Altın fiyatlarında son günlerde yaşanan hareketlilik yatırımcıların odağında kalmaya devam ederken, Doç. Dr. Yüksel Okşak piyasadaki yükseliş ve ardından gelen geri çekilmeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Altındaki yükselişin temelinde ABD Merkez Bankası’nın faiz politikasına ilişkin beklentilerde yaşanan değişimin bulunduğunu belirten Okşak, son geri çekilmeyi ise kâr satışlarıyla ilişkilendirdi.

“ALTINDAKİ YÜKSELİŞİN ARKA PLANINDA FED BEKLENTİLERİ VARDI”

Doç. Dr. Yüksel Okşak, altının yükseliş sürecinin arka planını şöyle anlattı:

“Altında o yükselişin olduğu günlerin aslında arka planında şu vardı. Çok uzunca bir süredir Amerikan Merkez Bankası Fed'den faiz artışı bekleniyordu. Hatta artış beklenti oranı yüzde 90'lara kadar ulaşmıştı. Ama daha sonra Amerika'dan gelen datalar, veriler, ekonomiye ilişkin bilgilendirmeler aslında faiz artışına çok da ihtiyaç olmadığını gösterir datalar geldi. İşte tarım dışı istihdam verisi piyasa beklentilerinin çok çok iyisi olarak geldi. Hatta enflasyon datası da öyle. Dolayısıyla altın çok ciddi bir fiyatlanma ile yukarı yönlü bir hareket, bir seyir içerisine girmişti. 4.450 dolar tavanı bizim için çok önemliydi ons bazında. 4.450'yi eğer kırarsa yukarı yönlü bir hareket seyri, tekrar yeni bir fiyatlama serisi başlayabilir diye düşünüyorduk ama 4.450 doları test ettikten sonra bugünün sabah saatleri itibarıyla spot piyasada 4.325'lere kadar çekilen bir altın gördük.”

“GERİ ÇEKİLMENİN TEMELİNDE KÂR SATIŞLARI VAR”

Vadeli kontratlar ile spot piyasa arasındaki fiyat farkına da dikkat çeken Okşak, altındaki son düşüşün temelinde yatırımcıların kâr realizasyonunun bulunduğunu söyledi.

“Vadeli kontratlarda yine spot piyasadaki fark bulunduğu için ekranlarda bu 4.300'ler, 4.400'ler arası farklı rakamları görebiliyoruz ama temel çekilmenin, yani geriye doğru çekilmenin 2 aylık zirveden sonra gelen kâr satışları var. Çok uzunca bir süredir altında önemli bekleyiş içerisinde olan yatırımcılar var. 7.000 liralardan almış olan ya da geçen yıl itibarıyla almış ama çok yükseliş serisi bekleyip 7-8 ay gelmeyen seriden sonra bu hafif 1 haftalık yükselişi fırsat bilip satışa geçenler oldu. Onlardan ötürü bu 4.350'yi ons bazında kıramadık.”

“UZUN VADEDE HİKÂYE HENÜZ BİTMEDİ”

Merkez bankalarının altın alımlarının uzun vadeli görünüm açısından önem taşıdığını belirten Okşak, kısa vadede ise 4.300 dolar seviyesinin takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

“Merkez bankalarının yine 2026'nın ikinci çeyreğinde 289 ton altın aldığını hatırlar isek altının aslında uzun vadeli seyrinde hikâyenin henüz bitmediğini hepimiz görüyoruz. Ama kısa vadede 4.300 dolar bizim için önemli bir eşik olacak. Şimdi takip edeceğimiz eşik bu.”

“SAVAŞ FİYATLAMASI PİYASADA KANIKSANDI”

Altının jeopolitik gelişmelere geçmiş dönemlere kıyasla daha sınırlı tepki vermesini de değerlendiren Okşak, piyasaların savaş ve kriz ortamlarına alıştığını söyledi.

“Bazen kontrpiyede kalan fiyat dönemleri oluyor. İşte bu dönem onu yaşandı. Faiz indirimi demek bankalardan piyasaya para gelmesi demek. Dolayısıyla altın gibi emtiaların fiyatının artması demek. Geçtiğimiz 10 ayın yaklaşık 7 ayında tüm piyasanın beklentisi yüzde 90 ihtimalle faiz artışı gelecek yönündeydi. Önce Fed'den, sonra diğer merkez bankalarına.”

