DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, Meclis kürsüsünden Karlıova ve Varto’da planlanan JES projelerine tepki göstererek projelerin durdurulmasını istedi.
Hülakü, Bingöl’ün deprem riski açısından kritik bir bölgede bulunduğunu belirterek, Kuzey Anadolu Fay Hattı ile Doğu Anadolu Fay Hattı’nın birleştiği noktada bin ila iki bin metre derinlikte sondaj yapılmasının büyük tehlike oluşturduğunu söyledi. Projeye onay veren kurumları ve şirketleri eleştiren Hülakü, söz konusu girişimlerin bölgenin doğasına, su kaynaklarına ve yaşam alanlarına zarar vereceğini ifade ederek şunları kaydetti:
“BİNGÖL DEPREMİN SIFIR NOKTASIDIR”
“Bingöl’ün toprağına, suyuna, ağacına ve kuşuna musallat olmuş organize bir kötülükle karşı karşıyayız. Karlıova ve Varto’da yapılması planlanan JES projeleri derhal durdurulmalıdır. Bu projeye onay verenler, ‘ÇED gerekli değil’ diyenler ve yabancı şirketleri buraya getirip toprağımızı, suyumuzu sömürüye ve ranta açanlar, Karlıova ve Varto halkının adeta ölüm fermanını imzalamaktadır. Çok açık söylüyorum; bu proje Bingöl, Muş ve Erzurum için bir ölüm fermanıdır. Bingöl depremin sıfır noktasıdır.
Depremin Türkiye’deki kelime karşılığı adeta Bingöl’dür. Kuzey Anadolu Fay Hattı ile Doğu Anadolu Fay Hattı’nın birleştiği noktadayız. Bin metre, iki bin metre derinlikte sondaj yapılmasına izin veriliyor. Türkiye’nin en kırılgan fay hatlarının bulunduğu bir bölgede, iki bin metre derinlikte sondaj yapılması hangi akla sığıyor, anlam veremiyoruz. Bu fay hatlarının bulunduğu yerlere insanlar çivi bile çakmazken, Allah’tan korkusu olmayanlar her yeri talan etmeye devam ediyor. Tek dertleri para, tek dertleri ceplerini doldurmak.”
“SONUNA KADAR BU PROJENİN KARŞISINDA DURACAĞIZ”
Peri Vadisi’ni, Aynik’i ve Kargapazar’ı ranta teslim etmeyeceğiz. Toprağımızı da, suyumuzu da, geleceğimizi de sonuna kadar savunacağız.
Almanya’da benzer bir proje, oluşan sarsıntılar nedeniyle hemen durduruldu ve iptal edildi. Güney Kore’de yine benzer bir proje depremle ilişkilendirilerek durduruldu. Keza Amerika’da da benzer bir proje sık sık mikro depremler oluşturduğu için derhal sonlandırıldı. Peki biz burada neyle karşı karşıyayız? Depremin sıfır noktasında deprem yokmuş gibi davranan, ‘ÇED gerekli değildir’ raporu veren bürokratlarla ve her türlü önlemi alacağız deyip halkı yanıltan şirketlerle karşı karşıyayız. O toprakların sahipleri meralarına bir çivi dahi çakılmasını istemiyorsa, bunun önünde hiç kimsenin durmaması gerekir. Sonuna kadar bu projenin karşısında duracağız.”
HABER MERKEZİ





