Bingöl İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu, Azerbaycan’da okullarda uygulanan başörtüsü yasağına ilişkin açıklama yaptı.

İnanç özgürlüğünün insan hakkı olduğu ve başörtüsünün suç olmadığı belirtilen açıklamada, “İnsan onurunu, inanç özgürlüğünü ve temel hakları savunmak; yalnızca kendi coğrafyamızdaki değil, dünyanın neresinde olursa olsun yaşanan haksızlıklara karşı ses yükseltmeyi gerektirir. Bugün Azerbaycan’da başörtüsü üzerinden gündeme gelen baskı ve kısıtlamalar karşısında da İslami ve insani sorumluluğumuzun gereğini yerine getirmek zorundayız.

Başörtüsü, Müslüman bir kadın için yalnızca bir kıyafet tercihi değil; inancının, kimliğinin ve Allah’a bağlılığının bir ifadesidir. Bu tercihin baskıyla engellenmesi, insanların inançları nedeniyle ayrımcılığa uğratılması ve eğitim, çalışma ya da toplumsal hayata katılım haklarının kısıtlanması kabul edilemez.

WhatsApp’ta Yeni Dönem: Mesajlar İleri Tarihe Planlanabilecek
WhatsApp’ta Yeni Dönem: Mesajlar İleri Tarihe Planlanabilecek
İçeriği Görüntüle

Hiç kimse inancından dolayı aşağılanmamalı, dışlanmamalı ve temel haklarından mahrum bırakılmamalıdır.” Denildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi; “İslam, insanın onurunu korumayı, adaleti ayakta tutmayı ve zulme karşı durmayı emreder. Yüce Allah, “Dinde zorlama yoktur” (Bakara, 2/256) buyurarak inanç konusunda zorlamanın doğru olmadığını açıkça ortaya koymuştur. İnanç özgürlüğü, yalnızca çoğunluğun değil, toplumdaki her bireyin hakkıdır.

Azerbaycan halkı ile aramızdaki tarihî, kültürel ve dinî bağlar, orada yaşanan gelişmelere karşı duyarsız kalmamızı mümkün kılmaz. Kardeşlik, yalnızca sevinçleri paylaşmak değil; haksızlıklar karşısında da birbirimizin hukukunu savunmaktır. Ancak bu çağrımız herhangi bir halka, millete veya ülkeye düşmanlık çağrısı değildir. Bilakis, adaletin, karşılıklı saygının ve insan onurunun herkes için korunması çağrısıdır.

Azerbaycan’ın yöneticilerine ve ilgili kurumlarına çağrımızdır: Başörtülü kadınların ve kız çocuklarının haklarını güvence altına alın. İnanç özgürlüğünü kısıtlayan uygulamalara son verin. Eğitim kurumlarında, kamu hizmetlerinde ve toplumsal yaşamın diğer alanlarında insanların dinî kimlikleri nedeniyle mağdur edilmesine izin vermeyin. Hak ihlali iddialarını şeffaf biçimde inceleyin ve mağduriyetleri giderin.

Uluslararası insan hakları kuruluşlarını, sivil toplum örgütlerini ve dinî kurumları da bu konuda ilkeli ve tutarlı bir tutum almaya davet ediyoruz. İnsan hakları savunuculuğu, siyasi çıkarlara göre değişen bir tutum değil; herkes için geçerli olması gereken evrensel bir sorumluluktur.

Unutulmamalıdır ki başörtüsüne yönelik baskı, yalnızca başörtülü kadınları ilgilendiren bir mesele değildir. Bu mesele; vicdan özgürlüğünün, insan onurunun, adaletin ve birlikte yaşama hukukunun meselesidir.

Bizler, hiçbir kadının inancıyla dünya nimetleri arasında tercihe zorlanmadığı, hiçbir kız çocuğunun başörtüsü nedeniyle eğitim hakkından mahrum bırakılmadığı ve hiç kimsenin inancı sebebiyle ötekileştirilmediği bir dünya istiyoruz.

Başörtüsü suç değildir! İnanç özgürlüğü ayrıcalık değil, temel bir haktır!

Zulme karşı susmamak, adaleti savunmak ve mazlumun yanında durmak hem insani hem de İslami sorumluluğumuzdur.

İslami ve insani hassasiyetleri taşıyan tüm kişi, kurum ve kuruluşlara çağrımızdır: Azerbaycan’da başörtüsü nedeniyle yaşandığı bildirilen mağduriyetlerin giderilmesi, inanç özgürlüğünün korunması ve insan onuruna saygı gösterilmesi için sesimizi birlikte yükseltelim.”

Haber Merkezi