1 Kasım 2026'da yürürlüğe girmesi planlanan 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesi, dijital güvenlik konusunda yeni tartışmaları beraberinde getiriyor. Düzenlemeye ilişkin merak ve bilgi ihtiyacının dolandırıcılar tarafından istismar edilebileceğine dikkat çekilirken, özellikle çocukların, gençlerin ve ailelerin sahte mesajlara karşı dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor.

Siber Güvenlik Uzmanı Osman Demircan, düzenlemeyi fırsata çevirmek isteyen kişilerin sosyal medya hesaplarının kapatılacağı, yaş doğrulaması yapılması gerektiği veya ebeveyn onayı alınmasının zorunlu olduğu yönünde sahte mesajlar gönderebileceğini belirtti. Henüz gerçekleşmiş bir saldırı dalgasından söz edilmediğini, ancak bilinen dolandırıcılık yöntemlerinin güncel gelişmelere uyarlanabileceğini ifade eden Demircan, vatandaşların doğrulanmamış mesajlarla hareket etmemesi gerektiğini kaydetti.

DOLANDIRICILAR PANİK YARATARAK HAREKETE GEÇİREBİLİR

Siber dolandırıcılık girişimlerinde zaman baskısı ve korkunun sık kullanılan yöntemler arasında yer aldığını belirten Demircan, sosyal medya hesaplarının kapatılacağı yönündeki mesajların kullanıcıları acele karar vermeye yöneltebileceğine dikkat çekti.

“Yaşınızı doğrulamak için son 24 saat”, “Fotoğraflarınız ve mesajlarınız kalıcı olarak silinecek”, “Hesabınız yaş sınırına takıldı”, “Ebeveyn onayı bekleniyor” ve “Kapatma işlemine itiraz etmek için başvurun” gibi ifadelerle gönderilebilecek mesajların sahte bağlantılara yönlendirme amacı taşıyabileceği belirtildi.

Uzman isim, bu tür mesajlarda oluşturulan paniğin dolandırıcılık sürecinin ilk adımı olabileceğini vurgulayarak kullanıcıların işlem yapmadan önce bilgileri resmî kanallardan doğrulaması gerektiğini söyledi.

SAHTE UYGULAMA VE ÜCRETLİ ÇÖZÜM TUZAKLARINA DİKKAT

Dolandırıcıların yalnızca hesap kapatma tehdidiyle değil, çözüm vaadiyle de kullanıcıları hedef alabileceği ifade edildi. Demircan, “Hesabınızı kapatılmaktan kurtarıyoruz”, “Yaş doğrulamasını sizin yerinize yapıyoruz” veya “Küçük bir ücretle hesabınızı yeniden açıyoruz” gibi vaatlerle para ve hesap bilgilerinin ele geçirilmeye çalışılabileceğini belirtti.

Özellikle gençlere yasağı aşmayı vadeden uygulamaların, ailelere ise zorunlu ebeveyn kontrol programı adı altında sunulan yazılımların risk oluşturabileceğine işaret edildi.

Mesajlarda kurum logosunun bulunması, düzgün bir Türkçe kullanılması, kişiye adıyla hitap edilmesi veya mesajın tanıdık bir kişiden gelmesi, içeriğin güvenilir olduğunu göstermiyor. Bu nedenle kullanıcıların bağlantıların kaynağını kontrol etmesi ve doğrulanmamış uygulamaları cihazlarına yüklememesi gerekiyor.

“1 KASIM'DA BÜTÜN HESAPLAR KAPANACAK” İDDİASINA İTİBAR ETMEYİN

Düzenlemenin yürürlüğe gireceği tarih üzerinden oluşturulabilecek yanlış bilgilendirmelere de dikkat çeken Demircan, bütün hesapların 1 Kasım'da aniden kapatılacağı yönündeki söylemlerin kullanıcıları paniğe sürükleyebileceğini ifade etti.