TOKİ, Bingöl’de 10 Adet Arsa Satacak
TOKİ, Bingöl’de 10 Adet Arsa Satacak
İçeriği Görüntüle

“EKONOMİDEKİ BAKIŞ AÇISI DEĞİŞTİ”

ABD'den gelen ekonomik verilerin Fed'e yönelik beklentileri değiştirdiğini belirten Okşak, faiz indirimi ihtimalinin yeniden gündeme geldiğini ifade etti.

“Geçen ay itibarıyla ABD'den gelen datalar aslında faiz artışına yer olmadığını bize gösterdi ve altındaki yükselişin, yeni yükseliş hikâyesinin, geçen haftakinden bahsediyorum, ana trendinde bu vardı. Yani ekonomideki bakış açısı değişti. Hatta kasımdaki Trump ara seçimini düşünürsek, sizinle daha önce yaptığımız yayınlarda ben bunu defalarca söyledim. Dedim ki bakın, piyasalar Fed'den faiz artışı bekliyor ama Trump'ın kasımda ara seçimi var. Eğer datalar iyi gelirse bırakın Fed tarafında faiz artışını, faiz indirimi bile gündeme gelebilir diye birçok yayında bunu ifade etmiştim. Dolayısıyla biraz iş o tarafa doğru evriliyor. Yükselişin ana öyküsü bu.”

“BUGÜNKÜ GERİ ÇEKİLMEDE KÂR REALİZASYONU VAR”

Son düşüşün arkasında da kâr satışlarının bulunduğunu belirten Okşak, yatırımcıların yükselişi satış fırsatı olarak değerlendirdiğini söyledi.

“Bugünkü geri çekilmenin altyapısında ne var diye baktığımızda burada da kâr satışını görüyoruz. Yani çok uzunca bir süredir altında kâr realizasyonu bekleyen bir kitle var. Bu yükselişi fırsat olarak görüp biraz satış yaparak buradan kârını maksimize etme noktasında adımlar atıyordu.”

“ALTINDAN ÇIKAN YATIRIMCININ FAİZE YÖNELDİĞİNE DAİR VERİ YOK”

Altındaki satışların ardından yatırımcıların faiz, borsa veya gayrimenkule yönelip yönelmediği konusunda henüz net bir veri bulunmadığını belirten Okşak, bu yöndeki değerlendirmelerin şimdilik tahmin niteliğinde olduğunu söyledi.

“Bizim ülkemizde altın yatırım aracından çok bir tasarruf aracı olarak hayatımızın içerisinde. Şimdi vatandaş ya da finansal okuryazarlığı iyi olanlar şunu düşünüyor: Eğer faiz indirimleri başlarsa Fed tarafında, bizim Merkez Bankamızda da faiz indirimleri başlayabilir. Dün hatırlarsanız enflasyon raporu toplantısı vardı ve Merkez Bankası Başkanımıza defalarca benzer sorular soruldu. Ağzından bir faiz indirimi çıkmadı. ‘Sıkı duruşu sürdüreceğiz’ çıktı ama atılan adımlar önümüzdeki dönemde faiz indirimine kapı araladı.”

“GAYRİMENKUL VE BORSA İHTİMALİ”

Okşak, faiz indirimi beklentisinin yatırımcıların alternatif yatırım araçlarına yönelmesine neden olabileceğini belirtti.

“Altın sahibi, altın biriktiren tasarruf sahibi şunu düşünüyor: Faiz indirimleri başlarsa örneğin gayrimenkul fiyatları bir miktar artabilir. O zaman ben eğer gayrimenkul almak isteyen biriysem şimdiden bunu alayım deyip altın satışından gayrimenkule doğru yönelmiş olduğunu görüyoruz. Bu bir. İkincisi, yine faiz indirimi gündeme geldiğinde borsada da biliyorsunuz hareket başlıyor. Borsada da bir yükseliş başlıyor. Altında kârını realize eden yatırımcının bir kısmı borsaya da gitmiş olabilir. Bunlar data destekli değil bu arada. Tahminlerimizi söylüyoruz. Bunun verilerini 1 ay sonra göreceğiz ya da haftalık bazda açıklanan datalardan göreceğiz ne tarafa doğru evrildiğini. Kısa vadedeki perspektif bu.”

