Deprem haftası dolayısıyla açıklama yapan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban, deprem haftasının kutlama değil hesap sorma haftası olduğunu belirtti.
Türkiye’de deprem denilince akla gelen ilk illerden birinin Bingöl olduğunu ifade eden Alban, “deprem bilinci ile risklerine karşı hazırlığı artırmak amacıyla her yıl 1-7 Mart tarihleri arasında kutlanan “Deprem Haftası”; merkezi ve yerel idarelerin hamasi nutuklarının duyulduğu değil, başta 1971 ve 2003 Bingöl depremleri ile 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler olmak üzere yaşadığımız büyük afetlere rağmen yapılması gerekenlerin neden yapılmadığının, afet/deprem suçlarının hala neden cezasız kaldığının sorgulandığı bir hafta olmalıdır” dedi.
“BİNGÖL HÂLÂ HAZIR DEĞİL”
Hayatın her alanında depremin hatırlanması gerektiğini belirten Alban, şu ifadeleri kullandı; “Yaşadığımız acı tecrübeler, deprem ve diğer afetlerle risk yönetimi temelinde mücadele etmek için yeterli deneyim ve bilgi birikimini sağlamıştır. Ancak Bingöl özelinde yerleşim alanlarımız; merkezi ve yerel yönetimlerdeki politikasızlıklar ya da yanlış politikalar sonucu depremler karşısında hâlâ hazırlıksız ve dirençsizdir.
Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) ile Doğu Anadolu Fay Hattı’nın (DAF) kesişim noktasında, yani tabiri caizse bir "deprem sarmalında" yer alan Bingöl’de;
-Kentimizin arazi kullanımına esas jeolojik-jeoteknik ve Mikrobölgeleme haritaları hala tamamlanmamış, il afet risk azaltma planları (İRAP) istenilen düzeyde uygulanmamıştır.
-Depremlere kaynaklık yapan diri faylara yönelik bir mevzuat hazırlanmamış, 1953 yılında yayımlanan “Yersarsıntısı Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Talimat” ile fay hatları üzerinde yapı yapılması yasaklanmışken aradan geçen 73 yılda bu yasak gözardı edilmiştir. Bugün Bingöl’de de depremlere kaynaklık eden diri fay hatlarının sakınım bantları üzerinde yapılaşma baskısı sürmektedir.
-Deprem ve depremin tetiklediği yüzey faylanması, sıvılaşma, yanal yayılma, heyelan gibi risklerin azaltılmasına yönelik yerel bütçe kalemleri ve fonlar oluşturulmamıştır.
-6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler başta olmak üzere birçok afette görüldüğü gibi AFAD’ın yeterliliği ve kurumsal kapasitesi analiz edilmemiş, afet risk yönetim yapımız değiştirilememiştir.
-“Takdir-i İdari Afetler” karşısında Bingöl halkının ve tüm afetzedelerin adalet arayışı sürmektedir. Hala afet/deprem hukuk sistemi oluşturulmamış, alanında uzmanlaşmış afet/deprem özel ihtisas mahkemeleri kurulmamış, “AFET SUÇU” kavramı Türk Ceza Kanununda işlevlendirilememiştir.”
“DEPREMİ ÖNLEMEK MÜMKÜN DEĞİL ANCAK ZARARLARINI AZALTMAK MÜMKÜNDÜR”
Depremin zararlarını azaltmanın, alınacak önlemlerle mümkün olabildiğini belirten Alban, “TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilciliği olarak her yıl olduğu gibi bu yılki Deprem Haftasında da tekrar vurgulamak isteriz ki; doğal olan depremdir, doğal olmayan ise afettir. Depremleri önlemek mümkün değildir, ancak zararlarını ortadan kaldıracak veya en aza indirgeyecek teknik, hukuki, mali ve sosyal politikaları uygulamak mümkündür ve bunlar bizim elimizdedir.
İhtiyacımız olan sadece insanın değil doğal çevrenin ve tüm varlıklar için deprem zararlarını azaltmaya odaklanan, Bingöl’ün jeolojik gerçekliğiyle uyumlu bir Ulusal Deprem Risk Yönetim Sisteminin bir an önce kurulması ve işlevsel hale getirilmesidir.
Afet yönetim tarihimizi dolduran ve gereği yapılmayan sözlere, içi doldurulmamış yeni afet milat tarihlerinin ilan edilmesine ve “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Torba Kanun Teklifi” ile deprem risklerinin azaltılmasında en temel emniyet mekanizması olan zemin ve temel etütlerinin sermayeye yeni rant alanı olarak açılmasına ise hiç ihtiyacımız bulunmamaktadır.” dedi.
(Haber Merkezi)