Demircan, mevcut hesapların doğrulanmasına ilişkin takvime yönelik şu bilgiyi paylaştı:

78 İlde Uyuşturucu Operasyonu: 1.7 Ton Yasaklı Madde Ele Geçirildi
78 İlde Uyuşturucu Operasyonu: 1.7 Ton Yasaklı Madde Ele Geçirildi
İçeriği Görüntüle

“Yönetmelik 1 Kasım'da yürürlüğe gese de daha önce açılmış ve henüz doğrulanmamış mevcut hesaplar için 31 Mart 2027'ye kadar doğrulama süresi öngörülüyor. Dolayısıyla kullanıcıların panik yapmasını gerektirecek anlık bir kapatma durumu söz konusu değil.”

YAŞ DOĞRULAMASINDA KİŞİSEL BİLGİLERİNİZİ PAYLAŞMAYIN

Yaş doğrulama işlemleri sırasında kullanıcıların hangi bilgileri paylaşması gerektiği de önemli bir güvenlik başlığı olarak öne çıkıyor. Demircan, sosyal medya platformlarının hesaplarla ilgili bildirim gönderebileceğini, ancak mesaj üzerinden hassas bilgilerin istenmesinin ciddi bir risk işareti olduğunu belirtti.

Uzman isim; e-Devlet şifresi, giriş kodu, kredi kartı bilgileri veya kimlik fotoğrafı talep eden mesajlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Türkiye'de uygulanması öngörülen yaş doğrulama sisteminin işleyişine ilişkin ise şu açıklamayı yaptı:

“Oluşturulan bu teknik belirteç, yalnızca kişinin 15 ve 18 yaş eşiklerini geçip geçmediğini platforma bildirecektir. Bunun dışında hiçbir kişisel veri sosyal medya şirketine aktarılmayacaktır. Yani amaç, sosyal medya platformuna kimlik belgesindeki tüm bilgileri vermek değil, sadece ilgili yaş şartının sağlanıp sağlanmadığını doğrulamaktır.”

Demircan, kullanıcıların doğrulama işlemlerinde mesajlardaki bağlantılar yerine doğrudan ilgili sosyal medya uygulamasını açarak hesap bildirimlerini kontrol etmesini önerdi. e-Devlet işlemlerinin ise resmî uygulama veya adres üzerinden yapılması gerektiğini belirtti.

“e-Devlet şifresi hiçbir koşulda sosyal medya platformuna veya doğrulama görevlisine verilemez. e-Devlet çalışanları dahil hiç kimsenin kullanıcıdan bu şifreyi isteme yetkisi ve hakkı yoktur”

SAHTE BAĞLANTILAR HESAP VE PARA KAYBINA YOL AÇABİLİR

Sahte bağlantılara tıklamanın her durumda cihazın ele geçirildiği anlamına gelmediğini belirten Demircan, riskin kullanılan cihazın güvenlik durumuna ve kullanıcının bağlantı sonrasında yaptığı işlemlere göre değiştiğini ifade etti.

Uzman isim, özellikle güncellenmemiş cihazlarda güvenlik açıklarının istismar edilebileceğini, sahte sayfalara girilen bilgilerin ise farklı türde kayıplara yol açabileceğini kaydetti.

Olası riskler şu şekilde sıralandı:

  • Şifrelerin ele geçirilmesi: Sahte bir sayfaya girilen sosyal medya şifresiyle hesap çalınabilir. Aynı şifrenin başka platformlarda kullanılması, diğer hesapları da tehlikeye atabilir.

  • İki aşamalı doğrulamanın aşılması: SMS ile gönderilen güvenlik kodlarının paylaşılması, hesapların korumasını zayıflatabilir.

  • Kimlik bilgilerinin kötüye kullanılması: Kimlik fotoğrafı ve yüz videosu gibi veriler, ileride gerçekleştirilebilecek dolandırıcılık girişimlerinde kullanılabilir.

  • Maddi kayıp yaşanması: Kart bilgilerinin sahte sayfalara girilmesi, yetkisiz işlemlere ve para kaybına neden olabilir.

EN AĞIR RİSK: CİHAZIN KONTROLÜNÜN ELE GEÇİRİLMESİ

Demircan, zararlı bir uygulamanın cihaza yüklenmesi ve uygulamaya erişilebilirlik, bildirim okuma ya da ekran paylaşımı gibi kritik izinlerin verilmesi durumunda riskin daha da büyüyebileceğini belirtti.

