Yargıtay, fazla çalışma ücretlerine ilişkin emsal niteliğindeki kararlarında işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklarda uygulanacak temel kuralları yeniden hatırlattı. Son yıllarda verilen kararlarda özellikle tanık beyanlarının tek başına yeterli görülmediği, yazılı delillerin önem kazandığı vurgulandı.
4857 sayılı İş Kanunu'na göre haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla mesai kapsamında değerlendiriliyor. İşyerinde denkleştirme uygulaması bulunması halinde ise haftalık çalışma süresi yerine belirlenen dönem içerisindeki ortalama çalışma süresi esas alınıyor. Ortalama sürenin 45 saati aşması durumunda işverenin fazla çalışma ücreti ödeme yükümlülüğü doğuyor.
Fazla mesai her zaman maaşa dahil sayılmıyor
Yargıtay kararlarına göre fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil edilmesi her durumda geçerli kabul edilmiyor. Bunun için çalışanın çalışma saatlerini büyük ölçüde kendisinin belirleyebilmesi ve işveren vekili konumunda bulunması ya da emsal çalışanlara göre belirgin şekilde yüksek ücret alması gibi özel şartların oluşması gerekiyor.
Yüksek Mahkeme, asgari ücret veya emsal ücret düzeyinde çalışan işçiler bakımından ise "fazla mesai ücrete dahildir" şeklindeki sözleşme hükümlerini geçerli saymıyor.
Asgari ücrette fazla çalışma ayrıca ödenmeli
Kararlarda, asgari ücretin yalnızca yasal çalışma süresinin karşılığı olduğu belirtilirken, bu nedenle fazla çalışma ücretinin ayrıca ödenmesi gerektiği ifade ediliyor. Asgari ücretli işçilerin sözleşmelerine fazla mesai ücretinin maaşa dahil olduğuna dair hüküm konulması ise hukuken geçerli kabul edilmiyor.
Fazla mesainin ispatında yazılı delil öne çıkıyor
Yargıtay, fazla çalışma alacağı talep eden işçinin iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğunu belirtiyor. İmzalı ücret bordroları, sahteliği kanıtlanmadığı sürece kesin delil niteliği taşıyor.
Bordroda fazla mesai ücretinin ödendiğinin yer alması halinde, işçinin bunun üzerinde çalışma yaptığını ileri sürebilmesi için yazılı delil sunması gerekiyor. Bu durumda yalnızca tanık anlatımları yeterli kabul edilmiyor.
Bordroda hile varsa değerlendirme değişiyor
Yargıtay, ücret bordrolarında hile veya gerçeğe aykırı düzenleme tespit edilmesi halinde ise farklı bir değerlendirme yapıyor. Böyle durumlarda bordroda fazla mesai, hafta tatili veya ulusal bayram ücreti olarak gösterilen ödemelerin gerçekte işçinin normal ücretinin bir parçası olduğu kabul ediliyor. Bu durumda bordronun imzalı ya da imzasız olması sonuca etki etmiyor.