Bingöl’de 3 binin üzerinde yapı ağır hasarlı. Neden bu yapıların yıkım sürecini ağır işletiyoruz. Neden insanlara yeni yaşam alanları oluşturmayıp ağır hasarlı yapılarda oturmalarına izin veriyoruz?
Uzmanların ‘olacak’ dediği depremin olmasını mı bekliyoruz?

Bütün Türkiye’yi yaralayan 6 Şubat Maraş depreminin üzerinden 1 yılı aşkın süre geçti. Depremin acıları henüz taze iken uzmanlar Bingöl için de sık sık deprem uyarısı yapıyor. Özellikle Yedisu Fayı ve Bingöl-Karlıova arasına dikkat çeken uzmanlar, bu bölgelerde 7’nin üzerinde deprem olabileceğini belirtiyor.
Peki, biz ne yapıyoruz?
İli yönetenler, kurum müdürleri, siyasi partiler, milletvekilleri, sivil toplum kuruluşları, vatandaşlar olarak olası bir depreme hazır mıyız, gerekli hazırlıkları yapıyor muyuz?
Uyarıları ciddiye alıyor muyuz?
Hiç sanmıyorum.
İli yönetenler, kurum müdürleri yeterince sorumluluk almıyor, milletvekilleri ili umursamıyor, ildeki siyasi parti temsilcileri suskunluk içinde, sivil toplum kuruluşları deprem sonrasına hazırlık yapıyor, vatandaşlar ise uyumayı tercih ediyor.
Neden mi?
6 Şubat depreminden sonra yapılan hasar tespit çalışmaları sonucunda Bingöl’de 3 binin üzerinde yapıda ağır hasar tespit edildi.
Bu ağır hasarlı yapılar boşaltıldı mı? 
Hayır.
İnsanların çoğu ağır hasarlı olduğu bilinmesine rağmen bu yapılarda oturmaya devam ediyor. Olası bir depremde bu yapıların yıkılması kader değil, ihmal olacaktır. Ve bunun vebali bugün ili yönetenlerin boynunda olacaktır.
Bu yapılarda oturan insanların barınması için konteynır kentler biran önce kurulmalı, ağır hasarlı yapıların yıkılmasına ve yeni yapıların yapılmasına biran önce başlanmalıdır.

AĞIR HASARLI YAPILAR NEDEN BOŞALTILMIYOR?

Bingöl halkı, Kültür Mahallesinde uygulanan kentsel dönüşüm projesi kapsamında yıllarca mağdur edildi. Bu durum ilin yönetenlerin, mazbatalarını alıp meclise gidenlerin çok umurunda değil sanırım. Çünkü yeni mağduriyetlerin oluşmaması için gerekli hassasiyeti göstermiyorlar.
Bingöl’de hali hazırda 3 binin üzerinde yapı ağır hasarlı. Bu yapıların yarın yıkılmayacağının, altında insanların kalmayacağının garantisini kim verebilir?
Hiç kimse.
O halde neden ağır hasarlı konutların yıkım sürecini ağır işletiyoruz. Neden insanlara yeni yaşam alanları oluşturmayıp ağır hasarlı yapılarda oturmalarına izin veriyoruz?
Uzmanların ‘olacak’ dediği depremin olmasını mı bekliyoruz?
*** *** ***
Kültür Mahallesinde bugünkü gibi risk olmamasına rağmen insanlar 7 yıl boyunca mağdur edildi. 6 Şubat Maraş depreminden sonra ise, evine ‘ağır hasarlı’ raporu verilen insanların büyük bölümü bu yapılarda yaşamaya devam ederken bir kısmı da şimdiden kiracı konumuna düştü. 
Bu insanlar, Kültür Mahallesi’nde olduğu gibi 7 yıl, 10 yıl boyunca konutlarının yapılmasını mı bekleyecek?
Yoksa ağır hasarlı konutlar hızlı bir şekilde boşaltılıp, yapım süreci hızlı bir şekilde başlatılıp konutlar 1-2 yıl içinde yapılarak hak sahiplerine teslim mi edilecek?
Umarım ikincisi olur ancak bugüne kadar yapılan çalışmalara baktığımızda bunun çok uzak ihtimal olduğunu söylemek mümkün?
Dilerim, konutlar bir an önce boşaltılıp yenileri kısa bir sürede yapılır ve ben haksız çıkarım.

BİRAZCIK DUYARLILIK!

Jeoloji Mühendisleri Odası’nın, 2021 yılı şubat ayında yayımlanan ve Bingöl’deki kurumlara da gönderilen “Fay Üzerinde Yaşayan Kentlerimiz: Bingöl Raporu”nun üzerinden 3 yıl geçti.
Raporda, “TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak deprem üretme potansiyeli bulunan fay hattı ve zonu üzerine yerleşmiş bulunan Bingöl'ün olası bir depremde büyük acılara sebebiyet verebilecek sonuçlarla karşılaşılmaması için bugünden gerekli hazırlık ve çalışmaların başlatılması gerektiği düşünülmektedir. Ayrıca Bingöl ilinde son yüz yıllık zaman dilimi içerisinde çok sayıda can kaybına neden olan büyük depremlerin meydana geldiği, Bingöl kent merkezi, Karlıova ve Yedisu ilçe merkezleri ile 36 köy yerleşim biriminin doğrudan fay hatları/zonları üzerine oturduğu bilinmesine rağmen kamu kurumlarının bu bölgede yaptıkları yeni yerleşim alanı ve konutları da yine fay zonları üzerinde yapmışlarıdır. Bu durum açık bir cinayete davetiye niteliğindedir” ifadeleri yer alırken, Bingöl’de mikrobölgeleme çalışmalarının yapılması, diri fayların yerinin ve özelliklerinin belirlenmesi, deprem master planlarının hazırlanması, aktif fay hatlarının sakınım batlarının imar planlarına işlenerek yenilenmesi gerektiği belirtildi.
Jeoloji Mühendisleri Odasının uyarıları bugüne kadar dikkate alınmadı. Umarım ili yönetenler, bundan sonra birazcık duyarlı olur. Birazcık!

“HABER YAPMAYIN, NE GEREK VAR” DİYENLERE…

Bir anekdot da haberlerimize gelen eleştiriler için düşeyim; 
Yaptığımız deprem haberlerinden dolayı zaman zaman vatandaşlardan “çok deprem haberi yapıyorsunuz, uyuyamıyoruz” şeklinde eleştiriler alıyoruz.
Yapılan deprem haberlerine, “psikolojimizi bozdunuz, yeter bu milletin aklıyla oynamayın, olacağı varsa olur, milleti strese sokmanın bir anlamı yok, depremin ne zaman olacağını ancak Allah bilir, paylaşıp sadece insanların psikolojisini etkiliyorsunuz, gerek yok” şeklinde yorum yapan çok sayıda kişi var.
Tedbirler alınsın diye, Bingöl deprem dirençli bir kent haline getirilsin diye, beklenen büyük deprem yaşanmadan gerekli hazırlıklar yapılsın diye, binalar sağlam zemin üzerine, deprem yönetmeliğine göre yapılsın diye yazmaya devam edeceğiz.
Deprem olduğunda yıkılabilecek evlerinizin altında kalıp bir daha uyanmamaktansa, deprem olacak korkusuyla uyumayı verin. 
Zaten sürekli uyuyorsunuz…