Bingöl'de son dönemde devam eden orman kesimleriyle ilgili yazılı açıklama yapan DEVA Partisi Genel Merkez Kadın Çalışmaları Başkan Yardımcısı Filiz Göztaşı, ormanların yalnızca ekonomik bir değer olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti:
"ORMANLAR GELECEK NESİLLERİN MİRASIDIR"
“Bingöl’ün ormanlarında ağaçlar kesiliyor. Bir ağacın devrilmesi birkaç saniye sürüyor. Gövdesi toprağa düştüğünde çıkan ses ise yalnızca ormanın içinde yankılanıp kalmıyor. O ses, aslında hepimize bir şey söylüyor.
Duyabilene… Bugün Bingöl’de “yaşlı orman” gerekçesiyle kesimler yapılıyor. Fakat burada durup sormamız gereken çok önemli bir soru var:
Bingöl’de zaten kaç tane yaşlı orman kaldı? Yıllar içinde ormanlarımızın önemli bir bölümünü kaybettik. Geriye kalan genç ormanlarımızı büyütüp korumamız gerekirken, şimdi onları da kesim tartışmasının içine çekiyoruz. Bir ülkenin orman politikası, yalnızca “kaç ağaç kesildi, yerine kaç fidan dikildi” hesabından ibaret olamaz. Çünkü bir fidan, bir orman değildir. Bir fidan dikersiniz. Ama bir ormanın oluşmasını beklemek zorundasınız. Toprağın kendine gelmesini, suyun yolunu bulmasını, kuşların yuva kurmasını, canlıların o ekosisteme yerleşmesini beklersiniz. Bu, bir ihale takvimiyle ya da bir bütçe yılıyla ölçülebilecek bir süreç değildir.”
ANKARA’NIN SESSİZLİĞİ KABUL EDİLEMEZ!
“Bir orman, zamana emanet edilmiş bir hayattır. Tam da bu nedenle Bingöl’de yaşanan kesimler karşısında Ankara’nın sessizliği kabul edilemez. Bingöl halkının soruları var. Hangi ormanlar kesiliyor? Kesimlerin bilimsel gerekçesi nedir? “Yaşlı orman” denilen alanların niteliği nedir? Genç ormanların geleceği nasıl korunacaktır? Bu sorulara açık ve anlaşılır cevaplar verilmesi gerekir. Çünkü doğa, kapalı kapılar ardında yönetilecek bir alan değildir.
Ormanlar, yalnızca bir kurumun ya da bir makamın konusu değildir. Ormanlar hepimizin ortak yaşam alanıdır. Bugün orada yaşayan bir köylünün, yarın o ormandan su içecek bir çocuğun, henüz dünyaya gelmemiş bir neslin hakkıdır.
Bu nedenle soruyorum: Bingöl’ün ormanları kesilirken Ankara neden susuyor? Bir açıklama neden yapılmıyor? Kamuoyu neden bilgilendirilmiyor? Bingöl’ün doğasıyla ilgili alınan kararlar neden Bingöl halkıyla açıkça paylaşılmıyor? Sessizlik, soruları ortadan kaldırmıyor. Aksine, büyütüyor.
DEVA Partisi olarak doğa ve çevre politikamızın temelinde açık bir anlayış var: Doğayı tüketerek kalkınamayız. Bugünün çıkarları uğruna yarının yaşam hakkını yok edemeyiz.
Ormanları yalnızca ekonomik değerleriyle ölçemeyiz. Bir ağacı, kesildiğinde elde edilecek odun miktarından ibaret göremeyiz
Çünkü orman; suyun kaynağıdır. Toprağın güvencesidir. İklimin dengesidir. Canlıların evidir. Ve her şeyden önce, gelecek nesillerin hakkıdır. Bugün bir orman kesildiğinde, yalnızca ağaçlar devrilmez. Bir ekosistem parçalanır. Bir yaşam alanı yok olur. Yılların biriktirdiği doğal zenginlik, birkaç saat içinde ortadan kaldırılır.
Sonra yerine fidan dikilir. Ama kaybedilen orman, fidan dikilerek hemen geri gelmez. Bunu hepimiz biliyoruz. Öyleyse neden hâlâ bu kadar kolay kesiyoruz? Neden korumak yerine tüketiyoruz? Ve neden Bingöl’ün ormanları kesilirken Ankara’dan güçlü bir ses yükselmiyor? Bingöl suskun değildir. Bingöl soruyor. Bingöl bilmek istiyor. Bingöl, kendi toprağında ne olduğunu bilme hakkına sahip. Bu nedenle yetkilileri açık, şeffaf ve doyurucu bir açıklama yapmaya davet ediyoruz. Çünkü bir ormanın ölümü sessiz olur. Ama o sessizliğin bedeli, yıllar sonra kuruyan derelerde, kaybolan canlılarda, değişen iklimde ve çocuklarımızın yüzündeki “Bize ne bıraktınız?” sorusunda karşımıza çıkar. Bugün susarsak, yarın konuşacak bir ormanımız kalmayabilir. Bingöl’ün ormanları kesilirken Ankara susmamalı. Çünkü mesele yalnızca ağaç değildir. Mesele, geleceğin kesilip kesilmediğidir.”




