TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban, TBMM Başkanlığına sunulan ‘Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ ile ilgili açıklama yaptı.

Kanun teklifinin jeoloji mühendislerini mağdur edeceğini ifade eden Alban, “ülkemizin deprem gerçeği ve yapı güvenliği açısından kritik öneme sahip olan zemin etüdü süreçlerini ve bu alanda faaliyet gösteren jeoloji mühendislerini doğrudan etkileyen düzenlemeler içermektedir. Söz konusu teklif, yapı güvenliğini sağlama iddiası taşırken, uygulamada meslektaşlarımızı ağır bir bürokrasi ve orantısız yaptırım tehdidi ile karşı karşıya bırakmaktadır” dedi.

Alban, yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi; “Ardahan Milletvekili Kaan Koç ve Hatay Milletvekili Adem Yeşildal ile 73 Milletvekili arkadaşı tarafından TBMM Başkanlığına sunulan 09/01/2026 tarih ve 2 / 3466 Esas No “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” sunulmuş olup, kanun tasarı teklifinin 21, 22, 23, ve 24’ üncü maddeleri doğrudan meslektaşlarımız ve meslek alanımıza ilişkin düzenlemeler getirmektedir. TBMM’sinde siyasi parti gruplarına mensup milletvekilleri, uzun zamandır kamuoyunda “Torba Kanun” olarak adlandırılan birden fazla farklı kanunlarda değişiklikler yapan yasal düzenlemeler hazırlamakta ve yasalaştırılmaktadır. Bilindiği üzere, farklı kanunları ilişkin düzenlemelerin tek bir yasa çerçevesinde ele alınması sonucunda, düzenlemeler hemen hemen ilgili kişi, kurum veya kuruluşlar tarafından ayrıntılı bir şekilde tartışılamamakta; özellikle ilgili tarafların düşünce ve önerileri göz önüne alınmadan yasalaşma süreci tamamlanmaktadır. Söz konusu teklifte de 7000’e yakın meslektaşımızı işsiz bırakacak, açtıkları “zemin ve temel etüt mühendislik bürolarının” kapısına kilit vuracak düzenlemeler içermektedir.

Teklifte tespit edilen temel dezavantajlar ve riskler şunlardır:

-Zemin Etüdünde Yeni Tekelleşme ve Bürokrasi Riski: Kanun teklifiyle getirilen "zemin ve temel etüt kuruluşu" tanımı ve bu kuruluşların Bakanlıkça belgelendirilmesi zorunluluğu, serbest çalışan jeoloji mühendislerinin faaliyet alanlarını daraltma riski taşımaktadır. Bu düzenleme, bireysel mesleki faaliyetlerin yerine büyük sermaye gruplarının kontrolündeki kurumsal yapıları zorunlu kılarak mesleki bağımsızlığı zedeleyebilir.

Aydemir: Modern Hayat, İnsanı Kulluk Bilincinden Uzaklaştırdı
Aydemir: Modern Hayat, İnsanı Kulluk Bilincinden Uzaklaştırdı
İçeriği Görüntüle

-Ağır ve Orantısız İdari Para Cezaları: Teklif, zemin ve temel etüt kuruluşlarına; arazi çalışmaları, numune alımı, saklanması ve taşınması gibi her bir teknik aşama için mevzuata aykırılık durumunda ağır idari para cezaları öngörmektedir. Teknik ve doğası gereği değişkenlik gösterebilen arazi süreçlerindeki en küçük aksaklıkların yüksek meblağlı cezalarla ilişkilendirilmesi, meslektaşlarımızı ciddi bir ekonomik baskı altına sokacaktır.

-İzin Belgesi İptali ve Faaliyetten Men Tehdidi : "Gerçeğe aykırı" olarak nitelendirilecek bir rapor düzenlenmesi durumunda, kuruluşun izin belgesinin doğrudan iptal edilmesi ve faaliyetine son verilmesi öngörülmektedir.

-"Bilimsel Yorum" Suç Sayılamaz: Metindeki "gerçeğe aykırı rapor" tanımı son derece muğlaktır. Bilimsel bir disiplin olan jeolojideki veri yorum farklarının "meslekten men" ile cezalandırılması, mühendislerin üzerinde bir güvensizlik ortama sunmaktadır.

-Teminatların Hazineye Devri: Yapılan düzenleme ile sadece faaliyetin durdurulmasıyla yetinilmemekte, kuruluşun yatırdığı teminatın da hazineye gelir (irat) kaydedilmesi düzenlenmektedir. Bu durum, mühendislik faaliyetlerini yüksek riskli "ticari kumara" dönüştürmektedir.

-Lojistik ve Maliyet Krizi: Zemin deneylerinin sadece Bakanlıktan izin belgeli laboratuvarlarda yapılması zorunluluğu, laboratuvar kapasitelerinin yetersiz olduğu bölgelerde işlerin aksamasına ve maliyetlerin kontrolsüzce artmasına neden olacaktır.

Sonuç olarak; Güvenli yapılaşmanın ilk adımı olan zemin etütlerinin niteliğini artırmak, mühendisi cezayla tehdit ederek değil; mesleki haklarını koruyarak ve bilimsel çalışma ortamını iyileştirerek mümkündür. Bu teklif, jeoloji mühendislerini teknik birer denetçi olmaktan çıkarıp, her an ağır cezalarla karşılaşabilecek birer "risk unsuru" haline getirmektedir.

Milletvekillerine ve Kamuoyuna Çağrımızdır!

TBMM Başkanlığına sunulan yeni Kanun Teklifi, sadece mühendislerin ekmeğiyle oynamakla kalmıyor; zemin etüdü süreçlerini bilimsel bir faaliyetten çıkarıp yüksek riskli bir ticari kumar haline getiriyor. 7 bin meslektaşımızı işsizliğe mahkûm edecek, zemin etüdü bürolarının kapısına kilit vuracak bu düzenlemeler derhal geri çekilmeli veya meslek örgütlerinin görüşleri doğrultusunda yeniden düzenlenmelidir”

(Haber Merkezi)