Bingöl’ün Solhan ilçesinde Hidroelektrik Santral (HES), Güneş Enerji Santrali (GES) ve maden ocaklarına karşı düzenlenen Solhan Ekoloji Platformu’na katılan Bingöl Barosu Başkanı Av. Turan Hişan, doğa üzerinde telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilecek her türlü faaliyete karşı hukuk çerçevesinde tüm hakları kullanacaklarını belirterek “Solhan’ın doğal varlıklarının, su kaynaklarının, ormanlarının, meralarının ve yaşam alanlarının korunması, yöre halkının haklı taleplerinin yanındayız” dedi.

Bingöl’de Özel Öğrencilerin ‘Filistin’e Bir İz Bırak’ Etkinliği
Bingöl’de Özel Öğrencilerin ‘Filistin’e Bir İz Bırak’ Etkinliği
İçeriği Görüntüle

ANAYASA'YA GÖRE ÇEVRENİN KORUNMASI, DEVLETİN AÇIK BİR GÖREVİ OLARAK DÜZENLENMİŞTİR

Bingöl Barosu Başkanı Av. Turan Hişan, yaptığı konuşmada, "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Yine aynı madde, çevrenin korunmasını yalnızca vatandaşların değil devletin de açık bir görevi olarak düzenlemiştir. Dolayısıyla burada savunduğumuz şey, yalnızca bir çevre hassasiyeti değildir. Burada savunduğumuz şey anayasal bir haktır. Özellikle maden söz konusu olduğunda ‘henüz yalnızca arama yapmaktayız’ denilerek çevresel kaygılar küçümsenemez. Anayasa Mahkemesi de geçmiş kararlarında maden arama işleminin doğa üzerinde uzun vadeli etkiler yaratabileceğini ve bu faaliyetlerin çevresel riskler taşıdığını ortaya koymuştur. Çünkü doğanın tahrip edilmesini önlemek, tahrip edildikten sonra onarmaktan hem daha kolaydır hem de tek gerçek çözümdür. Bir dere kuruduktan sonra, bir orman yok olduktan sonra, bir mera kullanılmaz hale geldikten sonra ‘telafi ederiz’ demek her zaman mümkün değildir. Bazı zararların ekonomik karşılığı olabilir fakat bazı zararların telafisi yoktur. Solhan’da yaşayan vatandaşlarımızın geçim kaynaklarının önemli bir bölümünü tarım ve hayvancılık oluşturmaktadır. Bu nedenle yapılacak her proje, yalnızca proje sahası sınırları içerisinde değerlendirilemez. Ve en önemlisi telafisi mümkün olmayan bir zarar ihtimali varsa ekonomik kazancı değil yaşama hakkını öncelemeliyiz. Bingöl Barosu olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hukukun, yaşamın ve kamu yararının yanında olacağız. Çevre hakkının ihlal edilmesine yol açabilecek idari işlemler söz konusu olduğunda hukuk devletinin bize sunduğu bütün hakları kullanacağız.

HİÇBİR EKONOMİK FAALİYET İNSAN YAŞAMINDAN ÖNEMLİ DEĞİLDİR!

Bilimsel raporların, ÇED süreçlerinin ve ilgili idari kararların hukuka uygunluğunu yakından takip edeceğiz. Çünkü baroların görevleri sadece mahkeme salonlarında savunma yapmak değildir. Ekonomik yatırımlar yeniden yapılabilir ama yok edilen doğayı her zaman geri getiremezsiniz. Bu nedenle hiçbir ekonomik faaliyet, insan yaşamından, sağlıklı çevre hakkından ve gelecek kuşakların yaşama hakkında üstün değildir. Bingöl Barosu olarak buradan bir kez daha ifade ediyoruz: Solhan’ın doğal varlıklarının, su kaynaklarının, ormanlarının, meralarının ve yaşam alanlarının korunması için yöre halkının haklı taleplerinin yanındayız. Sürecin bilimsel, şeffaf ve hukuka uygun bir şekilde yürütülmesini talep ediyoruz. Doğamız üzerinde telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilecek her türlü faaliyetin karşısında hukukun bize verdiği bütün imkânlar ile mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna buradan ilan ediyoruz. Çünkü mesele yalnızca Solhan’ın meselesi değildir, bu mesele Bingöl’ün meselesidir, bu mesele çocuklarımızın ve gelecek kuşakların meselesidir… Ve nihayetinde bu mesele yaşam hakkı meselesidir! Toprağımıza, suyumuza, ormanımıza ve geleceğimize hep birlikte sahip çıkacağımıza inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