Sağlık

Daha Uzun Ve Kaliteli Yaşam İçin 35 Yaş Uyarısı

Sağlıklı yaş alma ve uzun yaşam alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, sağlıkta yeni dönemin "check-forward" yaklaşımı olduğunu belirterek, hastalıkların ortaya çıkmadan önce öngörülmesi gerektiğini söyledi.

Abone Ol

Türkiye'de yaşlı nüfus oranının yüzde 10'u aşmasıyla birlikte, dünyada giderek yaygınlaşan "longevity" yani sağlıklı ve uzun yaşam yaklaşımı sağlık alanında daha fazla gündeme gelmeye başladı. Yaşlanmanın kaçınılmaz bir kader değil, yönetilebilir bir biyolojik süreç olarak ele alındığı bu yeni yaklaşım kapsamında birçok sağlık kuruluşu özel merkezler kuruyor.

Bu merkezlerden biri olan Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Longevity Merkezi'nde görev alan sağlıklı yaş alma alanının önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, longevity alanındaki son gelişmeleri değerlendirdi.

Klasik Check-Up Yerine "Check-Forward"

Longevity uygulamalarının yalnızca mevcut sağlık durumunu değerlendirmekle sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Müftüoğlu, kardiyovasküler risk analizlerinden metabolik ölçümlere, hücresel yenilenmeyi destekleyen uygulamalardan sağlıklı yaş alma protokollerine kadar birçok alanda kişiselleştirilmiş değerlendirmeler yapıldığını söyledi.

Prof. Dr. Müftüoğlu, "Longevity alanında dünyada öne çıkan bilimsel eğilimleri, Türkiye'de kurumsal sağlık çatısı altında erişilebilir hale getiriyoruz" dedi.

Yeni modelin klasik sağlık kontrollerinden farklı bir anlayış sunduğunu ifade eden Müftüoğlu, "Klasik check-up anlayışının ötesine geçen yenilikçi model, bireyin mevcut sağlık durumunu değerlendirmenin yanı sıra gelecekte oluşabilecek riskleri öngörmeye ve kişiye özel önleyici yol haritaları oluşturmaya odaklanıyor. Yani check-up dönemi bitti, check-forward başladı" diye konuştu.

Tıpta Önleyici Dönem Güçleniyor

Gelişmiş analiz sistemleri, dijital sağlık teknolojileri ve yapay zekâ destekli uygulamalarla elde edilen verilerin kişiye özel sağlık planlarına dönüştürüldüğünü belirten Müftüoğlu, "Tıp yön değiştiriyor. Hastalığı bulmak kadar gelmeden durdurmak gerekir. Geleneksel model yerine, sağlığın korunması önemli" ifadelerini kullandı.

Amaç Daha Uzun Değil, Daha Kaliteli Yaşam

Modern tıbbın artık hastalık ortaya çıktıktan sonra müdahale eden bir anlayıştan uzaklaştığını vurgulayan Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, yaşam kalitesinin artırılmasının öncelikli hedef olduğunu söyledi.

Müftüoğlu, "Hedefimiz ömrü uzatmak kadar, insanların daha uzun süre enerjik, üretken, bağımsız ve sağlıklı kalabilmesini desteklemek. Modern tıp, hastalığı bekleyen değil, geleceği yöneten bir modele dönüşüyor. Sadece hastalığı bulmak değil dert, bulmak kadar gelmeden dur demek gerekir" dedi.

"35 Yaş Yeni Bir Evrenin Başlangıcı"

Yaşlanma belirtilerinin sanıldığından daha erken dönemlerde ortaya çıkabildiğini ifade eden Müftüoğlu, Cahit Sıtkı Tarancı'nın "Yaş 35" şiirine atıfta bulunarak şu değerlendirmede bulundu:

"Artık 70 yaşına ulaşmak bir marifet değil; Cahit Sıtkı Tarancı'nın da ifade ettiği gibi 35 yaş, yolun yarısı sayılmıyor. Ancak belirtmeden geçmemek gerekir ki günümüzdeki bilimsel çalışmalar ve bulgular, yaşlanmaya dair ilk işaretlerin 35 yaş civarında ortaya çıktığını gösteriyor. Dolayısıyla 35 yaş, yolun yarısı değil; aksine yaşamımızın yeni bir evresinin başlangıcı olarak kabul edilebilir."

Hastalık Riskleri Yıllar Öncesinden Belirlenebiliyor

Erken yaşlarda başlayan sağlık takiplerinin önemli avantajlar sağladığını belirten Müftüoğlu, birçok hastalığın riskinin yıllar öncesinden tespit edilebildiğini söyledi.

Prof. Dr. Müftüoğlu, "Alzheimer gelmeden 10 yıl önceden ona bu sayede 'hoş gelmedin' diyoruz. Kanserde de geleceği tahmin eden bir döneme girdik. Pankreas ve yumurtalık kanseri gibi birçok kanser türünde 10 yıl önceden riskleri belirliyoruz. Bu sayede DNA'mızda dolaşan o hücreleri yakalayabiliyoruz" dedi.