Zira, bölgemizde yapılması plânlanan taş ocağı ve konkasör, köyümüz sınırlarının yanı sıra
bölgedeki içme suyu ve sulama suyu kaynaklarının bulunduğu oldukça geniş bir alanı da tehdit ediyor. 70 haneli köyümüzün başlıca geçim kaynakları tarım ve hayvancılıktır! Halk sağlığını, ekili tarım arazilerini, içme suyu ve sulama suyu kaynaklarını, yaban yaşamını ve doğayı tehdit eden bu girişimden biran önce vazgeçilmesini ve yargı kararına saygı gösterilerek uyulmasını istiyoruz. Ayrıca, Orman Genel Müdürlüğü tarafından badem yetiştiriciliğini yaygınlaştırmak için binlerce badem fidanın dikildiği bölge de tehdit altında! Köyümüzün de yer aldığı geniş bir bölgeye büyük zarar verecek taş ocağının bölgemizde kurulmasını istemiyoruz” dedi.
EROL YILMAZ