Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda, Fon Koordinasyon Kurulu çalışmaları hakkında hükümet adına bilgi verdi.
Ekonominin temellerinin sağlam olduğunu, makro ekonomik görünüme ilişkin bir sorun olmadığını vurgulayan Yılmaz, deprem harcamalarına rağmen bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3 civarında, bölgede yaşanan savaş ve bunun petrol fiyatları başta olmak üzere olumsuz etkilerine rağmen cari açığın milli gelire oranının yüzde 2,6 seviyesinde olduğunu kaydetti.
Merkez Bankası rezervlerinin dış şoklara karşı emniyet sağladığını ve bankacılık sisteminin yüksek sermaye yeterlilik oranlarıyla son derece güvenilir bir yapıda olduğunu söyleyen Yılmaz, finans piyasalarında sistemik bir riskin söz konusu olmadığını belirtti. Yılmaz, "Sermaye piyasalarımızın yapısı sağlamdır. Sorunlu fonların tasfiyesi sermaye piyasalarımızı zayıflatmayacak, bilakis potansiyel risklerden kurtulan sermaye piyasalarımız yoluna daha güçlü bir şekilde devam edecektir." diye konuştu.
Cevdet Yılmaz, 5 Ekim 2026 itibarıyla, tasfiyedeki fonların toplam portföy değerinin, hane halkının finansal varlıklarının yüzde 2,4’üne karşılık geldiğini bildirerek, şu bilgileri paylaştı:
"Tasfiye halindeki 131 fon, toplam fon sayısının yüzde 4,6'sını, toplam portföy değerinin ise yüzde 7,7'sini oluşturmaktadır. Diğer bir ifadeyle sorun fon piyasasının sınırlı bir alanında yaşanmıştır. Türkiye'nin finansal sistemi güçlüdür, sermaye piyasalarımız gelişimini sürdürmektedir ve bu alandaki temel politikamızda herhangi bir değişiklik söz konusu değildir. Bununla beraber, sorunun sınırlı bir alanda ortaya çıkması meselenin önemini azaltmamaktadır. Vatandaşlarımızın tasarruflarını etkileyen, piyasa güvenini zedeleyen veya haksız kazanca yol açan işlemlerin üzerine hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla gidilmektedir. Bir taraftan yaşanan sorundan olumsuz etkilenenlerin haklarına yönelik adımlar atılırken, diğer taraftan benzer sorunların tekrar yaşanmaması için gerekli idari ve hukuki tedbirler değerlendirilmektedir.
Altını çizmek istediğim diğer bir temel husus: bu süreçte oluşan özel zararlar için Hazine kaynağının kullanılmayacağıdır. Risk düzeyi yüksek serbest fonlar başta olmak üzere, fon piyasalarında bankacılık sistemimizdeki devlet garantisi söz konusu değildir. Serbest fonlara giren herkes Profesyonel Müşteri ve Nitelikli Yatırımcı Talep Formu sözleşmesini imzalar. En az 10 milyon lira finansal varlık ile sisteme girilir. Yüksek kazanç beklentisi ile orantılı yüksek kayıp riskini de göze alır. Tasfiye sürecinde her bir fon bazında yatırımcıların haklarını ilgili fonun kaynakları ile karşılamak esastır. Tasfiye sürecinde öncelikli olarak fonların halihazırda kendi uhdelerinde bulunan kaynakları kullanılacaktır. Ayrıca, fahiş veya haksız gelir elde edenlerden geri alınacak kaynaklar ile sistem dışına çıkarılan malların satışından elde edilecek kaynaklar kullanılacaktır."
ÖZEL KALEMİ İLE İLGİLİ SORUYA YANIT VERDİ
Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale’nin “Sayın Cevdet Yılmaz, sizin özel kaleminiz Sayın Fatih Kılınç'ın Pusula kapalı fonunda parası var mıydı yok muydu?” sorusuna yanıt veren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şunları söyledi; “
Fatih Kılınç, doğru özel kalemim, bu hadiseler geliştikten sonra bana geldi ve dedi ki: "Ben ve bazı arkadaşlarım aramızda bir para topladık ve bu fona yatırım yaptık, 7 milyon lira; şu anda da büyük bir kayıp yaşıyoruz." Bu bahsettiğimiz 455.758 yatırımcı. Bunlardan biri de Fatih Kılınç. Bunun dışında, hukuka aykırı bir işlemi varsa, herhangi bir şekilde hukuki bir sorunu varsa sizden önce hesabını ben sorarım.
Ama bütün bu yatırımcıları, 455.758 kişiyi potansiyel suçlu görüyorsanız eğer, böyle bir zihniyetle bakıyorsanız, lütfen elinizdeki bütün bilgileri ve belgeleri götürün mahkemeye.”
Haber Merkezi





