DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, meclğis genel kurulunda yaptığı konuşmada, tarım arazilerinin imara açılmasını gündeme getirdi. “Bu ülkede çiftçi toprağını terk ediyorsa, köylü ürettiğinden kazanamıyorsa, sofradaki ekmek her gün küçülüyorsa ortada yalnızca bir tarım sorunu yoktur, ortada bir yönetim sorunu ve halktan kopmuş bir anlayışın yarattığı büyük bir yıkım vardır” diyen Hülakü, şöyle devam etti; “bugün milyonlarca insan pazarda filesini dolduramıyor, çocuklar sağlıklı gıdaya ulaşamıyor, üretici borç yükü altında eziliyor, köyler boşaltılıyor, tarlalar ekilmiyor; buna rağmen iktidar pembe tablolar çizmeye devam ediyor. Oysa gerçekler çok açıktır ve bu tablo yıllardır uygulanan yanlış politikaların bir sonucudur.
AK Parti iktidarı tarımı desteklemek yerine piyasaya teslim etti, çiftçiyi korumak yerine şirketleri korudu, sonuç olarak da kazanan büyük şirketler oldu; kaybeden ise köylü, çiftçi ve üretici oldu. Bu araştırma önergesi tam da bu nedenle önemlidir çünkü yaş meyve ve sebze ihracatında yaşanan gerileme yalnızca dış ticaret verileriyle açıklanmaz; bu gerilemenin arkasında üretimden koparılan milyonlarca insanın hikâyesi vardır, artan maliyetler ve tarım alanlarının sermayeye açılması vardır.
Mazot fiyatlarına bakalım, gübre fiyatlarına bakalım, tohum ve yem fiyatlarına bakalım. Çiftçinin kullandığı her girdi katlanarak artmış durumda fakat çiftçinin ürünü aynı oranda değer bulmuyor. Üretici daha fazla çalışıyor, daha fazla borçlanıyor ama hiçbir şekilde kazanamıyor; işte, tarımın içine sürüklendiği kriz budur.”
“TARIM ALANLARI İMAR BASKISI ALTINDA”
Tarımdaki önemli sorunlardan birinin de verimli tarım arazilerinin rant projelerine kurban edilmesi olduğunu ifade eden Hülakü, “Bugün ülkenin birçok yerinde olduğu gibi Bingöl'de de tarım alanları imar baskısı altındadır; ova niteliğindeki verimli araziler yapılaşmaya açılmaktadır; toprak, yaşam alanı olmaktan çıkarılıp ticari bir metaya dönüştürülmüştür. Bingöl'de insanların geçim kaynağı olan tarım alanları daralırken gençler köylerden kopmak zorunda kalıyor. Hayvancılık bitmiş, üretim “yok” denilecek kadar az; sonra da kırsal kalkınmadan söz ediliyor.
DEM Parti olarak toprağın bir rant nesnesi olarak görünmesine karşı çıkıyoruz. Toprak yaşamdır, geçimdir, kültürdür; toprak, halkların ortak geleceğidir; bu nedenle, tarım politikalarına ekolojik, toplumsal ve demokratik bir yerden bakmalıyız.
Bugün yaşanan kriz aynı zamanda bir demokrasi krizidir çünkü üretici karar süreçlerinin dışına itilmiştir, çünkü köylünün sesi duyulmamaktadır, çünkü tarım politikaları şirketlerin ve sermaye çevrelerinin ihtiyaçlarına göre şekillenmektedir.
Meclisin görevi de bellidir; çiftçinin neden üretimden çekildiğini, tarım alanlarının neden yok edildiğini ve halkın sofrasındaki ekmeğin neden küçüldüğünü araştırmak zorundadır” diye konuştu.
Haber Merkezi





