HABER: EYLEM ÖZEN
Bingöl İl Genel Meclis Üyesi Aydın Kaya, Bingöl Merkez’i Yamaç bölgesine bağlayan yolda incelemelerde bulunarak yolun mevcut durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Kaya, heyelan riski bulunan bölgede aynı güzergâhta yapılan çalışmaların kalıcı çözüm sağlamadığını belirterek, yol güzergâhının kamulaştırma yoluyla değiştirilmesi gerektiğini söyledi.
“YOL BÖLGENİN ANA BAĞLANTI AKSLARINDAN BİRİ”
Söz konusu yolun Karayolları Genel Müdürlüğü yol ağında bulunduğunu ifade eden Kaya, güzergâhın Yamaç ve çevresindeki yerleşim yerleri açısından önemli bir ulaşım noktası olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:
“Bugün Bingöl Merkez’i Yamaç nahiyesine bağlayan yolun son durumunu sizlerle paylaşmak için buradayız. Bu yol, Karayolları Genel Müdürlüğünün yol ağında bulunan bir yoldur. Bölgenin ikinci bağlantı yolu olmakla birlikte, aynı zamanda ana bağlantı yollarından biridir. Yani Yamaç, Gövler ve hatta Az bölgesine kadar uzanan bir nevi ana aks niteliğindeki bir yoldur.
Burada 2022 yılında doğal afet sonucu meydana gelen heyelanın ardından yol, doğrudan teklif usulüyle, yani ihale yapılmadan bir firmaya 200 milyon liraya verildi. Ancak yol henüz tamamlanmadan, 2024 yılında, daha tam olarak teslim edilmeden tekrar çöktü. O dönemde yerel basına veya İl Koordinasyon Toplantılarının kayıtlarına bakıldığında, gerek bizlerin gerekse bizim dışımızdaki duyarlı çevrelerin bu yolla ilgili çok ciddi tepkilerinin olduğu görülecektir. Maalesef yol daha bitmeden çökmüştü.
Biz o dönemde yapılan bütün İl Koordinasyon Toplantılarında bölge müdürlerine, Karayolları 8. Bölge Müdürlüğü yetkililerine bu yolla ilgili defalarca soru yönelttik. Yolun henüz bitmeden çöktüğünü kaç defa dile getirmemize rağmen söylediklerimiz dikkate alınmadı. Başlangıçta bize, bu konularla ilgili yeterli teknik bilgiye sahip olmadığımız ve yolda herhangi bir sorun bulunmadığı söylendi.
Biz de kendilerini defalarca buraya davet ettik. ‘Biz bilmiyorsak gelin, basının huzurunda hep birlikte gidip yerinde tespit edelim’ dedik. Fakat maalesef kimseyi buraya getiremedik, söylediklerimizle kaldık. Ancak biz, bunları söyledik ve geçti diye bakmıyoruz. Biz tarihe not düşüyoruz. Bir gün mutlaka vicdanlı insanlar burada yaşandığını düşündüğümüz yolsuzlukları ve hukuksuzlukları irdeleyip gereğini yapacaktır diye çaba gösteriyoruz. Yaptığımız açıklamalar ve haberlerle burada yaşandığını düşündüğümüz hukuksuzlukları bir nevi kayıt altına alıyoruz.”
“BURADAKİ SAVURGANLIĞI, BAŞIBOŞLUĞU VE CİDDİYETSİZLİĞİ TEŞHİR ETMEK İSTİYORUZ”
“2024 yılında, dediğim gibi, İl Koordinasyon Toplantılarının kayıtlarına bakıldığında bu yolla ilgili kaygılarımızı defalarca dile getirdiğimiz görülecektir. Başlangıçta bize yolu teslim almadıklarını söylediler. Daha sonra ise ‘Yolu teslim aldık ancak herhangi bir sıkıntı yok’ dediler.
Aradan bir yıl bile geçmeden, 2025 yılında yol belli bir süre trafiğe açıldı. Ardından aynı sorun yeniden yaşandı. Tekrar heyelan meydana geldi ve yol tamamen trafiğe kapatılmak zorunda kaldı.
2026 yılına geldiğimizde ise burayı tekrar ihale ettiler. Yanılmıyorsam yaklaşık 226 milyon liraya bir firmaya ihale edildi.
Tabii ki bu yolun yapılması gerekiyor, biz buna karşı değiliz. Karayollarının ve Özel İdarenin yol çalışmalarını elbette destekliyoruz. Sonuçta bu yolları insanlar kullanıyor ve yapılan çalışmalar toplumsal bir fayda sağlıyor. Fakat biz buradaki savurganlığı, başıboşluğu ve ciddiyetsizliği teşhir etmek istiyoruz. Bu alandaki sorumlu ve yetkili kişileri doğru çalışmaya davet ediyoruz.
Şimdi baktığınızda sizler de görüyorsunuz; burası bir heyelan bölgesidir. Hemen yanı başımızda Erentepe Köyü var, Zazaca ismi Şinek. Buradan Karavelioğullarına, Gövler, Züvir ve Zokba bölgesine kadar uzanan alanın tamamı heyelan bölgesidir.
Bu bölgede bir köylü ev yapmak istediğinde zemin etüdü için üç-dört farklı prosedür işletiliyor. Zemin etütlerinde en ufak bir olumsuzluk tespit edildiğinde vatandaşa ev yaptırılmıyor. Oysa burada söz konusu olan Karayolları Genel Müdürlüğüdür. Teknolojinin bu kadar ilerlediği bir çağda buranın heyelan bölgesi olduğunu teknik olarak tespit etme imkânları yok mu?”
“YOLUN GÜZERGÂHININ DEĞİŞTİRİLMESİ GEREKİYOR”
“Ben hiçbir cihaz kullanmadan sadece buraya baktığımda bile bölgenin durumunu görebiliyorum. Herkes de bunu rahatlıkla görebilir. Burayı bugün yapıyorlar ama emin olun, iki yıl sonra burası tekrar kayacak ve buraya harcanan para yeniden boşa gitmiş olacak.
‘Buranın çözümü nedir?’ derseniz, buranın çözümü kamulaştırmadır. Kamulaştırma yapılarak yolun güzergâhının değiştirilmesi gerekiyor. Bunun başka bir çözümü yoktur. Eğer aynı yöntemde ısrar ediliyorsa o zaman biz şunu düşünürüz: Burada birilerine özellikle bu yol üzerinden rant sağlanıyor. Bunun başka bir izahını göremiyoruz. Bu yolun deplase edilmesinden, yani güzergâhının değiştirilmesinden başka bir çare yoktur. Burada neden bu kadar ısrar edildiğini anlamıyoruz.
Yeri geldiğinde kamulaştırmanın maliyetinin çok yüksek olduğu söyleniyor. Ancak diğer taraftan baktığımızda, daha bundan bir ay öncesine kadar bu ilde yaklaşık bin dönümlük arazilerin bir kişiye veya bir sermaye grubuna peşkeş çekildiğini görüyoruz. Fakat burada binlerce, belki on binlerce insanın yararlandığı bir yol için kamulaştırma yapılmıyor.”




