HABER: EYLEM ÖZEN
Bingöl’ün Yedisu ilçesi ile Karlıova ilçesine bağlı Kaynarpınar (Liçik) köyünde, Peri Vadisi’nde yürütülen maden arama çalışmalarına karşı bugün basın açıklamaları gerçekleştirildi. Yedisu Ekoloji ve Doğayı Koruma Platformu ile Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu öncülüğünde yapılan açıklamalarda, bölgenin doğasının ve su kaynaklarının korunması çağrısında bulunuldu.
İlk basın açıklaması Yedisu ilçe merkezinde gerçekleştirildi. Platform üyeleri ve vatandaşlar, “Vadime, suyuma dokunma” ve “Peri Vadisi yeşil kalsın, Peri Suyu özgür aksın” mesajlarıyla maden arama faaliyetlerine tepki gösterdi.
İKİNCİ AÇIKLAMA KAYNARPINAR’DA YAPILDI
Yedisu’daki açıklamanın ardından saat 15.00’te Kaynarpınar (Liçik) köyündeki maden sahasında ikinci basın açıklaması gerçekleştirildi. Burada yapılan açıklamada, maden arama çalışmalarının Peri Suyu, tarım alanları, meralar ve bölgenin doğal yaşamı üzerindeki etkilerine dikkat çekildi.
Platformlar, Kaynarpınar köyünde yürütülen maden arama çalışmalarının ardından Peri Suyu’nda bulanıklık yaşandığını belirterek, söz konusu faaliyetlerin bölgenin su kaynakları ve ekolojik yapısı açısından tehlike oluşturulduğunun altını çizdi.
Basın açıklamasını okuyan Yedisu Ekoloji ve Doğayı Koruma Platformu Eş Sözcüsü Gönül Adıbelli, Peri Vadisi ve Yedisu’nun gelecek nesillere korunarak bırakılması gerektiğini söyledi.

ADIBELLİ: “PERİ SUYU, YEDİSU OVASI’NIN HAYAT KAYNAĞIDIR”
Herhangi bir etki altında kalmadan doğaya sahip çıkmak amacıyla bir araya geldiklerini belirten Adıbelli, “Peri Vadisi ve Yedisu ilçemiz bizlere dedelerimizden kalan bir mirastır. Bizler de bu mirası çocuklarımızın emaneti olarak kirlenmemiş, bozulmamış, doğal haliyle onlara teslim etme sorumluluğunu taşıyoruz” diyerek şunları kaydetti:
“Bugün, hiçbir etki altında olmadan, sadece toprağımıza, havamıza, suyumuza, çevremize ve geleceğimize sahip çıkmak amacı ile bir araya geldiğimizi özellikle bilmenizi istiyoruz.
Peri Vadisi ve Yedisu ilçemiz bizlere dedelerimizden kalan bir mirastır. Bizler de bu mirası çocuklarımızın emaneti olarak, kirlenmemiş, bozulmamış, doğal haliyle onlara teslim etme sorumluluğunu taşıyoruz.
Biliriz ki; temiz bir Peri suyu, Yedisu ovasının hayat kaynağıdır. Peri suyu temiz akmayınca Yedisu ovasının bereketli olması mümkün olmayacaktır. Ekinlerimiz dilediğimiz gibi verimli olmayacak. Binlerce bitki, yüzlerce ağaç ve bol ormanlar yaşamını sürdüremeyecektir. Her kış balıklar soframızda yer almayacak, hayvanlarımız yeterli ve temiz su ile susuzluk ihtiyacı gideremeyecektir.
Son yıllarda böyle bir tehlike ile karşı karşıya geldiğimizi görüyoruz ve bundan dolayı büyük endişe duyuyoruz.
Kaynarpınar (Liçik) köyünde faaliyete geçen Prodem maden araması sonrası bu yaz Peri suyu hep bulanık aktı. Maden arama sırasında; yüzey ve toprak kaybı olur ve çoğu zaman erozyona sebep olur.
Maden arama sırasında kullanılan zehirli kimyasallar, özellikle siyanür yeraltı sularına karışır ve canlıların yaşamını tehdit ediyor.
İş makinelerinin gürültüsü, patlamalar, toprak toz salımına ve hava kirliliğine sebep oluyor. Hava kirliliğinin de özellikle akciğer hastalıklarına yol açtığı hepimizin malumudur.

