Equity Management Associates Yönetici Ortağı Larry Lepard, küresel ekonomide artan borç yükü ve kamu maliyesindeki sorunların değerli metaller üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi.

Lepard'a göre son dönemde altın fiyatlarında yaşanan yükseliş, uzun soluklu bir hareketin henüz başlangıç aşaması olabilir. Altında görülen düzeltmelerin ise piyasanın olgunlaşma sürecinin bir parçası olduğu ifade edildi.

ABD'nin borç yükü para politikasını zorlayabilir

Lepard, ABD hükümetinin yüksek borç stoku nedeniyle geçmiş dönemlerde uygulanan sıkı para politikalarının bugün aynı şekilde sürdürülemeyebileceğini savundu.

1970'ler ve 1980'lerin başındaki yüksek enflasyon dönemine değinen Lepard, dönemin Fed Başkanı Paul Volcker'ın faizleri reel getirileri pozitif seviyeye taşıyacak kadar yükselterek enflasyonla mücadele ettiğini hatırlattı.

Ancak bugünkü tablonun o dönemden önemli ölçüde farklı olduğunu belirten Lepard, ABD kamu borcunun GSYİH'ye oranının geçmişte yaklaşık yüzde 30 seviyesinde bulunduğunu, günümüzde ise yüzde 120 sınırına yaklaştığını ifade etti.

Yüksek faiz borç yükünü artırıyor

Lepard'ın değerlendirmesine göre faizlerin yükselmesi, ABD hükümetinin borç servis maliyetlerini de artırıyor. Artan faiz ödemeleri bütçe açıklarının büyümesine neden olurken, açıkların finansmanı için daha fazla tahvil ihracı gerekebiliyor.

Bu durumun borçlanma maliyetleri üzerinde yeni bir baskı oluşturabileceğini belirten Lepard, söz konusu döngünün para birimlerinin değer kaybına ilişkin riskleri artırabileceğini savundu.

“Her zaman basmayı seçeceklerdir”

Fon yöneticisi, siyasi karar alıcıların borç krizini yönetmek için temel olarak iki seçenekle karşı karşıya kalacağını söyledi. Bunlardan birinin sert ekonomik daralma ve temerrütler, diğerinin ise finansal sistemi desteklemek amacıyla para arzının artırılması olduğunu belirtti.

Lepard, karar vericilerin ikinci seçeneğe yöneleceğini öngörerek, "Baskı yapmak ya da çökmek arasında bir seçim yapmaları gerekirse, her zaman basmayı seçeceklerdir," değerlendirmesinde bulundu.

Altın için 5 bin-7 bin dolar tahmini

Altının son bir yıldaki güçlü performansına da değinen Lepard, değerli metalin yaklaşık yüzde 65 oranında yükselmesinin 1970'lerin sonundaki boğa piyasasının güçlü dönemini hatırlattığını söyledi.

Rekor seviyeler nedeniyle bazı yatırımcıların altın almaktan çekindiğini belirten Lepard, buna karşın altının yatırım portföylerindeki payının hâlâ düşük olduğunu ifade etti.

Altın Fiyatları Yükselişte! Piyasaların Gözü Fed’de
Altın Fiyatları Yükselişte! Piyasaların Gözü Fed’de
İçeriği Görüntüle

Uzman isim, yatırımcılarına yönelik değerlendirmesinde altının ons fiyatı için orta vadede 5 bin ila 7 bin dolar aralığını öngördüğünü belirtti. Lepard ayrıca, ilerleyen dönemde 10 bin dolar seviyesinin görülmesini son derece olası bulduğunu aktardı.

Daha yüksek seviyeler de masada

Lepard, 1970'lerdeki enflasyonist süreçte altının dip seviyesinden yaklaşık 10 kat yükseldiğine dikkat çekerek benzer bir hareketin tekrarlanması halinde ons altının 10 bin dolar sınırına ulaşabileceğini savundu.

Küresel para sisteminde köklü bir değişim veya kapsamlı bir yeniden yapılanma yaşanması halinde ise daha yüksek fiyatların gündeme gelebileceğini belirten Lepard, altının 20 bin, 30 bin dolar veya daha yüksek seviyelereçıkabileceğini ifade etti.

Lepard, bu seviyeleri temel yatırım senaryosu olarak görmediğini ancak küresel finansal sistem açısından oluşabilecek riskler kapsamında söz konusu ihtimallerin göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydetti.