Bingöl Emek ve Demokrasi Kurumları Platformu, kentte birkaç gün önce 27 yaşındaki bir gencin öldürülmesine ilişkin basın açıklamsı yaparak yaşanan cinayetin tesadüf ya da münferit bir olay olmadığını vurguladı. Platform, olayın yıllardır derinleşen uyuşturucu kullanımı, artan bireysel silahlanma ve kamu otoritesinin ihmallerinin bir sonucu olduğunu belirtti.

“BİNGÖL’DE YAŞANANLAR ARTIK “GÜVENLİK SORUNU” BAŞLIĞIYLA GEÇİŞTİRİLEMEZ”

Cevdet Yılmaz’dan Orta Doğu Uyarısı: Savaşın Uzaması Sorunları Derinleştirecektir!
Cevdet Yılmaz’dan Orta Doğu Uyarısı: Savaşın Uzaması Sorunları Derinleştirecektir!
İçeriği Görüntüle

Platform yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Bingöl’de birkaç gün önce 27 yaşında bir gencimizin katledilmesi, tesadüf ya da münferit bir olay değildir. Bu cinayet; yıllardır bilinçli biçimde büyütülen uyuşturucu düzeninin, teşvik edilen bireysel silahlanmanın ve kamu otoritesinin sistematik ihmalinin doğrudan sonucudur. Bu bir cinayettir ve bu cinayetin sorumluları vardır.

Bugün Bingöl’de yaşananlar artık “güvenlik sorunu” başlığıyla geçiştirilemez. Bu kentte uyuşturucu serbestçe dolaşıyor, silahlanma alenen artıyor, gençler göz göre göre çürütülüyor. Devletin tüm kurumları bu tabloyu bilmektedir. Buna rağmen kalıcı ve köklü hiçbir adım atılmamaktadır. Çünkü mesele önlem almak değil, düzeni korumaktır.”

“GENÇLERE YAŞAM SUNMADINIZ, UMUT SUNMADINIZ, ONUR SUNMADINIZ”

“Her ölümden sonra yapılan göstermelik denetimler, birkaç günlük operasyonlar ve basın açıklamaları gerçeği gizleyemez. Asıl suç, bu düzeni yaratan ve sürdüren politikalardadır. Uyuşturucu kullanım yaşının 12’ye düştüğü, silahın neredeyse her evde bulunduğu bir kentte “haberimiz yoktu” demek ya akılsızlık ya da açık yalandır.

Siyasal iktidar ve onun yereldeki temsilcileri bilmelidir ki; gençlerin uyuşturucuya itildiği, yoksulluğun derinleştirildiği, geleceksizliğin dayatıldığı bir yerde şiddet kaçınılmaz hale gelir. Siz gençlere yaşam sunmadınız, umut sunmadınız, onur sunmadınız. Sonra da ortaya çıkan cinayetlere “asayiş olayı” dediniz. Bu iki yüzlülüğü kabul etmiyoruz.

Toplumsal değerleri, kültürü ve kimliği yok sayan; halkı yoksullukla, işsizlikle ve güvencesizlikle terbiye etmeye çalışan politikalar bu toplumu çökertmiştir. Bugün gençler ya uyuşturucu bataklığında yok olmakta ya da bu çürümüş düzenin faili haline getirilmektedir. Bu bir toplumsal çöküştür ve sorumlusu siyasi iktidardır.”

“BU TOPLUM ARTIK SUSMAYACAKTIR”

“Cezaevlerini doldurarak, yargıyı baskı altına alarak, adaleti işlemez hale getirerek bu sorun çözülemez. Yargı sistemi, bu düzenin suçlarını örtmenin aracına dönüştürülmüştür. İnsan hayatı, siyasal çıkarlar uğruna değersizleştirilmektedir. Biz buna teslim olmayacağız.

Buradan açıkça ilan ediyoruz:

Bu toplum artık susmayacaktır. Kör, sağır ve dilsiz rolü oynamayacaktır. Sessizlik, bu suç düzenine ortak olmaktır. Biz bu ortaklığı reddediyoruz.

Kamuoyu da bilmelidir ki; bugün yaşananlar yalnızca yönetenlerin değil, yıllardır yeterince güçlü itiraz yükseltemeyen herkesin yüzleşmesi gereken bir tablodur. Sivil toplumdan siyasi yapılara kadar herkes bu karanlıkta pay sahibidir. Ancak bugün susmak değil, hesap sormak zamanıdır.

Buradan bir kez daha Bingöl halkına ve tüm yetkililere sesleniyoruz:

Uyuşturucuya, çetelere ve kontrolsüz silahlanmaya karşı gerçek bir mücadele başlatılmadan; gençlere insanca yaşam, eğitim, iş ve gelecek sunulmadan bu kan durmayacaktır. Bu kent, ekmek ve su kadar adalet ve umut istemektedir.

Uyarıyoruz: Hiçbir makam, hiçbir siyasi çıkar, hiçbir “devlet gerekçesi” bir gencin hayatından daha değerli değildir. Bu düzen değişmedikçe bizler susmayacağız, geri çekilmeyeceğiz, mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.”

HABER: EYLEM ÖZEN