AK Parti Bingöl Milletvekili Zeki Korkutata, Meclis genel kurulunda yaptığı konuşmada, AK Parti iktidarları boyunca emeklilerimiz için birçok tarihî adım atıldığını belirtti.
Korkutata, konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Öncelikle şu soruyu kendimize sormamız gerekiyor: Bir sosyal devletin görevi nedir, sadece sorunları tespit etmek midir, yoksa sorunları çözebilecek güçlü ve sürdürülebilir politikalar üretmek midir? Bir başka soru: Emeklilerimizin refahını artırmanın yolu sadece rakamları yükseltmek midir, yoksa o rakamların kalıcı şekilde korunabileceği güçlü bir ekonomik yapıyı inşa etmek midir? İşte, bugün tam da bu soruların cevabını konuşuyoruz.
Hiç kimse emeklilerimizin hayat pahalılığından etkilenmediğini söyleyemez, hiç kimse küresel salgının, 11 ili etkileyen asrın depreminin, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın; ABD, İsrail-İran Savaşı'nın enerji krizlerinin ve dünyanın içinden geçtiği ekonomik dalgalanmaların vatandaşlarımız üzerinde yük oluşturmadığını iddia edemez.
Ancak bir başka gerçeği de görmezden gelemeyiz. Türkiye, son 23 yılda emeklilerini ihmal etmeden sosyal güvenlik sistemini güçlendiren, sağlık hizmetlerini yaygınlaştıran ve sosyal destek mekanizmalarını büyüten bir ülke hâline gelmiştir. Bugün Türkiye'de EYT'yle birlikte yaklaşık 17 milyon emekliye maaşı ödenmekte, dünyanın en kapsamlı genel sağlık sigortası sistemlerinden birinden yararlanmakta ve sosyal devletin koruması altında yaşamaktadır.
AK Parti iktidarları boyunca emeklilerimiz için birçok tarihî adım atılmıştır. Bayram ikramiyeleri uygulaması hayata geçirilmiş, ikramiye tutarları yıllar içinde önemli ölçüde artırılmıştır.
En düşük emekli aylıkları defalarca yükseltilmiştir. Sağlık hizmetlerine erişim kolaylaştırılmış, şehir hastaneleriyle vatandaşlarımızın hizmet kalitesi yükseltilmiştir. Sosyal yardım programları genişletilmiş, yaşlı destek politikaları güçlendirilmiştir. Şimdi soruyorum: Eğer amaç gerçekten emeklilerimizin refahını artırmak ise bunun yolu ekonomik istikrarı korumaktan geçmiyor mu? Enflasyonu kalıcı olarak düşürmeden satın alma gücünü kalıcı biçimde artırmak mümkün müdür?
Üretimi büyütmeden, yatırımı artırmadan, istihdamı güçlendirmeden sosyal refah sürdürülebilir olabilir mi?
İşte, AK PARTİ'nin yaklaşımı budur. Biz günü kurtaran popülist vaatlerle değil, yarını güvence altına alan politikalarla hareket ediyoruz.
Türkiye Yüzyılı vizyonunda emeklilerimiz sadece geçmişin emanetçileri değil, aynı zamanda toplumsal hafızamızın taşıyıcılarıdır.
Biz, emeklilerimizi bir yük olarak değil bu ülkenin kalkınma mücadelesinin en kıymetli neferleri olarak görüyoruz.
Hedefimiz, enflasyonun kalıcı şekilde tek haneye düştüğü, büyümenin güçlendiği, üretimin arttığı ve refahın toplumun bütün kesimlerine daha güçlü yansıdığı bir Türkiye'dir. Çünkü biz biliyoruz ki güçlü ekonomi olmadan sosyal devlet olmaz, güçlü sosyal devlet olmadan da emeklilerimizin hak ettiği yaşam standardına ulaşması mümkün değildir. Biz sorunları inkâr etmiyoruz; emeklilerimizin de sorunları vardır ama umutsuzluk da üretmiyoruz. Biz eleştiri değil çözüm, karamsarlık değil umut, popülizm değil sorumluluk siyaseti yapıyoruz. Bu anlayışla önümüzdeki süreçte emeklilerimizin refahını artırmaya yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğimizi ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.”
Haber Merkezi





