Peri Vadisi Çevre Koruma ve Ekoloji Birliği, Varto ve Karlıova’da kurulması planlanan jeotermal santrallere ilişkin 8 Ekim 2026 Perşembe günü yapılacak bilirkişi keşfi öncesinde vatandaşlara katılım çağrısında bulundu.
Birlik tarafından yapılan açıklamada, Bingöl İdare Mahkemesinin kararı doğrultusunda Muş’un Varto ilçesine bağlı Xarık (Çalıdere) ile Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Şorka Jerin (Kantarkaya) köylerinde bilirkişi heyetinin inceleme yapacağı belirtildi.
Peri Vadisi Çevre Koruma ve Ekoloji Birliği’nin açıklaması:
“BU SADECE VARTO VE KARLIOVA’NIN SORUNU DEĞİL”
“8 Ekim 2026 Perşembe günü Varto’nun Xarık (Çalıdere) ve Karlıova’nın Şorka Jerin (Kantarkaya) köylerinde jeotermal santrallerinin kurulumu ile ilgili Bingöl İdare Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararla bilirkişi keşfi yapılacaktır.
Değerli dostlar, bizler bu toprakların gerçek sahipleri olarak bu yıkıma, bu talana, bu işgale dur diyebilmek için güç birliği oluşturmak zorundayız. Bizler çok net biliyoruz ki bu sadece ne Varto’nun ne Karlıova’nın ne de Peri Vadisi’nin sorunudur.”
“BU BÖLGESEL BİR SORUNDUR”
“Bu bölgesel bir sorundur. Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Tekman’dan başlayıp Yedisu-Erzincan sınırına kadar devam eden 250 kilometre uzunluğunda, yaklaşık 680 bin hektarlık bir alanı ilgilendiren 62 adet jeotermal projesinin bulunduğu devasa bir bölgenin sorunudur.
Onun için diyoruz ki 8 Ekim Perşembe günü Varto Xarık’ta ve Karlıova Şorka Jerin’de yapılacak bilirkişi keşfi esnasında Tekman’dan Yedisu’ya, Solhan’dan Kiğı’ya, Varto’dan Adaklı’ya, Genç’ten Karlıova’ya, Muş’tan Bingöl’e tüm gücümüzle alanda olmalıyız. Topraklarımızın işgaline, talanına, yıkımına rıza göstermeyeceğimizi çok uluslu şirketlerin ve yerli işbirlikçi taşeronların yüzlerine hep birlikte haykırmalıyız.”
“BİRLİKTE SAVUNACAĞIZ, BİRLİKTE KAZANACAĞIZ”
“Bizler Peri Vadisi’nin temsilcileri olarak o gün orada direnişte olan Varto ve Karlıova ile birlikte olacağız. Birlikte savunacağız, birlikte kazanacağız.
Çünkü biz inanıyoruz ki biz birlikte olduğumuzda daha güçlüyüz, daha yaşanabilir bir çevre, bir doğa ve yaşam alanı yaratabiliriz.
Çünkü bu doğa, bu yaşam alanı, bu memleket, bu topraklar bin yıllardır bizim atalarımızındır, bizlerindir. Ve atalarının tanklarıyla, toplarıyla, uçaklarıyla yapamadıklarını bizler onlara bürokrasi eliyle yapmalarına müsaade etmeyeceğiz.
Çünkü biliyoruz ki birleşirsek, bir olursak, yek ses, yek vücut, yek yumruk olursak önümüzde hiçbir engel dayanmaz. Biliyoruz ki ne kadar yolumuza engel çıkarırlarsa çıkarsınlar, sonuçta kazanan biz olacağız.”




