Bingöl Demokratik Kurumlar Platformu, Rojava’da yaşanan gelişmelere ilişkin Bingöl Kent Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı, DBP Bingöl İl Eş Başkanı Şefket Kalındamar yaptı.

Kalındamar, Haseke Tugayı bünyesinde görev yaptığı sırada kaçırılarak öldürülen Sîpan Hiznî ile Kobanî Cezaevi’nde çıkan yangında hayatını kaybeden 9 tutukluyu anarak, yaşanan olaylara ilişkin şunları kaydetti:

“YAŞANANLAR SİYASAL VE TOPLUMSAL BOYUTUYLA ELE ALINMALI”

“Haseke Tugayı bünyesinde görev yaparken kaçırılarak katledilen Sîpan Hiznî ve Kobanî Cezaevinde çıkan yangında yaşamını yitiren 9 tutsağı saygıyla anıyoruz.

Sîpan Hiznî’nin katledilmesine karşı demokratik tepkisini ortaya koyan halka yönelik saldırılar, gözaltı ve tutuklamalar Suriye’de başlatılan demokratik entegrasyon sürecine yönelik provokasyondur. Yaşananları aşiretsel ya da bireysel bir mesele olarak göstermek, olayın siyasal ve toplumsal boyutunu görünmez kılmaktan ve yaşananların üzerini örtmekten başka bir şey değildir.

Bingöllü Yazarın Şiir Kitabı Çıktı
Bingöllü Yazarın Şiir Kitabı Çıktı
İçeriği Görüntüle

Suriye’de yaşayan halkları birbirine kırdırma politikalarının bir parçası olan bu saldırın hemen akabinde Kobani cezaevinde yaşanan yangında 9 kişinin yaşamını yitirmesi gerilimi tırmandırmıştır. Artarda yaşanan bu olayların birbirinden bağımsız olmadığı yaşanan olaylara karşı demokratik tepkisini ortaya koyarak sokağa çıkan Kobani halkına yönelik saldırılarda da göstermiştir. Geçici hükümete bağlı güçlerin Kobani’ye girmesi, burada halka saldırmasına asla sessiz kalmayacağız.”

“DEMOKRATİK YAŞAMIN İNŞASINA ALAN AÇILMALIDIR”

“Geçici hükümet ve Özerk Yönetim arasında imzalanan anlaşma kapsamında başlatılan demokratik entegrasyon süreci devam ederken geçici hükümete bağlı güçlerin Kobani’ye girmesi, halka müdahale etmesi yerel iradeye, demokrasiye müdahaledir. İmzalanan anlaşma kapsamında yürütülen demokratik entegrasyon sürecinin ilerleyebilmesi; halkların iradesine, eşitliğe, demokrasiye ve demokratik haklara saygı gösterilmesine b ağlıdır. Bu süreç, askeri ve güvenlikçi müdahalelerle değil, diyalog, müzakere ve halkların özgür iradesinin esas alınmasıyla ilerletilebilir.

Suriye’de kalıcı bir barış ve demokratikleşmenin yolu halkın demokratik haklarının önündeki engelleri kaldırmaktan geçer. 14 yıldır anadilinde eğitim hakkını kullanan Kürt halkının bu hakkının tartışma ve pazarlık konusu yapılması değil, kalıcı ve yasal güvence altına alınmasından geçmektedir.

Geçici hükümet demokratik entegrasyon sürecinin sorumluluğuyla hareket etmek zorundadır. Kürt halkının anadilde eğitim başta olmak üzere tüm demokratik hakları yasal güvenceye alınmalıdır. Demokratik eylemlere yönelik saldırılara derhal son verilmelidir. Demokratik entegrasyon sürecine zarar verecek her türlü güvenlikçi, dışlayıcı ve gerilimi tırmandıran uygulama ve politikalardan vazgeçilmelidir. Sîpan Hiznî ‘nin katledilmesi, Kobanî halkına yönelik müdahale, cezaevinde çıkan yangının tüm boyutlarıyla soruşturulması bu sorumluluğun gereğidir. Tüm halklara, demokratik kitle örgütlerine, uluslararası kamuoyuna çağrımızdır!

Suriye’de halkların eşit ve özgür bir yaşam iradesini, demokratik entegrasyon sürecini ve barış çabalarını zayıflatacak politikalara karşı ortak tutum alınmalıdır. Suriye’nin geleceği halkların iradesi ve demokratik uzlaşı temelinde kurulmalı; çatışma, baskı ve gerilim politikalarına değil, eşitlik, özgürlük ve barışa dayalı bir demokratik yaşamın inşasına alan açılmalıdır.”

HABER: EYLEM ÖZEN