Baraç: Şiddet Olayları Ciddi Bir Tehdit!
Baraç: Şiddet Olayları Ciddi Bir Tehdit!
İçeriği Görüntüle

Cumhuriyet Halk Partisinin ‘insan onuruna uygun yaşam isteyen maden işçilerinin sorunlarının ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan meclis araştırma önergesi’ üzerine söz alan AK Parti Bingöl Milletvekili Zeki Korkutata, iş sağlığı ve güvenliği alanında son yirmi yılda çok önemli yapısal reformların gerçekleştirildiğini belirtti.

İş sağlığı ve güvenliği konusunun çalışma hayatının en temel başlıklarından biri olduğunu ifade eden Korkutata, “Bu meseleye yaklaşımımız polemik üzerinden değil mevzuat, denetim ve kurumsal kapasite üzerinden olmalıdır. Öncelikle ifade etmek isterim ki Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği alanında son yirmi yılda çok önemli yapısal reformlar gerçekleştirilmiştir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'yla kamu ve özel sektör ayrımı olmaksızın tüm çalışanlar koruma kapsamına alınmış, risk değerlendirmesi, önleyici tedbirler, iş güvenliği uzmanlığı ve iş yeri hekimliği uygulamaları zorunlu hâle getirilmiştir. Ayrıca, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesine yönelik denetim kapasitesi artırılmış, rehberlik ve teftiş mekanizmaları güçlendirilmiş, yüksek riskli sektörlerde daha sıkı kontrol süreçleri uygulanmıştır” dedi.

Korkutata, konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “CHP grup önerisinde özellikle taşeronlaşma, yetersiz denetim, sendikal örgütlenme sorunları, MESEM yani mesleki eğitim merkezi uygulamaları ve maden işçilerinin yaşadığı sorunlar gündeme getirilmektedir. Bu başlıkların tamamı önemlidir ve ilgili kurumlarımız tarafından zaten yakından takip edilmektedir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, mevcut sistemin tamamen yok sayılmasına değil uygulamadaki eksikliklerin giderilmesine odaklanılmalıdır.

Örneğin, madencilik sektörü gibi yüksek risk taşıyan alanlarda yalnızca mevzuat üretmek yeterli değildir, sahada etkin denetimin, sürekli eğitimin ve işveren sorumluluğunun kararlılıkla uygulanması da gerekir. Mesleki eğitim merkezleri konusunda da çocuk işçiliği iddiaları üzerinden genel bir karalama yapılması doğru değildir. Burada amaç gençlerin eğitimle birlikte mesleki beceri kazanmasıdır. Eksiklik varsa bu sistemin güçlendirilmesi gerekir, tamamen değersizleştirilmesi değil. Benzer şekilde, ücretlerin zamanında ödenmesi, kıdem ve tazminat haklarının korunması, iş güvencesinin güçlendirilmesi gibi başlıklar da Anayasa ve mevcut iş hukuku çerçevesinde zaten açık bir şekilde düzenlenmiştir. Sorun, çoğu zaman mevzuat değişikliği değil, uygulamanın daha etkin hâle getirilmesi ihtiyacıdır. Bu nedenle, sürekli yeni araştırma komisyonları kurmak yerine mevcut komisyon raporlarının, bakanlık teftişlerinin ve sosyal taraflarla yürütülen çalışmaların sonuç odaklı şekilde değerlendirilmesi daha doğru olacaktır.

AK Parti olarak yaklaşımımız nettir: Çalışma hayatında üretim ve güvenliği, büyümeyle sosyal adaleti birlikte yürütmek zorundayız; işverenin sürdürülebilirliği kadar işçinin güvenliği de önemlidir, ekonomik kalkınma kadar insan onuruna yakışır çalışma şartları da vazgeçilmezdir.

Biz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da iş sağlığı ve güvenliği alanında denetimi artıran, önleyici politikaları güçlendiren ve çalışma hayatını daha adil hâle getiren reformları sürdürmeye devam edeceğiz. Meseleye siyasi rekabet değil kamusal sorumluluk perspektifiyle bakmak durumundayız. Bu vesileyle, çalışma hayatında emeğiyle ülkemize katkı sunan tüm işçilerimizi saygıyla selamlıyor, hayatını kaybeden emekçilerimize Allah'tan rahmet diliyorum.”

Haber Merkezi