Sağlık

Prof. Dr. Atilla Eroğlu: “Sağlıkta Merkez Değil, Erişim Esastır”

Türk Göğüs Cerrahisi Derneği Başkanı ve Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Atilla Eroğlu, hasta güvenliğini merkeze alan yönetim anlayışını, Doğu Anadolu’da sağlık hizmetlerinin geleceğini ve Bingöl ile kurulması planlanan sağlık iş birliklerini Bingöl Kent Haber Gazetesi’ne anlattı.

Abone Ol

Türkiye sağlık camiasında son dönemde hem akademik hem de idari sorumluluklarıyla öne çıkan isimlerden biri olan Prof. Dr. Atilla Eroğlu, göğüs cerrahisi alanındaki bilimsel birikimini sağlık yönetimiyle buluşturan bir süreçten geçiyor.

23 Kasım 2024’te Türk Göğüs Cerrahisi Derneği Başkanlığına seçilen Eroğlu, kısa bir süre sonra Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Başhekimliği görevine atanarak, yalnızca mesleki değil, bölgesel açıdan da kritik bir sorumluluğu üstlendi.

Erzurum’un bölgesel sağlık merkezi rolü, Bingöl başta olmak üzere Doğu Anadolu’dan artan hasta başvuruları ve sağlık hizmetlerinde kalite–sürdürülebilirlik dengesi, bu görevi daha da anlamlı kılıyor. Hasta güvenliğini merkeze alan yönetim anlayışıyla tanınan Prof. Dr. Eroğlu, aynı zamanda Türkiye’nin ilk kapsamlı akciğer kanseri haritalarından birine öncülük eden bilim insanı olarak da dikkat çekiyor.

Bingöl Kent Haber Gazetesi olarak; Bingöllü Prof. Dr. Atilla Eroğlu ile hem üstlendiği bu iki önemli görevi, hem Doğu Anadolu’da sağlık hizmetlerinin geleceğini, hem de Bingöl ile kurulması planlanan olası sağlık iş birliklerini tüm yönleriyle ele aldığımız kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdik.

İşte Prof. Dr. Atilla Eroğlu’nun, sağlık yönetiminden hasta güvenliğine, bölgesel sağlık politikalarından Bingöl’e uzanan dikkat çekici değerlendirmeleri…

İKİ KRİTİK GÖREV, ORTAK BİR HİZMET ANLAYIŞI

23 Kasım 2024’te Türk Göğüs Cerrahisi Derneği Başkanlığına seçilmeniz ve hemen ardından Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Başhekimliği gibi önemli bir idari göreve atanmanız, kariyerinizde dikkat çeken bir dönem oldu. Bu iki sorumluluğu eş zamanlı yürütmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu dönemi, kariyerimde sorumluluğu yüksek ama birbiriyle uyumlu iki önemli görev olarak görüyorum. Türk Göğüs Cerrahisi Derneği Başkanlığı, ülkemizde göğüs cerrahisinin bilimsel gelişimine katkı sunma sorumluluğunu beraberinde getiriyor. Başhekimlik görevi ise bu bilgi ve birikimi doğrudan sahaya, yani hasta hizmetine yansıtma imkânı sağlıyor.

İlk bakışta zor gibi görünse de bu görevlerin birbirini tamamladığını düşünüyorum. Dernek başkanlığı daha çok bilimsel gelişim ve mesleki standartlarla ilgilenirken, başhekimlik bu hedeflerin hastanelerde karşılık bulmasını sağlıyor. Bu süreci kişisel bir başarıdan ziyade, topluma daha fazla katkı sunabileceğim bir hizmet dönemi olarak görüyorum.

TEKNOLOJİYLE DEĞİŞEN CERRAHİ YAKLAŞIMLAR

Göğüs cerrahisinde son yıllarda öne çıkan bilimsel gelişmeleri Türkiye genelinde ve Doğu Anadolu Bölgesi özelinde nasıl değerlendiriyorsunuz?

Son yıllarda göğüs cerrahisinde çok önemli gelişmeler yaşandı. Ameliyatlar artık daha küçük kesilerle yapılabiliyor, hastalar daha az ağrı çekiyor ve çok daha kısa sürede günlük yaşamlarına dönebiliyor. Kapalı ve teknolojik yöntemlerin yaygınlaşması hem ameliyat güvenliğini artırdı hem de iyileşme sürecini hızlandırdı.

Türkiye genelinde bu gelişmeler hızla uygulanıyor. Eskiden sadece büyük şehirlerde yapılabilen birçok ileri cerrahi işlem, bugün farklı bölgelerde de başarıyla gerçekleştiriliyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nde de hastanelerimizin altyapısı güçlendi, cihaz olanakları arttı ve deneyimli hekim kadroları bölgede hizmet vermeye başladı. Bu da sağlık hizmetlerinde önemli bir eşitliği beraberinde getirdi.

“YOĞUN BAŞVURU OLMASI BİZİM İÇİN BİR YÜK DEĞİL, ÖNEMLİ BİR SORUMLULUKTUR”

Erzurum’a başta Bingöl olmak üzere çevre illerden yoğun hasta başvurusu var. Artan bu hizmet talebini sağlık sisteminin etkinliği ve sürdürülebilirliği açısından nasıl yönetmeyi planlıyorsunuz?

Erzurum, coğrafi konumu ve sağlık altyapısı nedeniyle bölgenin doğal sağlık merkezi konumundadır. Başta Bingöl olmak üzere çevre illerden yoğun hasta başvurusu olması da bunun açık bir göstergesidir. Bu durumu bir yükten ziyade, önemli bir sorumluluk ve hizmet görevi olarak görüyoruz.

