Bingöl Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Peyzaj ve Süs Bitkileri Yetiştiriciliği Programından Öğretim Görevlisi Müge Yurtcan, Bingöl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Elperen Meral ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümünden Prof.Dr. Banu Çiçek Kurdoğlu’nun “Yaya Kullanımını Destekleyen Stratejilerin Geliştirilmesine Yönelik Bir Durum Değerlendirme Çalışması: Bingöl Çapakçur Vadisi, Eski Saray Caddesi” başlıklı çalışmaları, Bozok Üniversitesi Tarım ve Doğa Bilimleri Dergisinde yayınlandı.

Bingöl kent merkezini ikiye ayıran Çapakçur Vadisi’nin, kentin en önemli doğal koridoru olduğu ifade edilen çalışmada, “Günümüzde kırsal yaşamın kısmen kentsel alan içerisinde devam ettiği vadi, aynı zamanda kent merkezindeki en eski yerleşim alanlarından biridir. Bu nedenle vadide yer alan Eski Saray Caddesi Bingöl'ün en eski caddelerinden biridir. Sokak kenarlarında kırsal yaşamın bir nebze de olsa devam ettiği konutların yanı sıra düğün salonları, eğlence parkları ve Bingöl Üniversitesi Tarımsal Üretim Merkezi gibi çeşitli tesisler bulunmaktadır. Doğal, kültürel ve konumsal özellikleri nedeniyle yaya öncelikli kullanım açısından önemli bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyelin artırılması amacıyla 8 uzman katılımcı ile mevcut durumun belirlenmesi amacıyla SWOT analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda alanın doğal, kültürel ve konumsal özelliklerinin güçlü ve zayıf yönleri; mevcut yapılaşma, sosyo-demografik yapı ve yapımına başlanan Millet Bahçesi'nin sunduğu fırsatlar ve tehditler ortaya konmuştur. Bu çalışmada, bir kentsel alanın ortasında kırsal yaşamın korunması ve geliştirilmesi, motorlu taşıt baskısının neden olduğu olumsuzlukların önlenmesi ve ortadan kaldırılmasına yönelik ortaya konulacak stratejilerin belirlenmesi amacıyla mevcut durumun uzmanlar tarafından değerlendirilmesi amaçlanmıştır” denildi.

Vadi ile ilgili elde edilen tespitler şöyle aktarıldı:

-GÜÇLÜ YÖNLER-

-Doğal Özellikler; flora ve fauna, su öğesi (akarsuya yakınlık), kırsal peyzaj varlığı (vadi peyzajı);

-Kültürel Özellikler; İsfahan Bey Camii (kent merkezindeki tarihi tek camii), ve kırsal nitelikli konutların varlığı, eski kent merkezinde olması ve kent belleğindeki yeri, tarihi kentsel koridorun izini taşıması;

-Konumsal Özellikler; Bingöl merkeze yakın olması, Genç, Cumhuriyet, Vali Konağı ve Milli Park caddeleri gibi önemli caddelere bağlantısının olması, çarşı ve üniversite bağlantısını sağlayan en yakın güzergâha sahip olması;

-Mekânsal Özellikler; rekreasyonel ve tarımsal aktivitelerin ve yatırımların yapılması, cadde üzerindeki parsellerin bahçe özelliği taşıması, trafik ve yapı yoğunluğunun düşük olması.

-ZAYIF YÖNLER-

-Doğal Özellikler; taşkın, deprem ve heyelan riski taşıması, biyoklimatik konforun düşünülmemesi, yol kenarı bitkilendirmesinin yetersiz olması;

-Kültürel Özellikler; halkın değişime direnç göstermesi, yerel yönetimlerin ekonomik ve teknik yetersizliği, paydaşlar arasındaki iletişimin eksik olması;

-Konumsal Özellikler; kent merkezinden düşük kotta bulunması,

-Mekânsal Özellikler; erişilebilirliğin kötü olması, yaya için tesis, donatı ve yürümeyi teşvik edici çekici unsurların yetersiz olması, rekreasyonel imkanların yetersizliği, yüzey kaplama malzemelerinin konforsuz ve çirkin olması, düğün başlangıç bitişlerindeki araç trafiği yoğunluğu, aydınlatma ve güvenlik noksanlığı, altyapı eksikliği.

-FIRSATLAR-

-Kentsel yeşil altyapı, yeşil yol ve yaya koridoru imkânı sunması,

-Rekreasyon, turizm, ticaret, istihdam ve eğitim fırsatları sunması,

-Kentin iki tarafını ilişkilendirme potansiyeli taşıması,

-Toplumsal etkileşimi arttırma ve araç kullanımını azaltma potansiyeli barındırması,

-Vadi içinde Millet Bahçesi yapılması ve kullanıcı sayısının artması,

-Yeşil alanların, geçirimli zeminlerin korunması ve arttırılması,

-Deprem sonrasında acil servis araçlarının geçebilmesi için servis koridoru imkânı sağlaması,

-Yüksek yapı olmadığı için daha kolay kamulaştırma imkânı olması.

-TEHDİTLER-

-Dere ıslahının ekolojik koşullar gözetilmeden yapılmaması sonucu sel ve baskın tehdidi,

-Deprem esnasında heyelan riski ve vadi kenarındaki yapıların yıkılma riski,

-Deprem sonrasında trafiğin sıkışması,

-Yolun iyileştirilmesi sırasında çevreye zarar verilmesi,

-Yayanın hâkim olduğu bir planlama şeklinin yöre halkı tarafından benimsenememesi ve itirazlar,

-Doğal ve kültürel değerlerin zarar görmesi,

-Millet Bahçesi ile alandaki araç trafiğinin, egzotik bitkilerin ve geçirimsiz zeminin artması, kırsal niteliğin bozulması,

-Bakım ve denetim hizmetlerinin sağlıklı yapılamaması sonucu vandalizm tehdidi,

-Bütün/çoğu tasarrufun özel işletmelere bırakılması ve kamusal niteliğin azalması.