“PİYASALAR DEPREMLE YAŞAMAYI ÖĞRENDİ”

Jeopolitik risklerin artık altın fiyatlarında geçmişteki kadar sert karşılık bulmamasını da değerlendiren Okşak, piyasaların son yıllarda yaşanan krizlere alıştığını ifade etti.

“Uzun vadede hikâye bitmiş değil. Her ne kadar savaş fiyatlaması olmasa da altında, savaş fiyatlaması olmamasını da normal karşılamalıyız. Neden? Hakikaten son 4-5 yılda piyasada olmayacak dediğimiz her şey oldu. Ukrayna-Rusya savaşından bugüne kadar ne kadar olmaz dediğimiz, asla gerçekleşmez dediğimiz şeyler oldu. Kaç kişi diyebilirdi ki gerçekten Amerika İran'ı vuracak ya da İran'la ilgili fiziki bir savaş atmosferi doğacak? Sürtünme olur ve ondan sonra da konu kapanır şeklinde bir değerlendirme vardı. Dolayısıyla piyasalar artık depremle yaşamayı öğrendi. Fiyatlamalar o yüzden aslında kanıksanmış durumda. Herhangi bir olay, ani bir gelişme eskisi gibi reaksiyon ve tepki vermemesinin sebebi tabiri caizse piyasanın depremle yaşamayı öğrenmesinden kaynaklanıyor.”

“ALTINDA ÖYKÜ BİTMİŞ DEĞİL”

Okşak, altındaki geri çekilmeyi yeni bir düşüş trendinin başlangıcı olarak değerlendirmediğini, fiyatlamanın yeniden yukarı yönlü hareket edebileceğini düşündüğünü söyledi.

“Benim nazarımda, yatırım tavsiyesi olmamakla beraber, altında öykü bitmiş değil. Yani her yükseliş trendi, geçen haftaki yükseliş kendini yeni bir yerde olgunlaştırıyor. İşte 4.350'ler ons bazında bizim için burası. Yakın gelecekte buradan ben bunun bir kâr satışı olduğunu düşünüyorum ve buradan tekrar yükseliş trendine geçeceğini düşünen taraftayım. Yani 4.350 kırıldı, aşağı doğru düşüş başladı şeklinde ben okumuyorum. Dolayısıyla bunun bir dengelenme adımı olduğunu düşünüyorum.”

“GÖZLER JACKSON HOLE VE FED'DE”

Önümüzdeki süreçte Fed'den gelecek mesajların altın fiyatları üzerinde belirleyici olabileceğini belirten Okşak, özellikle Jackson Hole toplantısına dikkat çekti.

“29 Ağustos itibarıyla Jackson Hole konuşmaları var. Oradan da mesajları alacağız ve Eylül, Ekim gibi bir faiz indirim patikası Kevin Warsh'la Fed'de başlar ise altında daha yukarı fiyatları da konuşabiliriz. Şimdi benim argümanım Fed tarafında şu: Kesinlikle bir faiz artışı olmayacak. Bu çok net. Yani yüzde 99 ihtimalle artık faiz artışı ben beklemiyorum kendi payıma. Faiz indirimi olacak yüzde 100 diyemem ama faiz indirimini işaret eden çokça data geldi.”

“FED'İN FAİZİ İNDİRMEMEK İÇİN ARGÜMANI YOK”

Fed'in faiz kararında istihdam ve enflasyon verilerinin belirleyici olacağını ifade eden Okşak, mevcut verilerin faiz indirimi yönünde güçlü sinyaller verdiğini söyledi.

“Bugün veriyle, istatistikle ‘Fed faiz indirmeli mi?’ sorusuna bir akademisyen olarak cevap arayan birisi şunu çok rahat bir dille söyler: İstihdam datasına baktık, evet, faiz indir diye bağırıyor tabiri caizse. Enflasyon verisi geldi, oraya baktık, faiz indir diye bağırıyor. Dolayısıyla şu anda Fed'in elinde faizi indirmemekle ilgili hiçbir argüman yok. Sadece savaş riskini gözeterek bekle-gör yaptım diyebilir, sabit tutarak. Ama benim beklentim bir indirim yapması yönünde. Trump'ın seçime gireceğini de düşünerek. Dolayısıyla ben Eylül, Ekim'le beraber altın tarafında da yeni bir fiyatlama hikâyesinin başlayacağını düşünüyorum.”