Ayrıca sondaj ve kazı sonucu oluşan atıklar çevre kirliliğine sebep oluyor. Bu da özellikle akciğer hastalıklarına yol açıyor.”
“PERİ SUYU’NDAKİ BULANIKLIĞIN NEDENİ MADEN ARAMASIDIR”
“Artık biliyor ve görüyoruz. Peri suyumuzun bu yaz akışındaki bulanıklığın nedeni Prodem şirketinin başlattığı maden aramasıdır. Ve Peri suyunun bu bulanık akışı her gün yüreklerimize acılar çizmiştir.
Yedisu ovamız ve Peri vadisi, ormanıyla, ağacıyla, deresiyle, çiçeği ile ülkemizin cennet köşelerinden biridir. Müthiş bir bitki zenginliğine sahip olduğu gibi gerek evcil hayvanların, gerek yabanıl canlıların önemli bir yuvası gibidir.
Büyük beğeni almış orijinal balı, tescilli fasulyesinin üretiminin tehlike ile karşı karşıya gelmesi bizler için büyük bir kayıptır. Bu kaybın yaşanmasını hiç birimizin kabul etmeyeceğine tüm yüreğimizle inanıyoruz.
Değerli Halkımız; Sadece Liçik köyündeki faaliyete ve maden arama çalışmasının yarattığı tehlike ile karşı karşıya değiliz. Ayrıca, Elmalı ve Dinarbey köylerinde maden aramaları için ruhsatların verildiğini biliyoruz. Bunlardan önce de Muşağa ve Koşan’da da maden arama çalışmalarının olduğu hepimizin malumudur.
Değerli halkımız, biliyoruz ki, köylerimizdeki bütün araziler meradır ve hayvanlarımızın yeterince otlamasına bile cevap vermemektedir. Her yerde maden aramaları yapıldığında hayvancılık yapmamızın imkanları da acımasızca kısıtlanmış olacaktır.”
GİDEBİLECEĞİMİZ BAŞKA BİR YEDİSU OVASI YOKTUR!
“Peri vadisinde ve ilçemizde sadece maden aramaları yapılmayacak. Ayrıca Jeotermal Enerji Tesisleri (JES) içinde ruhsat verilmiş ve Liçik köyünde çalışmalar başlatılmıştı. Ne var ki Ekoloji Platformları ve halkımızın mücadelesi sonucu şimdilik durdurulmuştur.
JES’ler, atmosfere hidrojen, sülfür, karbondioksit, metan ve amonyak gibi gazlar salıyor ki; bunların hepsi canlılar, bitkiler için oldukça zehirlidir. Özellikle solunum yolları hastalıklarına neden olmaktadır.
Yine; JES’lerde sızan atık sular arsenik, bor, civa gibi ağır metaller ve zararlı kimyasallar içerir. Bunlar toprakta birikerek topraklarımızın kirlenmesine yol açar. Toprağın kirlenmesi beraberinde bitkileri Tarım ürünlerini olumsuz etkiler. Dolayısıyla insanlar ve diğer canlılar sağlıklı beslenmeden mahrum kalır ve çeşitli hastalıklar çoğalmaya başlar.
Ayrıca, Jeotermal Enerji Tesisleri kuruldukları yerde çok alana yayılır. Bu da tarım alanlarımızın ve meralarımızın gittikçe yok olmasına neden olacaktır.
Şimdi, hepimiz kendimize soralım; geç olmadan böylesi tehlikelere karşı çıkmanın tam zamanı değil midir? Şimdi karşı çıkmadığımızda ilerideki süreçlerde göçlerin de yaşanacağının büyük ihtimal olduğunu unutmamalıyız.
Bir avuç sermaye sahibinin daha da zenginleşmesi uğruna kurulacak bu tesisler ve maden aramaları nedeni ile önümüzdeki süreçte kuraklık ve gıda sorunu ile karşılaşmak istemiyoruz.
Dolayısıyla, bütün STK, Dernekleri, Çevre Dostlarını, Baroları, Siyasi partileri, Sendikaları duyarlılığa çağırıyoruz.
Havamızın, suyumuzun, toprağımızın kirlenmesini istemiyoruz. Unutmayalım; gidebileceğimiz başka bir Yedisu ovası yoktur. Vadimize ve toprağımıza can verecek başka bir Peri suyu yoktur.Ve bizi bekleyen başka bir temiz dünya da yoktur.”