Yaşanabilecek en ağır senaryoya ilişkin uyarısında şu ifadeleri kullandı:

“Siz telefonu elinizde tuttuğunuzda neye ulaşabiliyorsanız, saldırganlar da tamamına erişebilir. Bankacılık uygulamalarınıza girilerek hesaplarınız boşaltılabilir, adınıza krediler çekilebilir. Özel fotoğraflarınız ve yazışmalarınız şantaj ya da yasa dışı işlerde kullanılabilir. Wi-Fi şifreniz ele geçirilerek evinizin yakınına gelen şahıslar ağınıza sızabilir ve eşinizin, çocuğunuzun cihazlarına erişim sağlayabilir. Siber dünyadaki bu yetki kayıpları; ısrarlı takip, siber zorbalık ve kadına şiddete kadar varan çok ağır sonuçların başlangıç noktası olabilir.”

Uzmanlar açısından cihaz güvenliğinin korunması kadar, kullanıcıların hangi uygulamalara hangi izinleri verdiğini kontrol etmesi de önem taşıyor. Güvenilir olmayan kaynaklardan uygulama yüklenmemesi ve cihazların güncel tutulması, riskleri azaltabilecek temel önlemler arasında bulunuyor.

DOLANDIRICILIK FARK EDİLDİĞİNDE İLK 5 DAKİKADA NE YAPILMALI?

Sahte bağlantıya tıklayan, kişisel bilgilerini paylaşan veya şüpheli bir uygulama yükleyen kişilerin öncelikle zararın büyümesini engellemesi gerekiyor. Demircan, böyle bir durumda izlenebilecek adımları şöyle sıraladı:

1. Şüpheli işlem ve iletişimi durdurun: Sayfayı kapatın, görüşmeyi sonlandırın ve yeni gelen doğrulama kodlarını ya da ödeme taleplerini onaylamayın.

2. Cihazın bağlantısını kesin: Zararlı uygulama yüklediyseniz veya uzaktan erişim ya da ekran paylaşımı izni verdiyseniz Wi-Fi ve mobil veri bağlantısını kapatın. Şüpheli dosyaları açmayın veya kurmayın.

3. Bankanızla iletişime geçin: Kart ya da finansal bilgilerinizin açığa çıkması durumunda bankanızın resmî numarasını güvenilir başka bir cihazdan arayın. Gerekirse kartların kapatılmasını, hesapların güvenliğinin sağlanmasını ve şüpheli işlemlerin incelenmesini isteyin.

4. Şifrelerinizi güvenli bir cihazdan değiştirin: Öncelikle e-posta hesabınızı güvence altına alın. Ardından diğer hesaplarınızın şifrelerini değiştirin, açık oturumları kapatın ve iki aşamalı doğrulamayı etkinleştirin.

5. Delilleri saklayın: Şüpheli mesajların, gönderen bilgilerinin, bağlantıların ve varsa ödeme dekontlarının ekran görüntülerini alın. Delil toplamak için bağlantıyı yeniden açmayın.

6. Gerekirse teknik destek alın: Cihazın kontrolünün ele geçirildiğinden şüpheleniyorsanız uzman desteğine başvurun. Cihazı hemen fabrika ayarlarına döndürmek, inceleme açısından önemli olabilecek verilerin kaybolmasına neden olabilir.

ŞÜPHELİ MESAJLAR NEREYE BİLDİRİLMELİ?

Siber dolandırıcılık girişimleriyle karşılaşıldığında doğru kurumlara başvurulması gerektiğini belirten Demircan, zararlı bağlantıların teknik bildiriminde Siber Güvenlik Başkanlığının siberguvenlik.gov.tr adresinin kullanılabileceğini ifade etti. Bildirim sırasında şifre veya doğrulama kodu gibi hassas bilgilerin paylaşılmaması gerektiği hatırlatıldı.

Para kaybı, şantaj, kimlik bilgilerinin kötüye kullanılması veya hesapların ele geçirilmesi gibi durumlarda ise delillerle birlikte polis, jandarma ya da Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulması gerekiyor.

Uzmanların temel uyarısı ise açık: Sosyal medya düzenlemesine ilişkin doğrulama ve hesap işlemlerini yalnızca resmî kanallardan kontrol edin; korku ve zaman baskısı oluşturan mesajlarla hareket etmeyin, şifrelerinizi ve doğrulama kodlarınızı kimseyle paylaşmayın.