Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu öncülüğünde Kaynarp ınar (Liçik) Köyü’nde bir araya gelen vatandaşlar, yağışa aldırış etmeden yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından yapılan basın açıklamasında, bölgede hayata geçirilmesi planlanan JES projesine tepki gösterildi.
Yağmurlu havaya rağmen yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüşte, Peri Vadisi’nin doğal yapısının korunması çağrısı yapıldı.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Bingöl İl Koordinasyon Kurulu Başkanı, İnşaat Mühendisi Canfidal Boldaş:
BOLDAŞ: KAMU GÜCÜ ŞİRKETE KARŞI HALKI SAVUNMALI
“Buradaki projelere TMMOB Bingöl İl Koordinasyon Kurulu olarak baktık, hepsini inceledik. Şu anki projelerde jeotermal enerji santraline dair herhangi bir veri yok. Buradaki kaynakların serada ya da turizm tesislerinde kullanılmak üzere planlanmasından bahsediliyor. Ancak tabii ki bunun jeotermal enerji santraline dönüşmeyeceği yönünde kesin bir durum söz konusu değil. Burada kaynak arama çalışmaları neticesinde jeotermal enerji santraline uygun su bulunursa projelerin jeotermal enerji santraline göre revize edilerek santralin kurulması olağandır.

Bununla ilgili, biliyorsunuz, geçen gün şirketin makineleri, iş makineleri ve teçhizatları köye geldi. Buradaki halkın, yerel halkın haklı tepkisiyle karşılaşınca geri dönmek zorunda kaldılar. Sonrasında kolluk kuvvetleriyle köye girmeyi daha uygun gördüler. Kolluk kuvvetlerinin de köyü adeta ablukaya aldığı bir tabloyu biz de basından takip etmeye çalıştık.
Burada kolluk kuvvetlerinin ve kamu gücünün halka karşı şirketi değil, şirkete karşı halkı savunmasını beklerdik. Çünkü burada halkın haklı bir sitemi, haklı bir itirazı ve haklı bir mücadelesi var.
Ayrıca burada devam eden bir yargı süreci de söz konusu. Bu yargı süreci nihayete ermeden, karar çıkmadan kolluk kuvvetlerinin burada şirketin çalışmasına yol açıyor olması gerçekten üzücü bir durumdur. Bunu da ifade etmekte fayda görüyorum.”
BOLDAŞ: YARGI SÜRECİ BİTENE KADAR İŞ MAKİNELERİ KÖYDEN ÇIKARILMALI
“Buradaki halkın isteği de, sitemi de, talebi de çok haklıdır. Bakın, yanı başımızdaki alandan bahsediyoruz. Köyün merkezi sayılır, yaşam alanının merkezi sayılır. Burayı tarım alanlarına ve ahırlara yakınlığıyla değerlendirmekte fayda var. Yine hava, su ve toprak kirliliği açısından da ciddi riskler teşkil edecek bir alandan bahsediyoruz.

Burada kamu gücünün yapması gereken, köyü ablukaya alıp köylülere karşı şirketi savunmak değil; yargı süreci sonlanıncaya kadar halkın haklı itirazlarına kulak vererek şirkete ait teçhizatları ve iş makinelerini köy dışına çıkarmaktır. Biz bunu bekliyoruz.
Yine bu konuda ilgili kurum ve kuruluşların amirleriyle ilçe ve il mülki amirliklerinin de konuyla ilgili hassas kararlar almasını buradan tavsiye ediyoruz.
HES’e, JES’e, jeotermal enerji santraline karşı direnen Ilıca halkı ve Kaynarpınar halkı haklıdır. Biz de bugüne kadar halkın haklı mücadelesinin yanında olduğumuz gibi bundan sonra da halkın haklı mücadelesinin yanında olmaya devam edeceğiz. Bu proje jeotermal enerji santraline dönüşürse TMMOB Bingöl İl Koordinasyon Kurulu olarak yine Ilıca halkının yanındayız, Kaynarpınar halkının yanındayız.”

AVUKAT SUDAN: YARGI SÜRECİ DEVAM EDERKEN FAALİYETLER DURDURULMALI!
Bingöl’ün Karlıova ilçesinde jeotermal kaynak arama çalışmalarına yönelik tepkiler sürerken, devam eden hukuki sürece ilişkin açıklamalarda bulunan Avukat Kübra Sudan, yaklaşık bir yıldır devam eden davanın henüz sonuçlanmadığını belirterek, yargılama süreci tamamlanmadan bölgedeki faaliyetlerin sürdürülmemesi gerektiğini söyledi.
Karlıova’da projeye karşı gerçekleştirilen yürüyüş ve basın açıklamasında konuşan Sudan, şunları kaydetti:
“Yaklaşık bir yıldır, çoğunuz biliyorsunuz, devam eden bir yargı sürecimiz var. Kesin bir tarihte keşif kararı verildi. Keşif kararının akabinde de yürütmenin durdurulmasıyla alakalı, yani buradaki iş makinelerinin faaliyetlerinin durdurulmasına yönelik hukuki zorunluluk dediğimiz yürütmenin durdurulmasıyla ilgili karar verilecektir. Keşif öncesinde bu karar maalesef dosyamızda henüz açıklanmadı. Şu an için yürütmeyi durdurma kararı yok.

HAKLI OLANIN ACELESİ YOKTUR!
Yaklaşık bir yıldır bu yargılama devam ederken şirket, buradaki yöre halkının tepkisiyle ilk etapta karşılaştığı için gelme cesaretinde bulunamadı. Ancak yaklaşık bir haftadır ciddi bir sorunla karşı karşıyayız. Geçen haftadan beri şirket buraya gelerek çalışmak istedi. İlk etapta köylülerimizin mücadelesiyle bu fiilî durum bertaraf edildi. Ancak ikinci etapta kolluk kuvvetleriyle geldiler. Artık kolluk gücünü de yanlarına alarak, özellikle yöre halkımızı kolluk gücüyle ve şiddetle tehdit ederek, korkutarak buraya girmeye çalıştılar. Şirketi içeri soktular. Özellikle de bir müzakere yapılmış olmasına rağmen bu müzakereye riayet edilmeden... Ancak bugün yapılan toplantının ve bundan sonra yapılacak bütün toplantıların amacı, yargılama devam ederken bu faaliyetlerin sürdürülmesine hiçbir şekilde izin vermemek olacaktır. Yargılama devam ederken özellikle şirketin buraya gelip faaliyetlerine devam etmesi, köylüye yönelik bir kışkırtma ve güç gösterisi hâline gelmiştir.

Yapılan bu müdahalelerin de hukuka uygun olmadığını söylemek istiyoruz. Yöre halkımızın hiçbir şekilde çekinmeden, korkmadan bu direnişe destek vermesini bekliyoruz. Korkutmaya çalışacaklar, bu devam edecek ve bunun arkası da gelecektir. Ancak belirttiğimiz gibi hukuki bir süreç var. Fakat bu hukuki süreç tek başına yeterli olmayacaktır. Bunun yanında vatandaşların desteği çok önemlidir. Bunu asla küçümsemeyin. Medyada bunu dile getirmek, özellikle kitlesel hareketler, çevre hukukundan kaynaklanan dosyalarda çok önemlidir. Bu şekildeki tepkisel hareketlerle bu süreci kazanacağız.
Haklı olanın acelesi yoktur. Biz haklı olan taraftayız. Buna inanıp devam etmenizi bekliyoruz.”
HABER: EYLEM ÖZEN




