Karlıova'da demir doğrama ustası olarak çalışan Yılmaz Parlatıcı, mesleğe 1999 yılında başladığını ancak bu işin geçmişinin ailesinde çok daha eski yıllara dayandığını anlattı.
Mesleği ağabeyinden öğrendiğini belirten Parlatıcı, ağabeyinin 1970'li yıllarda İstanbul'da demir doğrama işiyle uğraştığını, daha sonra Karlıova'ya dönerek çalışmaya devam ettiğini söyledi. Ağabeyiyle uzun yıllar birlikte çalıştığını ifade eden Parlatıcı, onun vefatının ardından atölyeyi tek başına işletmeye başladığını dile getirdi.
Mesleğin aile geleneği olduğunu vurgulayan Parlatıcı, dedelerinden bu yana demir işçiliğinin sürdüğünü belirterek, "Babamın amcası önce kalaycılık yapmış, ardından soba imalatına geçmiş. Daha sonra demir doğrama işi aile içinde devam etmiş. Ben de bu mesleği ağabeyimden öğrendim." diye konuştu.
Demir doğrama alanında birçok farklı ürün ürettiklerini ifade eden Parlatıcı, bahçe kapıları, balkon korkulukları, ev kapıları, salıncaklar, mangallar ve çeşitli demir işleri yaptıklarını söyledi. Geçmişte un ambarları gibi ürünlerin de üretildiğini belirten Parlatıcı, günümüzde ise daha çok yapı ve bahçe sistemlerine yönelik çalışmalar yaptıklarını kaydetti.
"KARLIOVA'DA BU MESLEK HÂLÂ YAŞIYOR"
Karlıova'da yaklaşık 5 ila 6 kişinin bu mesleği yaptığını belirten Parlatıcı, demir ustalığının ilçede hâlâ ilgi gördüğünü söyledi.
"GENÇLER OKUSUN AMA MESLEĞİ DE KÜÇÜMSEMESİN"
Gençlere öncelikle eğitimlerini tamamlamalarını tavsiye eden Parlatıcı, demir doğrama işinin zor ve emek isteyen bir meslek olduğunu belirtti.
Kaynak işinin zamanla göz sağlığını olumsuz etkilediğini ifade eden Parlatıcı, "Kaynak yapmak gözleri çok yoruyor. Ben artık gözlüksüz okuyamıyorum. Bu nedenle gençler okusun, kendilerini geliştirsin. Ama bu meslek de kötü bir meslek değil. Emek isteyen, alın teriyle yapılan onurlu bir iştir." dedi.
HABER: EYLEM ÖZEN