Yazı Detayı
27 Ekim 2017 - Cuma 12:51
 
BİNGÖL’DE ENGELLİ OLMAK!
Ömer ŞANLI
binses12@gmail.com
 
 

Bingöl’de engelli olmak dünyanın en zor işlerinde biri.

Bunu ancak engelliyseniz veya engelli bir yakınınız varsa anlarsınız.

TOKİ konutlarından çarşıya doğru gelirken, bir engelli vatandaşımızla karşılaştım.

“Soğuk diye evde başıma külah taktım ama dışarı çıkınca havanın sıcak olduğunu gördüm. Külahımı çıkarmama yardım eder misin?” dedi.

Külahını çıkarıp Genç Caddesinde PTT kavşağına kadar birlikte yol aldık.

Ortopedik engelliydi.

‘Bir dokunsan bin ah işitirsin’ misali, engellilerin Bingöl’de yaşadığı sıkıntıları dile getirerek, ili yönetenlerin ilgisizliğinden yakındı.

Şehrin ağır yükünün altında engelli olmanın zorluklarını anlatırken, dudaklarından dökülen her cümlede beklentiler ve umutsuzluk vardı.

Engellilerin bu şehirde normal insanlar gibi rahatça dolaşamamasının öfkesi, kızgınlığı vardı.

Kaldırıma çıkamadığı için yolda engelli arabasıyla yol alırken, bir aracın kardeşine çarpmasının acısı vardı…

Geçtiğimiz günlerde kendisi gibi ortopedik engelli kardeşine Genç Caddesi üzerinde bir otomobil çarpmış.

Kazanın olduğu yere gelince “Kaza şurada oldu. Sarhoşun biri aracıyla engelli olan kardeşime çarptı. Hiçbir yaptırım olmadan bırakmışlar” dedi.

Biraz daha ilerledikten sonra engelli rampasının önüne park etmiş araçlar yolumuzu kesiyordu, kaldırıma çıkamadık.

“Şimdi ben buraya nasıl çıkayım” deyip yolumuza ana yol üzerinden devam ettik.

“Yazın bunları” dedi. “Özellikle hat minibüslerini yazın engelli rampası yok ve o sarı araçları yazın.” Ticari taksilerden bahsediyordu. “Çok hızlı gidiyorlar, yolda engelli mi var kimse dinlemiyor. Kaldırımlara rahat çıkamıyoruz. Şehir sadece bir caddeden ibaret değil, tüm cadde ve sokakların engellilere göre düzenlenmesi gerekiyor.”

Kısacık mesafede BÜYÜK sorunlarını anlatırken, PTT kavşağına vardık.

“Bak” dedi, “Bu kavşakta trafik ışıkları yanmıyor. Trafik burada allak bullak oluyor. Araç sürücülerinin engellilere hiç saygısı yok. Yetkililer buraya niye trafik ışıkları takmıyor? Çok mu zor? Şimdi bekle ki, trafik sakinleşsin ki geçebilelim.”

Bu sorunlar birkaç metrelik yolculuğumuzda bir engelli vatandaşımızın dile getirdiği, siz yetkililer için kulak arkası edilen ancak engelliler için büyük sorunlardı.

Elbette şehirdeki engelli sorunları bunlarla sınırlı değildi. Bunlar sadece küçük bir kısmıydı.

Siz ilin yetkilileri olarak engelliler haftasında, engelliler gününde birkaç engelli vatandaşı çağırıp göstermelik görüntüler vermekten vazgeçin artık.

Engellileri hatırlayın elbet ancak sadece bir güne özel yemek masalarında poz vererek değil.

Siz, engellilerin yanında olmak istiyorsanız, onlara şehirde rahat edebilecekleri yaşam koşulları oluşturun.

Mesela; engelliler için şehrin belirli noktalarında WC’ler yapın.

Sadece ana caddede değil, şehrin bütün cadde ve sokaklarını engellilerin rahat yolculuk edebileceği şekilde düzeltin.

Hat minibüslerinde engelli rampası yok, minibüslere engelli rampası yerleştirin.

Kaldırım kenarlarında su arkları yaparken bi zahmet engelliler için engel oluşturmayın.

Kurumlarınızı engellilerin tüm birimlere rahatlıkla ulaşabileceği şekilde düzenleyin.

Engelliler için şehirde dinlenme noktaları oluşturun.

PTT ve Dörtyol kavşağında yanmayan sinyalizasyon lambalarını onarın ki, insanlar geçiş sırasının kimde olduğunu bilsin.

Engellilerin sosyal aktivitelere katılabileceği alanlar oluşturun… ki engelli vatandaşlarımız da bu şehrin birer parçası olduğunu hsin.

Yine görmezden geleceksiniz, yine kulak arkası edeceksiniz biliyorum.

Yine yuvarlak kelimelerle ‘engellilerin yanındayız’ diyeceksiniz.

Ve yine bir şey yapmayacaksınız…

Haydi!

Bu kez şaşırtın bizi. Yukarıda saydığımız sorunları çözün, hatta siz daha fazlasını yaparak utandırın bizi.

 
Etiketler: BİNGÖL’DE, ENGELLİ, OLMAK!,
Yorumlar
Haber Yazılımı