HEYELAN VE KAYA DÜŞMESİ GİBİ RİSKLER GİDERİLMELİ-

SWOT analizin bulguları değerlendirildiği zaman çalışma alanının doğal, kültürel, konumsal ve mekânsal özellikleri güçlü yönler meydana getirebildiği gibi zayıf yönler de doğurabilmektedir. Çalışma alanını doğal bir oluşum içinde yer alması kırsal peyzaj değerini arttırır nitelikte gibi görünmektedir. Eski kent merkezi olması ise kültürel peyzaja katkı sunmaktadır.

Caddenin bağlayıcı, tesis ve yeşil alan özellikleri mevcut kullanım alışkanlıklarını da etkilemektedir. Üniversitenin bulunduğu bölge ile 1945’ten sonra vadi dışına taşınan Merkez’e bağlayıcı koridorlar barındırmaktadır. Fakat aradaki kot farkı erişilebilirliği zorlaştırmaktadır. Alanda kullanılan döşeme malzemesinde yer yer görülen bozulmalar, negatif görsel ve işlevsel etki yaratmaktadır.

Caddenin Çapakçur Vadisi içinde yer alması hem yeşil yol olanağı sunma açısından hem de rekreasyon, turizm ve bunlara dayalı eğitim ve istihdamı artıracağı görüşünü güçlendirmektedir. Chang ve arkadaşlarına (2020) göre kentsel yeşil yollar, sakinlerin doğaya bağlılığını güçlendirmekte ve rekreasyonel ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Arslan ve arkadaşlarına (2005) göre yeşil yollar, insanı ve kenti kırsala bağlayan yeşil sistemlerdir.

Acil servis araçlarının geçişine izin verecek şekilde düzenlenen yeşil yollar potansiyel riskleri tamamen ortadan kaldırmasa da onlara karşı korumaya yardımcı olarak acil durum risk planlamasına katkı sağlar (City of Collage Station, 2010). Eski Saray Caddesi kentin önemli arterlerine ulaştıran bir koridor olarak deprem sonrasında acil servis araçları için bir kanal vazifesi görebilecek niteliktedir. Fakat sunduğu bu fırsatın kullanılabilmesi için heyelan, kaya düşmesi ve vadi kenarındaki yapıların vadinin içine yıkılması gibi risklerin giderilmesi gerekmektedir.

Günümüzde Millet Bahçeleri kapalı alan rekreasyonu üstünlüğünü kırıp, kentlerdeki açık yeşil alanların arttırılması amacıyla ortaya konmuştur (Birol ve Aydın, 2019). Çapakçur Vadisi içinde yapılan Bingöl Millet Bahçesi’nin kent sakinlerini cezbederek mekânın kullanıcı sayısını arttıracağı yönündeki değerlendirmelerin yanı sıra koridorun taşkın alanı olması, alana motorlu taşıtla ulaşım talebinin artması ve bu süreçte doğal türlerin azalıp egzotik türlerin artması potansiyel tehditler gibi görünmektedir.

Diyarbakır'da bin 500 yıllık kilise kalıntısında yeni buluntular Diyarbakır'da bin 500 yıllık kilise kalıntısında yeni buluntular

-SONUÇ-

Eski Saray Caddesi’nin tarihi özelliği, yaya kullanımını teşvik edici bir özellik olarak görülmekte ama bu özelliğin aynı zamanda tehdit altında olduğu düşünülmektedir. Konumsal olarak önemli bölgeleri bağlayıcı niteliği sayesinde yaya kullanımlarını teşvik edici durumdadır. Fakat erişilebilirlik, güvenlik, tesis ve donatı eksikleri gibi nedenler zafiyet oluşturmaktadır. Deprem esnasında oluşabilecek heyelan ve aşırı yağışın neden olabileceği sel riskinin, kullanıcı için tehdit unsuru oluşturabileceği görülmektedir. Cadde, vadinin içinde yer alması nedeniyle yeşil alt yapı imkânı sunmakta, rekreasyonel kullanıma fırsat tanımaktadır. Millet Bahçesi, yaya kullanıcı sayısının arttırma ile birlikte egzotik bitkileri ve araç baskısını arttırma potansiyeli taşımaktadır. Dolayısıyla kentsel alanlar içinde yer alan vadi gibi oluşumların daha kırılgan yapıda olduğu söylenebilir. Çünkü barındırdığı fırsatların, pragmatik yaklaşımlarla kullanılması aynı zamanda maruz kalabileceği tehlikeleri de doğurabilmektedir. Bu koridorda yapılabilecek yaya odaklı değişimlerin, kent sakinleri tarafından benimsenememesi ihtimaline karşın toplumsal etkileşimi güçlendireceği düşünülmektedir. Yerel yönetimlerin ekonomik, teknik ve bilimsel açıdan yetersiz kalması ihtimali, alanın yaya öncelikli kullanımını güçleştirebilme ihtimalini arttırmaktadır.

Bu araştırma, Eski Saray Caddesi üzerinde yaya kullanımını destekleyen tasarım ve planlama çalışmalarına yönelik uzman değerlendirmelerini içeren bir ön çalışma niteliği taşımaktadır. Bundan sonraki süreçte araştırma alanı üzerinde yapılabilecek yayalaştırma, yürünebilir koridor ve kentsel yeşil yol planlamaları gibi çalışmalar için temel bir başlangıç olarak değerlendirilebilir.”

Ömer ŞANLI