Bingöl merkeze bağlı Güveçli Köyü'nde ikâmet eden Sedat Argunağa, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri sonrasında 1971 yılından kalma konutunda ağır hasar oluştuğunu ancak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikli Bakanlığı ekipleri tarafından yapılan hasar tespit çalışmalarında, yıkılmaya yüz tutmasına rağmen 'az hasarlı' gösterilen evinde büyük risk altında yaşamaya mecbur bırakıldıklarını söyledi. Yaşlı annesi ve çocuklarıyla kaldığı, yıkılma tehdidiyle karşı karşıya olan evde, duvarlar ve tavandaki yarıklardan içeri giren farelerin istilası ile mücadele ettiklerini, kış mevsiminde ise çatıyı ve evi çepeçevre naylonla kuşatarak içeriye su girmesini önlemeye çalıştıklarını dile getiren Argunağa, tamamen çürüdüğü gözler önündeki evde yapılan hasar tespitlerine rağmen verilen az hasarlı kararlar dolayısıyla mağduriyet yaşadıklarını ifade etti. Köylerine komşu birçok köyde yapılan hasar tespitlerinde aynı tarihlerde ve benzer evlere ağır hasar verilerek yerinde yapım çalışmaları başlatılmasına rağmen; yıkılmak üzere olan evine az hasar verilmesi dolayısla ailesiyle hayati risk altına yaşamaya mecbur bırakıldıklarını belirterek yetkililerden gerekli incelemenin yapılarak mağduriyetinin giderilmesi için çalışma başlatılmasını istedi. 

'AZ HASAR' VERİLEN HARABE HALİNDEKİ EVİ KIŞIN SU BASIYOR, YAZIN FARELER!..

Kullanım ömrünü tamamlamasına rağmen, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri ile tamamen virane duruma gelen 54 yıllık konutunda 85 yaşındaki annesi, 3 çocuğu ve eşiyle yaşam mücadelesi

verdiğini belirten Argunağa, "Oturduğumuz konutta kış gelince çatı ve duvarları naylonla kaplayarak içeriye su girmesini önlemeye çalışıyoruz, yaz mevsiminde ise her tarafı çatlamış ve yıkılmaya yüz tutmuş evin tavanından odaların ortasına düşen farelerle mücadele veriyoruz. Depremden dolayı 2023 yılında farklı zamanlarda köyümüze hasar tespiti yapmak için gelen farklı ekipler tarafından kontroller yapıldı. Gelen ekipler tarafından evimizin durumunun ağır hasarlı olduğu sözlü olarak belirtilmesine rağmen sistemden az hasarlı rapor verildiğini öğrenince büyük şaşkınlık yaşadım. Köyümüzün yanı başındaki köylerde benim evimle aynı tarihte yapılan konutlara 'ağır hasar' verilmesine rağmen; görsel ve fiziksel olarak ömrünü tamamladığı gözler önünde olan konutumuza az hasarlı rapor verilmesinin mantığını anlayamadım! Yetkililerin hangi kıstasları gözönünde bulundurduğunu merak ediyorum. Yaşadığımız kaygıların son bulması için CİMER'e de yazdım. 6 nüfuslu ailemle, 'evimiz her an başımıza yıkılacak' kaygısıyla zor koşullarda adeta harabeye dönmüş evde yaşam mücadelesi veriyoruz. Yetkililerden, yıkılmaya yüz tutmuş konutum için gerekli tespitlerin yeniden başlatılmasını ve gerekli işlemlerin yapılmasını istiyorum" diyerek yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. 
EROL YILMAZ