Bingöl İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu, Sudan’ın Darfur bölgesinde, özellikle El-Faşir’de yaşanan sivil katliamlarını, hastane baskınlarını ve zorla tehcir uygulamalarını kınayan kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı. Platform, uluslararası toplumdan bağımsız soruşturma ve sorumluların Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne sevk edilmesini talep etti. Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar da El-Faşir’de sağlık kuruluşlarına yönelik saldırıları ve sivillere yönelik ağır ihlalleri rapor etmiş durumda.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Geçtiğimiz günlerde Sudan’ın Darfur bölgesinin en önemli şehirlerinden El-Faşir’de yaşanan sivil katliamları, hastane baskınları ve zorla tehcir uygulamaları, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Kadın, çocuk ve yaşlıların hedef alındığı bu vahşet, yalnızca Sudan halkını değil, tüm insanlık vicdanını derinden yaralamıştır. Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamalarına göre, Suud Hastanesi’ne yapılan saldırılarda hasta ve yaralılar katledilmiş, sağlık çalışanları hedef alınmıştır. Yalnızca iki gün içinde iki binden fazla masum sivilin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) destekli Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) militanları tarafından vahşice öldürüldüğü bildirilmektedir.

Bu saldırılar, uluslararası hukukun, savaş hukukunun ve insan haklarının açık bir ihlalidir. El-Faşir’de yaşananlar, Gazze’de süregelen soykırımın bir yansımasıdır. Her iki durumda da siviller doğrudan hedef alınmakta, hastaneler bombalanmakta, şehirler haritadan silinmektedir.”

Açıklamada, Sudan’da Nisan 2023’te başlayan iç savaşın 29. ayına girdiği, 250 binden fazla insanın yaşamını yitirdiği, 15 milyondan fazla kişinin ise evlerini terk etmek zorunda kaldığı vurgulandı.

Platform, El-Faşir kentinin iki yıldır kuşatma altında olduğunu, insani yardım koridorlarının kapatıldığını ve gıda ile ilaç girişinin engellendiğini belirtti. Uydu görüntülerinde toplu mezarların ve katliam izlerinin açıkça görüldüğüne dikkat çekilerek, gazetecilerin ve yardım kuruluşlarının bölgeye girmesine izin verilmemesinin felaketin boyutlarını gizlediği ifade edildi.

“BAE, savaşın finansörü ve aktif tarafıdır”

Bingöl İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu, uluslararası raporlara göre BAE’nin Somali’deki Bosaso Askerî Üssü’nü Sudan’daki savaşa ikmal noktası olarak kullandığını belirtti. Açıklamada, “Darfur’un altın kaynaklarının BAE tarafından yağmalandığı, karşılığında paralı askerlerin ve silahlı dronların HDK saflarında kullanıldığı belgelerle sabittir. Bu durum, BAE’nin yalnızca finansör değil, aynı zamanda savaşın aktif bir tarafı olduğunu göstermektedir” denildi.

BAE’nin, Gazze’deki saldırılarda İsrail’e destek verdiğine de dikkat çekilen açıklamada, “BAE yalnızca El-Faşir katliamının sorumlularından biri değildir; aynı zamanda İslam coğrafyasının tüm çatışmalı bölgelerinde karşımıza çıkan Siyonist bir kukla rejim hâline gelmiştir. Vicdan sahibi halklar, BAE’yi utançla anacaktır” ifadeleri yer aldı.

“Uluslararası toplumun sessizliği kabul edilemez”

Açıklamada, El-Faşir’de yaşananların uluslararası sözleşmelere göre “insanlığa karşı işlenmiş savaş suçları” olduğu belirtilerek, şu çağrılar yapıldı:

“Uluslararası toplumun, Birleşmiş Milletler’in, Afrika Birliği’nin ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın bu vahşet karşısındaki sessizliği asla kabul edilemez. Savaş suçlarının cezasız kalması, bölgedeki istikrarsızlığı ve acıyı daha da derinleştirecektir.

Bizler, Bingöl İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu olarak, kardeş Sudan halkının adalet ve özgürlük mücadelesinin yanında olduğumuzu ilan ediyoruz. Sudan halkı yalnız değildir. Her türlü insanlık dışı saldırı karşısında mazlumların sesi olmayı sürdüreceğiz.”

Platform, uluslararası topluma yönelik dört maddelik çağrısını da açıkladı:

• El-Faşir katliamının bağımsız kuruluşlarca soruşturulması ve sorumluların Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanması,
• Sudan’daki insani krizin sona ermesi için yardımların bölgeye ulaştırılması,
• BAE’nin HDK’ye sağladığı silah ve paralı asker desteğinin sonlandırılması,
• İslam İşbirliği Teşkilatı’nın, BAE’nin üyeliğini askıya alması.

“Sessiz kalmak, suça ortak olmaktır”

Açıklamada, Sudan halkına yönelik saldırıların tüm insanlığın sınavı olduğu vurgulanarak, “Sessiz kalmak, suça ortak olmaktır. Bizler, vicdanın, adaletin ve insanlığın sesi olarak bu katliamları lanetliyor; mazlum Sudan halkının yanında olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz” denildi.

Platform, açıklamasının sonunda yalnızca Sudan değil, Gazze, Arakan, Doğu Türkistan ve diğer mazlum coğrafyalardaki zulümlere de dikkat çekerek, şu ifadelere yer verdi:

“Zalim rejimlerin, işgalci güçlerin ve emperyalist planların karşısında ümmet bilinciyle adaletin ve insan onurunun savunucusu olmaya devam edeceğiz. Mazlumlar kazanacak, zalimler kaybedecek.”

Bingöl'de Kar Yağışı Yerini Dondurucu Soğuklara Bırakacak!
Bingöl'de Kar Yağışı Yerini Dondurucu Soğuklara Bırakacak!
İçeriği Görüntüle

Açıklama, İbrahim Suresi’nin 14. ayeti ile son buldu:

“Andolsun, zulmedenleri kesinlikle helâk edeceğiz; onlardan sonra da yeryüzünde sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınanlar içindir.”