Saha Araştırmaları Merkezi (SAMER), Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerine bağlı 16 ilde, 2-5 Mayıs 2026 tarihleri arasında 1506 kişi ile saha çalışması gerçekleştirdi.
Çalışmanın sonucu ile ilgili SAMER’den yapılan açıklamada, “Diyarbakır, Şanlıurfa, Van, Batman, Mardin, Şırnak, Ağrı, Adıyaman, Muş, Siirt, Bitlis, Hakkari, Kars, Bingöl, Dersim ve Iğdır illerini kapsayan ve hanelerde yüz yüze gerçekleşen çalışma sonuçları, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yaşayan yurttaşların barış ve müzakere sürecine ilişkin tutumlarının temkinli, parçalı ve sınırlı güvene dayalı bir görünüm sergilediğini ortaya koymuştur.
Toplumun önemli bir kısmı sürecin sağlıklı ilerlemediğini düşünürken, sürece duyulan güvenin tam anlamıyla güçlü ve istikrarlı bir zemine oturmadığı ölçülmüştür.
Araştırma bulguları, Ekonomik Kriz ve İşsizliğin tüm Sosyo-demografik gruplar açısından temel sorun olmaya devam ettiğini, barış ve müzakere sürecinin ilerleyebilmesi için öncelikli sorumluluğun büyük ölçüde hükümet ve Meclis’e yüklendiğini, önemli bir kesimin sürecin ilerleyebilmesi için:
-Samimi ve yapıcı bir yaklaşım
-Somut adımlar
-Yasal güvenceler ve demokratik reformların gerekli olduğunu düşündüğünü ortaya koymuştur.
Ayrıca gündemde olan Umut Hakkı’nın tanınmaması, bölgede yaşayan geniş bir toplumsal kesim tarafından sürecin ilerlemesini yavaşlatan önemli eşiklerden biri olarak değerlendirilmiştir” ifadelerine yer verildi.
KATILIMCILARA YÖNELTİLEN SORULAR VE YANITLARI
-“Türkiye’nin en önemli birinci sorunu nedir?” sorusuna katılımcıların yüzde 43,8’i ekonomik kriz/işsizlik, yüzde 27,1’i Kürt sorunu, yüzde 9,4’ü hukuk sisteminin mevcut durumu, yüzde 7,1‘i eğitim sistemi, yüzde 4,1’i muhalefetsizlik, yüzde 2,8’i demokrasinin olmayışı, yüzde 2,3’ü Cumhurbaşkanlığı sistemi, yüzde 2’si çatışma ve şiddet ortamı, yüzde 0,9’u dış politika, yüzde 0,6’sı kadın hakları ve kadın güvenliği yanıtı verdi.
-“Barış ve müzakere sürecinin sağlıklı ilerlediğini düşünüyor musunuz?” sorusuna, katılımcıların yüzde 47,5’i hayır, yüzde 30,2’si evet, yüzde 22,3’ü kısmen yanıtını verdi.
-“Barış ve müzakere sürecinin sağlıklı ilerleyebilmesi için öncelikli sorumluluğun hangi kurum/yapı veya kişide olduğunu düşünüyorsunuz?” sorusuna, katılımcıların yüzde 62,3’ü hükümet, yüzde 23,4’ü meclis, yüzde 5,7’si muhalefet, yüzde 4,9’u Abdullah Öcalan, yüzde 2,7’si PKK, yüzde 1,1’i STK’lar yanıtını verdi.
-Yürüyen sürece duyulan güvenin sorgulandığı soruya ise katılımcıların yüzde 8,4’ü ‘çok güveniyorum’, yüzde 30,7’si ‘güveniyorum’, yüzde 24,2’si ‘az güveniyorum’, yüzde 18,3’ü ‘güvenmiyorum’, yüzde 18,5’i ‘hiç güvenmiyorum’ yanıtı verdi.
-“Mevcut diyalog tartışmalarını göz önünde bulundurarak sürecin olumlu sonuçlanabileceğini düşünüyor musunuz?” sorusuna katılımcıların yüzde 28,6’sı ‘hayır’, yüzde 26,6’sı ‘evet’, yüzde 23,7’si ‘kısmen’, yüzde 12,8’i ‘kararsızım’, yüzde 8,3’ü ‘fikrim yok’ yanıtı verdi.
-“Sürecin başından beri tartışılan ‘umut hakkı’nın henüz tanımlanmamış olmasının, sürecin ilerlemesini yavaşlattığını düşünüyor musunuz?” sorusuna katılımcıların yüzde 50,5’i ‘evet, yüzde 26’sı ‘kısmen’, yüzde 23,5’i ‘hayır’ cevabını verdi.
-“Barış ve müzakere sürecinin neden sağlıklı ilerlemediğini düşünüyorsunuz?” sorusuna katılımcıların yüzde 36,3’ü ‘somut adımlar atılmıyor’, yüzde 15,5’i ‘hükümet üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmiyor’, yüzde 8,2’si ‘taraflar sürece samimi ve istekli yaklaşmıyor’, yüzde 7,8’i ‘taraflar müzakere içinde olmadığı için’, yüzde 5,7’si ‘geçmiş dönemlerin başarısız olması’, yüzde 4,1’i ‘süreç yeterince ciddiye alınmıyor’, yüzde 3,8’i ‘Kürt hakları anayasal güvence altında olmadığı için’ yanıtı verdi.
(Haber Merkezi)