Gündem

Karlıova'da JES'e Karşı Tepkiler Sürüyor!

Bingöl'ün Karlıova ilçesinde yapılması planlanan jeotermal kaynak arama (JES) projesine yönelik tepkiler sürüyor. DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, çevre platformları ve bölge halkı, Karlıova'da yapılması planlanan JES projesine karşı düzenlenen yürüyüş ve basın açıklamasında doğa ve yaşam alanlarını korumak için mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.

Abone Ol

Bingöl'ün Karlıova ilçesinde yapılması planlanan jeotermal kaynak arama (JES) projesine yönelik tepkiler sürüyor. Çerme Ekoloji ve Doğa Platformu (ÇEDEP) öncülüğünde düzenlenen yürüyüşün ardından Ilıpınar (Çerme) köyünde basın açıklaması gerçekleştirildi.

Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruda, Karlıova'nın Kargapazarı, Kantarkaya ve Ilıpınar köylerinde IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından hayata geçirilmesi planlanan Jeotermal Kaynak Arama Projesi için sunulan proje tanıtım dosyasının incelendiği ve projeye Bingöl Valiliğince "ÇED Olumlu" kararı verildiği açıklanmıştı.

Kararın ardından bölge halkı ve çevre platformları, projeye karşı çeşitli tarihlerde yürüyüş ve basın açıklamaları düzenledi. Son olarak ÇEDEP'in çağrısıyla 4 Temmuz Cumartesi günü düzenlenen programa vatandaşların yanı sıra DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyye Boz, Varto Ekoloji Platformu, Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu, Kanireş Ekoloji Platformu, sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Şehit Deresi'nde başlayan yürüyüş, Ilıpınar (Çerme) köy meydanına kadar devam etti. Burada yapılan basın açıklamasında, jeotermal kaynak arama çalışmalarının bölgenin su kaynaklarına, tarım alanlarına ve doğal yaşamına zarar vereceği öne sürülerek projenin iptal edilmesi çağrısında bulunuldu.

HÜLAKÜ: "BİZ BURAYA BAKTIĞIMIZDA YAŞAM GÖRÜYORUZ"

Basın açıklamasında konuşan DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, bölgede yürütülmek istenen projeyi "ekolojik kırım" olarak değerlendirerek şunları kaydetti:

“Burada bir ekolojik kırım var. 24 yıldır iktidarda olan yetkililer Çerme'yi bilmezler, Karlıova'yı bilmezler, Varto'yu bilmezler, Bingöl'ü bilmezler. Ama söz konusu rant olduğu zaman, rant haritasını gösterdiğiniz zaman rantı çok iyi bilirler. Hangi parçayı kime nasıl pay ettiklerini, yandaşlara nasıl verdiklerini çok iyi bilirler.

Biz bunlara buradan sesleniyoruz: Biz doğamızın bir parçasını, toprağımızı, suyumuzu dokundurtmadık, dokundurtmayacağız. Hiçbir şekilde dokundurtmayacağız. Onlar oradan, bu toprakları görmeden buraya baktıkları zaman rant görüyorlar. Biz buraya baktığımız zaman yaşam görüyoruz. Geleceğe, çocuklarımıza bize emanet edilen bu mirası aynı şekilde bırakacağız, doğamıza dokundurtmayacağız.

Onlar bizi çok iyi tanıyor, biz de onları çok iyi tanıyoruz. Rant için, para için ne yaptıklarını çok iyi biliyoruz. Ama onlar da bizim mücadelemizi, nasıl direneceğimizi çok iyi biliyorlar. Buradaki tüm halkımıza sesleniyorum; biz asla mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Her zaman dediğimiz gibi; 'Direne direne kazanacağız, direne direne kazanacağız.”

PERİ VADİSİ ÇEVRE KORUMA PLATFORMU'NDAN JES TEPKİSİ: "SESSİZ KALIRSAK GELECEĞİMİZE İHANET EDERİZ"

Çevre Ekoloji ve Doğa Platformu öncülüğünde düzenlenen basın açıklamasında konuşan Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu Sözcüsü Ekrem Alan, jeotermal enerji santrali (JES) projelerine tepki göstererek bölgenin doğal yaşamının tehdit altında olduğunu söyledi.

Alan, mücadelelerinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda toplumsal ve yaşamsal bir mücadele olduğunu belirterek, "Bizler ekolojik, yaşamsal ve toplumsal bir mücadele veriyoruz. Analarımızdan ve atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza teslim etme sorumluluğunu omuzlarımızda taşıyoruz." dedi.

Bölgede altın madenciliği, orman kesimleri ve planlanan jeotermal enerji projelerinin ciddi çevresel riskler taşıdığını ifade eden Alan, "Kiğı'da, Yedisu'da altın madenleri ve orman kesimleri var. Burada kurulacak jeotermal santrallerin bacalarından yayılacak yüksek ısının iklim değişikliğini hızlandıracağını, susuzluğa, kuraklığa, kıtlığa, hastalıklara ve yeniden göçe neden olacağını biliyoruz." diye konuştu.

Doğal yaşam alanlarının korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Alan, "Bugün toprağımızın elimizden alınmasına sessiz kalıyorsak kendimize de komşumuza da ihanet etmiş oluruz." ifadelerini kullandı.

Jeotermal projelerinin yalnızca Karlıova'yı değil, Varto, Çat, Peri, Yedisu, Solhan, Genç, Lice, Tekman, Hınıs, Bulanık ve Erciş gibi geniş bir coğrafyayı etkileyeceğini savunan Alan, "Bu yıkıma, talana ve ranta sessiz kalırsak atalarımıza ve bu topraklar için can verenlere ihanet etmiş oluruz." dedi.

Alan, çevre tahribatının insan sağlığını da olumsuz etkileyeceğini öne sürerek, "Sahip çıkmazsak kuruyacak her ırmağın, kesilecek her ağacın, yok olacak her canlının ve çölleşecek doğanın sorumluluğu hepimizin omzunda olacaktır. Sessiz kalırsak doğacak her kanserli bebeğin, bu vadide hastalanacak her insanın vebali de boynumuzda olur." ifadelerini kullandı.

Konuşmasının sonunda birlik çağrısı yapan Alan, "Gelin, ayrım yapmadan yaşam alanlarımızı birlikte savunalım. Havamız temiz, doğamız yeşil, sularımız berrak ve özgür aksın. Birlikte mücadele edelim, birlikte kazanalım." dedi.

HABER: EYLEM ÖZEN