Artan hasta talebini yönetirken temel yaklaşımımız şudur: Hastanın doğru yerde, doğru zamanda ve doğru şekilde hizmet alması.

Bu çerçevede birkaç noktaya özellikle önem veriyoruz:

Öncelikle, Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nde hizmet sunumunu daha planlı ve düzenli hâle getirmek istiyoruz. Randevu sistemlerinin etkin kullanımı, acil ve öncelikli hastaların hızlıca değerlendirilmesi ve yatak–ameliyathane kullanımının verimli planlanması bu sürecin temelini oluşturuyor.

İkinci olarak, çevre illerle koordinasyonu güçlendirmeyi hedefliyoruz. Her hastanın Erzurum’a gelmesine gerek kalmadan, kendi ilinde çözülebilecek sağlık sorunlarının yerinde yönetilmesi; ileri tetkik ve tedavi gerektiren hastaların ise planlı şekilde merkezimize yönlendirilmesi hem hasta mağduriyetini azaltacak hem de sistemi rahatlatacaktır.

Üçüncü olarak, sağlık çalışanlarımızın yükünü azaltacak ve hizmet kalitesini artıracak ekip çalışması ve destekleyici düzenlemeler büyük önem taşıyor. Güçlü bir sağlık sistemi, ancak mutlu ve verimli çalışan sağlık personeliyle mümkündür.

VERİMLİLİK VE SÜREKLİLİK ODAKLI YÖNETİM

Başhekimlik göreviniz süresince hasta güvenliği, klinik verimlilik ve sürdürülebilir kalite açısından hangi stratejileri önceliklendiriyorsunuz?

Önceliğimiz, hastanemize başvuran her vatandaşın güvenli, zamanında ve nitelikli sağlık hizmeti almasıdır. Hasta güvenliği bizim için vazgeçilmezdir. Tanıdan tedaviye kadar her aşamada hata riskini azaltan standart uygulamaları güçlendirmeye önem veriyoruz.

Klinik verimlilik de bir diğer önemli başlık. Hastaların gereksiz beklemeden doğru branşa ulaşmasını sağlamak, hem hasta memnuniyetini hem de çalışan verimliliğini artırıyor. Kalitenin sürdürülebilirliği ise geri bildirimleri dikkate alan, kendini sürekli geliştiren bir yönetim anlayışıyla mümkün.

“HASTALIKLAR HARİTAYLA DEĞİL, YAŞAM ALIŞKANLIKLARIYLA ŞEKİLLENİR”

Bölgesel olarak illerin hastalık profili çıkarılıyor mu? Böyle bir tespit varsa çözüm nasıl işliyor?

Hastalıklar il sınırına göre oluşmaz; ancak iklim, çevre ve yaşam alışkanlıkları bazı hastalıkların bazı bölgelerde daha sık görülmesine neden olabilir. Bingöl’de uzun kış ayları ve sigara kullanımı nedeniyle solunum yolu hastalıkları daha sık görülebiliyor. Ayrıca hareketsiz yaşam tarzına bağlı olarak tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıklar da artış gösterebiliyor.

Bu veriler sağlık kayıtları üzerinden izleniyor ve buna göre tarama programları planlanıyor. Bizim temel yaklaşımımız, hastalık ortaya çıkmadan önce önlem almak ve sağlık bilincini artırmaktır.

“ERKEN TANI VE FARKINDALIK HAYAT KURTARIYOR”

Türkiye’nin akciğer kanseri haritasının oluşturulmasında öncü oldunuz. Bu çalışma güncelleniyor mu? Doğu Anadolu ve Bingöl bu haritada nasıl bir yerde duruyor?

Bu çalışma, Türkiye’de akciğer kanserini ilk kez bu kadar kapsamlı şekilde ortaya koydu. Tek seferlik bir çalışma değil; verilerin belirli aralıklarla güncellenmesi hedefleniyor.

Ortaya çıkan veriler, Doğu Anadolu Bölgesi’nin özellikle sigara kullanımı ve geç başvuru nedeniyle dikkatle izlenmesi gereken bölgelerden biri olduğunu gösterdi. Bingöl’de ise çevresel riskler sınırlı olsa da sigara kullanımı ve farkındalık eksikliği önemli bir risk faktörü olarak öne çıkıyor. En güçlü silahımız erken tanı ve toplumsal farkındalıktır.

“KAPIMIZ BİNGÖL’E AÇIK”

Göreviniz süresince Bingöl ile sağlık alanında ortak projeler yapmayı düşünüyor musunuz?

Bingöl ile sağlık alanında ortak projeler geliştirmeyi kesinlikle önemsiyorum. Hasta sevklerinin daha planlı yapılması, tanı ve tedavi süreçlerinin yerinde güçlendirilmesi, sağlık çalışanlarına yönelik eğitim programları ve erken tanı projeleri bu kapsamda değerlendirilebilir.

Bingöllü vatandaşlarımızın her sağlık sorunu için başka bir şehre gitmek zorunda kalmaması temel hedefimizdir. Bu yönde atılacak her yapıcı adımı desteklerim.

Kapımız, gönlümüz ve imkânlarımız; Bingöl ile ortak, sürdürülebilir ve halkın yaşamına doğrudan katkı sunan sağlık projelerine daima açıktır.

HABER: EYLEM ÖZEN