Türkiye’de geçmiş yıllarda aşılama çalışmalarıyla büyük ölçüde kontrol altına alınan kızamık hastalığı, yeniden gündeme geldi. Paylaşılan verilere göre 2026 yılında vaka sayısının binlerle ifade edilen seviyelere ulaşması, bulaşıcı hastalıklarla mücadele ve toplum bağışıklığı konusundaki endişeleri artırdı. Uzmanlar, özellikle aşı takvimindeki eksiklerin giderilmesi ve çocukların zamanında aşılanması gerektiğine dikkat çekiyor.

Kızamık, yüksek bulaşıcılığı nedeniyle kısa sürede çok sayıda kişiye yayılabilen viral bir hastalık olarak biliniyor. Hastalık yalnızca çocukları değil, bağışıklığı bulunmayan yetişkinleri de etkileyebiliyor. Ağır vakalarda zatürre ve beyin iltihabı gibi komplikasyonlar gelişebilirken, enfeksiyondan yıllar sonra ortaya çıkabilen SSPE de ciddi sağlık riskleri arasında yer alıyor.

Kızamık vakalarında yıllar içinde yükseliş

Türkiye’de kızamıkla mücadelede rutin aşılama çalışmaları uzun yıllardır önemli bir yer tutuyor. 1970 yılında başlatılan aşılama uygulamaları ve sonraki yıllarda yürütülen kampanyalarla hastalığın yayılımı önemli ölçüde azaltıldı. Kızamık-kızamıkçık-kabakulak (KKK) karma aşısının uygulanmasıyla birlikte vaka sayıları uzun süre kontrol altında tutuldu.

Ancak paylaşılan Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Türkiye’de kızamık vakaları son yıllarda yeniden artış gösterdi. 2022 yılında 127 olarak bildirilen vaka sayısı, 2023’te 500’e, 2024’te 1.500’e ve 2025’te yaklaşık 2 bine yükseldi.

2026 yılına ilişkin haberde aktarılan verilere göre ise yılın ilk beş ayında 877 vaka kaydedildi. Eylül ayında 1.103 olarak bildirilen vaka sayısının ekim itibarıyla 3 bin sınırına yaklaştığı belirtildi. Bu rakamların ilgili kurumların güncel ve resmî verileriyle ayrıca doğrulanması gerekiyor.

Bir kişi 18 kişiye kadar virüs bulaştırabiliyor

Kızamığın en önemli özelliklerinden biri, son derece hızlı yayılabilmesi. Enfekte kişilerin solunum yoluyla çevrelerine virüs yayması, hastalığın özellikle aşılanma oranlarının düşük olduğu topluluklarda hızla bulaşmasına neden olabiliyor.

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Songül Özer'in aktarılan değerlendirmelerine göre, bir kızamık hastası virüsü 16 ila 18 kişiye kadar bulaştırabiliyor. Bu durum, hastalığın yayılmasını önlemek için aşılamanın ve erken önlemlerin önemini ortaya koyuyor.

Uzmanlar, kızamığın yalnızca çocukluk döneminde görülen hafif bir hastalık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle aşılanmamış kişilerde hastalık daha ağır seyredebilir ve ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

Toplumsal bağışıklık için yüzde 95 hedefi

Kızamığın toplum içinde yayılmasını önlemek için aşılama oranlarının yüksek tutulması gerekiyor. Uzmanlar, toplumsal bağışıklığın sağlanabilmesi için toplum genelinde yaklaşık yüzde 95 düzeyinde aşı kapsayıcılığının hedeflenmesi gerektiğini vurguluyor.

Aşı kararsızlığı, yanlış bilgilendirmeler ve aşı dozlarının tamamlanmaması, hastalığın yeniden yayılmasını kolaylaştıran etkenler arasında gösteriliyor. Göç hareketleri ve kişilerin aşı geçmişlerinin bilinmemesi de aşı takibinde güçlük oluşturabiliyor.

Alzheimer Araştırma Projesine TÜBİTAK Desteği
Alzheimer Araştırma Projesine TÜBİTAK Desteği
İçeriği Görüntüle

Türkiye’de KKK aşısı, ulusal çocukluk çağı aşı takvimi kapsamında uygulanıyor. Aşıların zamanında yapılması ve eksik dozların tamamlanması, hem bireysel korunma hem de toplum sağlığı açısından önem taşıyor.

Kızamık hangi belirtilerle ortaya çıkıyor?

Kızamık genellikle ateş, burun akıntısı, öksürük ve gözlerde kızarıklık gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ağız içinde küçük beyaz lekeler görülebiliyor. Ardından çoğunlukla yüz ve saç çizgisi çevresinden başlayan kırmızı döküntüler vücuda yayılabiliyor.

Hastalığın belirtileri ortaya çıkmadan önce de bulaşma riski bulunabildiği için enfeksiyonun yayılmasını kontrol etmek zorlaşabiliyor. Bu nedenle şüpheli belirtiler gösteren kişilerin sağlık kuruluşlarına başvurması ve sağlık çalışanlarının yönlendirmelerine uyması öneriliyor.

Zatürre ve beyin iltihabı gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor

Kızamık bazı kişilerde ağır komplikasyonlara neden olabiliyor. Özellikle küçük çocuklarda ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerde zatürre, hastalığın ciddi sonuçları arasında yer alıyor. Daha nadir olarak beyin iltihabı da gelişebiliyor.

Hastalığın uzun vadeli risklerinden biri ise subakut sklerozan panensefalit (SSPE) olarak bilinen nörolojik hastalık. Kızamık enfeksiyonundan yıllar sonra ortaya çıkabilen SSPE, ilerleyici seyri ve ciddi sonuçları nedeniyle önem taşıyor. Hastalığın bilinen kesin bir tedavisinin bulunmaması, kızamıktan korunmanın önemini daha da artırıyor.

Uzmanlardan aşı takvimini tamamlama çağrısı

Uzmanlar, kızamık vakalarındaki artışın önüne geçilmesi için çocukluk çağı aşılarının zamanında yapılması ve eksik dozların tamamlanması gerektiğini belirtiyor. KKK aşısı, kızamığa karşı korunmada en etkili yöntem olarak öne çıkıyor.

Aşı uygulaması kişilerin sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğinden, aşı konusunda tereddüt yaşayan ailelerin aile hekimlerine danışması öneriliyor. Özellikle aşılanma durumu bilinmeyen veya aşı takviminde eksik bulunan çocukların sağlık kuruluşlarında değerlendirilmesi önem taşıyor.

Kızamıkla mücadelede yüksek aşılama oranlarının korunması, hastalığın yayılmasını önlemek ve ağır hastalık riskini azaltmak açısından kritik önem taşıyor.