DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, Karlıova İlçesi Kaynarpınar Köyü’nde yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesinin doğaya ve yaşama ciddi zararlarının olacağını belirterek, meclise araştırma önergesi ve soru önergeleri sundu.
Milletvekili Hülakü, meclise sunduğu araştırma önergesinde, projenin, bölgedeki doğal dengeye, tarımsal üretime, su varlıklarına, halk sağlığına ve kırsal yaşamın sürdürülebilirliğine yönelik etkilerinin tüm yönleriyle incelenmesi, kamu yararı bakımından projenin uygunluğunun denetlenmesi ve benzer projelere dair çevresel koruma politikalarının güçlendirilmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını talep etti.
Hülakü, araştırma önergesinin gerekçesinde, şu ifadelere yer verdi; “Bingöl ili Karlıova ilçesine bağlı Kaynarpınar Köyü’nde planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesi, bölgesel ve ekolojik açıdan ciddi sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Proje, bölgenin doğal zenginliğiyle öne çıkan vadilerinden biri olan Peri Vadisi’nin içinde yer almakta ve su kaynakları, tarım alanları, biyolojik çeşitlilik ve kırsal yaşam açısından önemli bir alanı doğrudan etkilemektedir.
Jeotermal enerji santralleri, yenilenebilir enerji kaynağı olarak tanımlanmakla birlikte, yanlış alanlarda ve bilimsel esaslara dayanmadan planlandıklarında geri dönülmesi güç çevresel yıkımlara yol açabilmektedir. Bu santrallerin çalışması sırasında açığa çıkan jeotermal akışkanlar hidrojen sülfür, bor, arsenik, amonyak ve ağır metaller gibi toksik bileşikler içerebilmekte ve bu bileşiklerin toprağa, havaya ve suya karışması hâlinde hem ekosistem hem de insan sağlığı açısından kalıcı zararlar oluşturabilmektedir.
Projenin uygulanmak istendiği Peri Vadisi verimli toprakları, su varlıkları ve iklimiyle de yöre halkının tarım, hayvancılık ve arıcılık gibi geleneksel geçim kaynaklarını sürdürdüğü bir yaşam alanıdır. JES faaliyetlerinin doğrudan ya da dolaylı olarak toprağın kimyasal yapısını bozması, yer altı ve yer üstü sularını kirletmesi ve hava kalitesini düşürmesi, bu geçim kaynaklarını sürdürülemez hâle getirme riski taşımaktadır. Bu durum, yerel halkın anayasal güvence altındaki sağlıklı çevrede yaşama ve geçimini sağlama hakkını tehdit etmektedir. Ayrıca, JES projelerinin bulunduğu bazı bölgelerde yapılan bağımsız sağlık taramaları, başta solunum yolu hastalıkları olmak üzere bazı kronik rahatsızlıkların ve kanser vakalarının arttığını ortaya koymuştur. Jeotermal akışkanların yer altı su kaynaklarına karışması hâlinde içme suyu kaynaklarının arsenik gibi zehirli maddelerle kirlenmesi riski söz konusudur. Peri Vadisi gibi dağlık ve hava akımının sınırlı olduğu bölgelerde bu kimyasal gazların etkisi çok daha kalıcı olabilmekte, bu da hem çevre sağlığını hem de halk sağlığını tehlikeye atmaktadır.
Öte yandan, JES projeleri genellikle “çevre dostu” bir alternatif olarak lanse edilmekte, ancak planlama süreçlerinde bilimsel veri, ekosistem bütünlüğü, yerel halkın yaşam biçimi ve geleneksel bilgi birikimi çoğunlukla göz ardı edilmektedir. Karlıova ilçesine bağlı Kaynarpınar Köyü özelinde de Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin şeffaf ve katılımcı şekilde yürütülmediği, köy halkının yeterince bilgilendirilmediği ve projenin olası etkilerine dair kamuoyuna açık veri sunulmadığı yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır.
Kaynarpınar Köyü’nde yapılması planlanan JES projesi, ekolojik dengeyle birlikte sosyal adaleti, yerel halkın yaşam hakkını, kırsal kalkınma hedeflerini ve gelecek kuşakların doğal varlıklarını da tehdit etmektedir. JES gibi büyük çevresel etkileri olan projelerin bilimsel, hukuki ve toplumsal açıdan çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu nedenlerle, Kaynarpınar Köyü’nde planlanan JES projesinin:
-Doğal çevre üzerindeki etkileri,
-Tarımsal üretim ve su kaynaklarına vereceği zarar,
-Kırsal geçim kaynaklarının sürdürülebilirliğine etkisi,
-Toplum sağlığı üzerindeki potansiyel riskleri,
-Proje planlama ve ÇED süreçlerinin şeffaflığı,
-Anayasal çevre hakkı ve yaşama hakkı bakımından durumu
gibi yönleriyle detaylı şekilde incelenmesi, bilimsel ve hukuki değerlendirmeler ışığında projenin iptal edilmesine yönelik kamusal bir irade geliştirilmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde bir araştırma komisyonu kurulması elzemdir.”
ÜÇ BAKANLIĞA SORU ÖNERGESİ VERİLDİ
Milletvekili Hülakü, konu ile ilgili üç bakanlığa da soru önergesi verdi.
Hülakü, Tarım ve Orman Bakanlığı’na, projenin tarım alanlarına, hayvancılığa ve yerel geçim kaynaklarına etkisini, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na, ÇED sürecinin hukuki ve bilimsel dayanaklarını, Sağlık Bakanlığı’na ise, jeotermal faaliyetlerin insan sağlığı üzerindeki potansiyel zararlarını sordu.
(Haber Merkezi)